Menü En Politik
Tarih: 10.03.2026 19:23
HAKEM HAFTASI

HAKEM HAFTASI

Facebook Twitter Linked-in

"Hepsi mi yahu?"


 

Bu kadar ve benzer hataların aynı haftaya denk gelmesi... Hata ve yanlış kart uygulamasında yakalanan standart... Kendi kendine olmaz herhalde; eğitimle belki...

...

TFF'nin Avrupa maçlarını öngörememesinin ve o günlere maç koymasının (Galatasaray-Göztepe ve Rize-Samsun) makul ve mantıklı bir açıklaması olabilir mi?

... 

Kupa'da çeyrek finalistler belli oldu;

Beşiktaş, Galatasaray, Samsun, Konya ile

Alanya, Fenerbahçe, Gençlerbirliği, Trabzon.

Federasyon kupanın statüsünü bir kez daha değiştirdi. Yanılmıyorsam ve değişmeyecekse önümüzdeki yıl eleme turlarıyla oynanacak kupa.

Bu kadar değişiklikle bir turnuva seyredilebilir mi allasen... 


 

07.03.2026/Cumartesi

AKEMLER EEP AYNI BE YA...

BEŞİKTAŞ AŞ-GALATASARAY AŞ: 0-1

Gol: Osimhen (39')

Kırmızı kart: Sane (62', Galatasaray)


 

Tamam, hakemlerden başlayayım. Orkun Kökçü, en az 3 kez hakeme doğru depar atarken, elini kolunu yukarından aşağı sallarken, maç boyu hakemle didişirken kart görmeyip (Orkun, kartı alkıştan gördü), Abdülkerim Bardakçı'nın hakeme ilk koşusunda kartı görmesi. 

Mantalite bu... Böylesine bir standartsızlık...

Bu kadar hakem, iyi ve yeterli değilse sorun sadece onlar da değildir, sorun TFF/MHK yönetimlerindedir. Bunu da aylardır ve hatta yıllardır yazıyorum.

Kulüpler de hakemlerden şikayetçi iken TFF ve MHK'ye tek laf etmiyor. Bu bir paradoks değil mi? 

Şimdi bakalım Ozan Ergün ve Ömer Faruk Turtay'a;

*Osimhen-Ersin Destanoğlu; Osimhen'e faul tamam, karta gerek yok. Hakem gösterdi.

*Barış Alper Yıldız-Uduokhai; hakem takdirinde bir pozisyon. Uduokhai'nin tabanı Barış Alper'in beyaz koncuna (bileğine) geliyor; penaltı için yeterli. Ha! Bu pozisyon devam ise Osimhen'e kart diyenlere şaşarım. Sonuç; Osimhen'in pozisyonu kartlıksa bu pozisyon hem penaltı hem de Uduokhai sarı kart. 

*Sane-Asllani; benim standartlarımda doğrudan kırmızı kart lakin sadece bu sezon değil, üç dört sezon geri gidin, bir benzerini bulamazsınız. Süper Lig'de bunlara en fazla sarı çıkıyor. Son yakın örnek, Orkun Kökçü'nün Serdar Saatçi'ye basması.

Bu pozisyonlarda yorumcuların da hiç standardı yok. Çoğunlukla sarı, nadiren kırmızı diyorlar.

*Sane-Rıdvan Yılmaz; kırmızı... O kadar kırmızı ki Sane kendisi çıktı oyundan.

Bunun ötesinde sahada iyi olmayan, yetersiz bir yönetim vardı. Lakin en azından bu sezon için yapacak bir şey yok; hakemler bunlar, TFF/MHK bu...

MİM: Buna karşın Beşiktaş'ın "biz hakem yüzünden yenildik" deme hakkı var mı?


 

OYUN

Okan Buruk çok dikkatliydi... Savunmayı sağlam tutayım, topa sahip olayım, arada da en az bir tane sıkıştırayım, Liverpool maçı öncesi fazla da yorulmadan maçı alayım ve/veya yenilmeyeyim düşüncesindeydi. 

Galatasaray ilk devreyi tam olarak böyle oynadı, kalesinde hiç tehdit görmedi, Osimhen ile de skoru aldı.

Sergen Yalçın çok temkinliydi... Takım kaç maçtır yenilmiyor, son 3 maçı da kazanmış, Rize ve Göztepe maçlarında flaş skorlar almış. Şimdi -saçma- bir Galatasaray mağlubiyeti, hele de farklı bir mağlubiyet olacak iş değil, yenilmeyeyim düşüncesindeydi. 

Beşiktaş böyle oynadı ilk devreyi ama Osimhen'i bir kere kaçırdı işte. Rakip kalede ise şut yoktu. Tek deneme Asllani'nin isabetsiz vuruşu oldu.


