O günün sopasıyla bugünün hırsızı kovalanmaz..

Star Gazetesi yazarı Ersoy Dede, bugün kaleme aldığı köşe yazısında, Mert Fırat'ın 2013 yılına ait sözlerinin şimdi söylenmiş gibi yayılmasına ve çarpıtılmasına kötü niyetli kişilerin dizi renytingi uğrana yapmış olabileceğini iddia etti.
Eklenme Tarihi: 28.01.2018 09:42:39 - Güncellenme Tarihi: 28.01.2018 16:56:43

Star Gazetesi yazarı Ersoy Dede, bugün kaleme aldığı köşe yazısında, Mert Fırat'ın 2013 yılına ait sözlerinin şimdi söylenmiş gibi yayılmasına ve çarpıtılmasına kötü niyetli kişilerin dizi renytingi uğrana yapmış olabileceğini iddia etti.

Mert Fırat'ın söylediği söz ise sosyal medyada tepkiyle karşılandı fakat bu söz yeni değildi. 5 yıl öncesine çözüm sürecine aitti.

Mert Fırat ne dedi?

Oyuncu Mert Fırat, 5 yıl önce çözüm süreci devam ederken verdiği bir röportajda: 'PKK lideri Abdullah Öcalan'la görüşülmesi gerektiğini' söyleyip zorunlu askerliği karşı olduğunu ifade etmesi eski bir röportajın bugün tekrar ortaya çıkarak yanlış lanse edilmesine neden oldu.

Konuyla ilgili yazının tamamı şöyle:

"Telefonuma iki cümle mesaj gelmiş.. Baksana Mert Fırat neler söylemiş öyle.. “Nerede çıkmış bu mülakat?” diye sordum. Habertürk’te çıkmış meğer..‘Orduya ihtiyaç yok’‘Öcalan’la görüşmek lazım’ falan diyor. Böyle bir atmosfer içinde edilmeyecek garip garip laflar.. Çok öfkelendim ve ‘Ufak Tefek Cinayetler’in Serhan’ı, Mert Fırat’tan daha iyi adammış’ diye bir twit attım.. Sonra öğrendim ki, meğer söyleşi yeni değilmiş.. 25 Ocak 2013 tarihliymiş.. Ha şimdi bir dakika duracağız orada.. Bugün Mehmetçik Burseya dağlarında terörist peşinde can verirken, ‘oğlumu askere yollamam, orduya ne ihtiyacımız var’ demek başka.. Silahların bırakıldığı, müzakerelerin yapıldığı, terör örgütünün kenara çekilip sahayı siyasi kanadı olan partiye bıraktığını zannettiğimiz günlerin konjonktürü başka.. O günün sopasıyla bugünün hırsızı kovalanmaz.. Mert Fırat’ın ‘Öcalan’la elbette görüşülmeli’ dediği mülakattan bir kaç hafta önce (Aralık 2012) devlet, görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı zaten.. Artık açık açık çekilme takvimi konuşulmaya başlanmıştı.. Tam o günlere denk geliyor işte bu hikaye.. Sonra ne oldu peki?.. Paris’teki PKK ofisine baskın yapıldı ve örgütün ‘çok kıymetli’ gördüğü üç kadın yönetici öldürüldü.. Bu, süreç için çok travmatik bir hamleydi.. Buna cevap, İmralı tutanakları sızmasıyla verildi.. Bugün Hürriyet’in başında olan Fikret Bila, o vakitler Milliyet’te bir belge yayınladı.. Ada’da konuşulanların kaydı olduğu söylendi o belgenin.. Hiç iyi olmadı.. Devletin içindeki bir kanatla PKK’nın içindeki bir klik resmen psikolojik savaş halindeydi anlayacağınız.. Ancak tüm bunlar, yine de 21 Mart Diyarbakır çağrısını gölgelemedi. Öcalan, PKK’ya ‘çekiliyoruz’ dedi..   İki gün sonra da PKK, kararı uygulamaya koyduğunu duyurdu.. Âkil insanlar, Türkiye’nin dört bir yanına gidip süreci anlattı. Ancak sonunda PKK anlaşmayı bozdu.. Kanlı sayfasını yeniden açtı.. Bugünkü terör tablosuna bir kez daha, işte öyle döndük.. Bir daha terörün olmayacağını var saydığımız bir dönemdi Mert Fırat’ın bu sözleri söylediği dönem.. Peki ‘şimdi nereden çıktı?’ derseniz.. En basit tahminle söyleyeyim, ‘dizi savaşları’ olabilir.. "

http://enpolitik.com/haber/158660/o-gunun-sopasiyla-bugunun-hirsizi-kovalanmaz.html

Sizin Yorumunuz:

*
*