 

İkinci devre Sergen Hoca gemileri yakmış olmalıydı. Hızlı ve etkin başladı ev sahibi, konuğunu bunalttı biraz. Ama pozisyon üretiminde zorlandı takım.

Galatasaray bu baskıyı kırıp tam oyunu dengelemişken Leroy Aziz Sane'nin kırmızısı geldi. 

Sonra Beşiktaş bastırdı, Galatasaray savundu. Beşiktaş'ın Orkun Kökçü ve Cerny ile etkili şutlarında Uğurcan Çakır gole izin vermedi. 

Bu karşın 2 net pozisyon üreten taraf konuk takım oldu. Ersin Destanoğlu'nun, Barış Alper'in vuruşunda golü kurtarması maçın pozisyonlarından biriydi.

Sonuç;

Okan Buruk bu sezon ilk derbi galibiyetini aldı.

Galatasaray hata yapmadı, 3 puanı aldı. 

Ancak bu 3 puanın etkisi, ligin boyunun kısalmaya başladığı şu günlerde rakipler için çok daha fazla oldu/olacak. 


 

MAÇIN YILDIZI

Bu maçın bir yıldızı çıkmadı. Lakin Osimhen skoru değiştiren adam oldu. 

Uğurcan Çakır kalesinde sağlam durdu, önemli kurtarışlara imza attı, savunma pek hata yapmadı, Lemina ve özellikle Torreira çok çalışkandı. Barış Alper ve Osimhen rakip savunmayı huzursuz etti. 

Ersin Destanoğlu Barış'ın net pozisyonunda gole izin vermedi. Beşiktaş savunması hatalara açık göründü. Olaitan ve Orkun Kökçü çok hırslı ve agresifti. Bu durum onlara iyi oyun getirmedi. Cerny ve özellikle Güney Koreli Oh Hyeon-gyu çok pasif kaldı. 


 

MAÇIN POZİSYONU

Murillo'nun şutunu Jakobs'un kesmesi. 


 

MAÇIN ŞANSIZI

Leroy Aziz Sane... Hayatında kırmızı kart görmemiş adam, bir maçta iki defa mı basar yahu?


 

ORKUN KÖKÇÜ

Millî Takım'ın önemli oyuncularındansın. Benfica'ya gidince, Avrupa'nın 5 liginden birine gidersin diye düşündüm, istedim. Olmadı, Beşiktaş'a geldin. Çok genç yaşında ağır yük yükledi camia sana. Bu durum seni fazlasıyla gerdi herhalde; oyun aklın ve ayaklarından çok hırsın ve "çenen" öne çıktı. Yapma

Çok başarılı olabilirsin lakin büyük olmak ve iz bırakmak için sahada "efendilikte" gerekir. Kaptana yakışır bir ağırbaşlılık gerekir. Lütfen. 


 

Başakşehir-Göztepe: 2-1

Goller: Ömer Ali Şahiner (13'), Brnic (69')/Antunes (39')

İyi ve heyecanlı bir maçtı. Ev sahibinin skorda hep önde olması sonucu Göztepe atakları maça canlılık verdi. Daha iyi olan değil, daha sakin ve dengeli olan kazandı.

MİM: 45'te Göztepe, 1 golü belki dört kez kaçırdı. Top, girmeme kararı vermişti anlaşılan.


 

Rize-Antalya: 1-0

Rize, bir süredir kazanmayı alışkanlık hâline getirdi. Bu maçı da Laçi'nin penaltı golüyle 1-0 kazandı takım.

Skorun, 1-0'da kalması, Antalya kalecisi Cuesta'nın eseriydi. Rize'nin farklı kazanması işten bile değildi. 


 

Gaziantep-Karagümrük: 1-1

Goller: Maxim (54')/Serginho (63')

Burak Yılmaz, bu maçı düşünerek kupa maçına çok önem vermemişti herhâlde. Ancak Gaziantep'e taş gibi bir Karagümrük gelmişti. Konuk takım, geriye düşmesine rağmen 1 puanı aldı.

 

Konya-Kasımpaşa

Goller: Muleka (17')/Benedyczak (31'-P)

Zorlu maç; Konya çok istedi ama olmadı. Ev sahibinin bir golü geçerlilik kazanmadı.

Kasımpaşa kısmetliydi, penaltıdan bir gol buldu. Bir penaltıdan da yararlanamadı konuk takım. 


 

GERİ DÖNÜŞ DİYORLAR AMA İPTEN DÖNMEK BU

FENERBAHÇE AŞ-SAMSUNSPOR AŞ: 3-2

Goller: Guendouzi (15'), Nene (89'), Cherif (90+5')/Mouandilmadji (11' ve 23')


 

Şampiyonluğa oynayan bir takımın bu kadar "geri dönüş" yaşamasında bir problem yok mu? Fenerbahçe bu şekilde 18 puan kazanmış oldu. Bu elbette bir başarıdır ama buna mecbur kalmanın sorgulanması gerekmez mi?


 

Samsun bu sezon hayli dalgalandı. Takım bir ara oyun kimliğini kaybetti fakat son haftalarda toparladı biraz. Bu maçta harika bir oyun oynadı konuk takım ve maçı 89'a kadar hep önde götürdü. Mouandilmadji 2 golle parladı. 

Ancak 2-1 önde olan konuk takımın, yediği ikinci golde böyle boşluk bırakması büyük bir hataydı. 


 

Asensio etkili olmayınca ev sahibi "güdük" bir oyun oynadı. Bu oyuna ve skora itiraz Guendouzi'den geldi. Bir de gol atan Fransız futbolcuya desteği Brown verdi. 


 

Fenerbahçe son bölümde bulduğu 2 golle yarışa tutunmayı başardı fakat gerek Tedesco ve gerekse takım çok umut vermedi doğrusu. 


 

Hakem; bu maçta da hakem yönetimi büyük tartışmalara neden oldu. Guendouzi'nin rakibinin ayağına basması kırmızı ile cezalandırılabilirdi fakat hakem faulü de görmedi. Ev sahibinin ikinci golünde de İsmail Yüksek'in ofsayt olup olmadığı akıllarda kaldı. Zira yayıncı kuruluş /VAR Ederson ve İsmail'i bir karede gösteremedi.

Bu maçı Logi Tomasson'un kartsız tamamlaması da inanılmaz hakem hoşgörüsü olsa gerekti. 


 

09.03.2026/Pazartesi

Eyüp-Kocaeli:

Eyüp için 3 puan olmazsa olmaz konumundaydı lakin Kocaeli, Serdar Dursun'un 6'daki penaltı golüyle maçı kazandı.


 

Alanya-Gençlerbirliği:

Maç başladığı gibi bitti. İsabetli şut atamayan Ankara ekibi, kalesine gelen 5 isabetli şuta karşın kalecisi Velho ile 1 puanı aldı.


 

PASTIRMA TADINDA...

ZECORNER KAYSERİSPOR-TRABZONSPOR AŞ: 1-3

Goller: Onugha (83')/Onuachu (45+2' ve 45+7'-P), Bilal Bayazit (53'-KK)

Kırmızı kart: Dorukhan Toköz (8', Kayseri)


 

Erken kırmızı bütün dengeleri değiştirdi ve Trabzon için çok daha zor geçebilecek maç nispeten kolaya döndü. 


 

Kayseri, eksik kalmasına rağmen oyunu iyi oynamayı başardı ve 45'e kadar daha etkili olan taraftı ev sahibi. Ancak 45'den sonra gelen 2 gol bir anlamda maçı bitirdi.

Trabzon ikinci devrenin başında attığı "şanslı" golle (Zubkov vurdu, direkten döndü; şansızlık... Dönen top Bilal Bayazit'in sırtına çarpıp gol oldu; Bilal için şanssızlık, Zubkov için şans) farkı 3'e çıkardı ve oyunu rölantiye aldı.


 

Kayseri hiç vazgeçemedi. Sarı kırmızılılar golü biraz daha erken bulsaydı maç daha çekişmeli bir hâle gelebilirdi. 


 

Hakem şansı Cihan Aydın'ın yanında değildi. Kritik pozisyonlar yaşandı. Buna rağmen Aydın oldukça iyi bir maç yönetti. Hele bu hafta dikkate alındığında elle tutulabilecek tek hakemdi. 


 

Kayseri taraftarı... Maç sonunda takımın ortaya koyduğu oyun karakteri nedeniyle sahip çıkmanız çok güzeldi. Buna karşın sahaya madde atmanız hem anlamsız hem de çirkindi. Yakışmıyor kente. Lütfen bakınız; hakemlerin polis kalkanıyla sahadan çıktıkları tek şehir maalesef Kayseri kaldı. 


 

GÖZE TAKILANLAR;

* Kriterler, kriterler... Nedir bu kardeşim? Kırmızı kart kriterlerinin bu kadar çok olması gerçekten tuhaf. 1) Gaddarlık var mı? 2) Müdahaleye maruz kalan futbolcu sakatlanabilir mi? Bitti... 


 

GÖZE BATANLAR;

* Beşiktaş-Galatasaray maçının sonları. Uğurcan Çakır, bir pozisyon sonrası sakatlık nedeniyle topu taca attı. Muhtemelen rakibin kendilerine vereceği düşüncesiyle de hayli yakından attı topu. Ancak Olaitan ve Beşiktaş topu Galatasaray'a vermedi, atak başladı. Olaitan'ın vuruşunda top gol de olabilirdi.

Bence Allah'tan olmadı. Böyle bir gol; Süleyman Seba'nın "Beşiktaşlılık duruşuna" hiç yakışmazdı doğrusu. 

Yorum Haber: Yüksel DURAK




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —