Soylu'dan Saadet Partisi'ne: Celladına gittin

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kandil operasyonu ve muhalefet hakkında bir takım önemli açıklamalarda bulundu.
Eklenme Tarihi: 11.06.2018 16:58:00 - Güncellenme Tarihi: 11.06.2018 17:07:13

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,  TGRT Haber'de yayımlanan Türkiye Gazetesi Yazı İşleri Toplantısı'nda, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.


Soylu, Kandil'e yönelik başlatılan kararlı hava harekatına ilişkin, "Kandil'in 'seçim öncesi, seçim sonrası' diye bir değerlendirmesini yapmayız. Biz orada en etkili operasyonu, en etkili şekilde, en az kayıpla ve orada oturabilecek şekilde ne zaman yapabiliriz, buna bakarız. Biz bunu yapabilecek kabiliyet ve takatteyiz, bu güçteyiz Allah'a şükür" dedi. 

Açıklamasında Saadet Partisi'nin CHP ile yaptığı ittifaka da değinen Soylu,  

 "Üç tane oy alacaksın diye seni 28 Şubat'ta ve ondan önceki Sivas olaylarında neredeyse recmeden, linç eden kendi cellatlarına gittin, tak diye teslim oldun. Böyle bir hadise olabilir mi? Zannediyorum bir zihin bulanıklığı yaşıyorlar veya içerlerinde Tayyip Erdoğan'ın başarısını hazmedememeye yönelik yoğun bir öfke var" ifadelerini kullandı. 


PKK'lıları araştırdık: İğrenç şeyler...

PKK'nın dinsiz bir örgüt olduğunu, arkasında kimlerin olduğunun apaçık bilindiğini vurgulayan Soylu, "Bir aktörleri gitti, başka bir aktörlerini devreye çıkarmaya çalıştılar. Bir örgüt bu kadar büyük şekilde bir büyük devlete karşı direnebilme kabiliyetine sahip olabilir mi?" dedi.


Soylu, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı'nca psikologları vasıtasıyla hapishanedeki PKK'lılarla bir araştırma gerçekleştirdiğini ve bu araştırmada anlatılanların kan donduran cinsten olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Hangi yöntemleri kullandıkları... Bir, ailelerden koparmak, iki, teröristleştirebilmek, üç kandırmak, dört zor duruma düşeni istismar etmek, tüm yöntemlerin tamamını kullanarak... Ve teröristler orada dağa çıktığında büyük bir hayal kırıklığına uğruyorlar. Onlara anlatılanların hiçbirisinin gerçek olmadığını ama bir kere tuzağa düşmüş olduğunu... Özellikle genç kızlara iğrenç davranıyorlar yani, iğrenç... 

Şimdi af edersiniz Muharrem İnce Edirne Cezaevi'ne gitmekle o genç kızlara iğrenç davrananlarla aynı kategoride. Kendisi yaptı. O günahta onun da payı var. Temel Karamollaoğlu... Yani çok ayıp. Daha ağır sözler söylemek istiyorum da kendimi tutuyorum. Siyaseti bir tarafa bırakın. Bu işin siyasetle de bir alakası yok. Bu çocuklarımızı geleceğe emanet edeceğiz. Üç tane oy alacaksın diye seni 28 Şubat'ta ve ondan önceki Sivas olaylarında neredeyse recmeden, linç eden kendi cellatlarına gittin, tak diye teslim oldun. Böyle bir hadise olabilir mi? Zannediyorum bir zihin bulanıklığı yaşıyorlar veya içerlerinde Tayyip Erdoğan'ın başarısını hazmedememeye yönelik yoğun bir öfke var."

"Kaçakçılığı da önemli ölçüde bitirdik"

Bakan Soylu, görevleri itibarıyla herkesle diyalog içerisinde olmak zorunda olduklarını, bir taraftan bunu sürdürmek, bir taraftan da işlerini devam ettirmek durumunda olduklarını söyledi. 

Soylu, muhalefeti anlamakta zorlandığını, muhalefetin kendilerine ne zaman isteseler ulaşabildiklerini, onların her zaman, her konuda bilgilendirildiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama karakter olarak temel mesele budur. Yani şimdi oradaki iş çok açık ve nettir, çok basittir. Niçin Afrin? Niçin Metin Temel? Yani Selahattin Demirtaş'a bir şekilde hoşgörü ortaya koyabilen, ona giden ve onun dışarıda politika, propaganda yapmasını talep eden bir zihniyet niçin Metin Temel Paşa'ya saldırır? Neden? Çünkü Afrin, PKK'nın hayatında önemli bir yerdir. Hele Apo'nun hayatında çok önemli bir yerdir. Türkiye, Afrin'e yaptığı operasyonla birlikte PKK'nın en önemli hayat damarlarından birisi kapatmıştır. Bu çok büyük bir şeydir. İfade etmek isterim, 40 yıllık PKK ile mücadele tarihinin en önemli adımlarından birisidir. Sadece oradaki PYD'nin, PKK'nın gücünü kırmak değil, PKK'nın büyüme ekseni, özellikle sınırlarımız dışında iyice daraltılmış ve bitirilmiştir. PKK kolpacı bir örgüttür. Bin tane laf söyler, iki tane iş yapar, o iki işe sığınarak kendi terör örgütünü büyütebilir. Şunu ifade etmek istiyorum; orada demek istediği şu, 'Siz nasıl Afrin'i alırsınız? Okyanus ötesinden talimat, izin almadan Avrupa'nın ortak bir karar ve kanaati olmadan siz nasıl Afrin'i PKK ve PYD'den temizlersiniz? Biz bunun hesabını sana sorarız.' Bu Muharrem İnce'nin aklının yeteceği bir dil değildir. Ona üflenen, arkasında, önünde hesap etmeden söylenen bir dildir bu."

Temel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı bir iftar programına gittiğini hatırlatan Soylu, meselenin alkışlama ya da gitme meselesi olmadığını, meselenin Afrin olduğunu kaydetti. 

 Terörle mücadele 

Bakan Soylu, daha önce, özellikle Doğu ve Güney Doğu'ya terör nedeniyle sağlık personeli ve öğretmen göndermede zorluklar yaşandığını, bu nedenle orada çocukların yetişirken büyük sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını, böylece de PKK'nın ideolojik kompozisyonuna teslim olduğunu aktardı.

"Bana göre en başarılı politikalardan bir tanesi de Milli Eğitim Bakanlığı'nın oraya gönderdiği kadrolardır, öğretmenler... Böylece dersler orada boş kalmıyor. O çocuklarımızı, öğretmenlerimizi bir görseniz, pırıl pırıllar." diyen Soylu, bölgeye Türkiye'deki en başarılı 40-50 yaş arası mesleğinin en heyecanlı yerinde ama bilgi ve donanımıyla beraber vatandaşa hizmet etme konusunda çalışan kaymakamları gönderdiklerini dile getirdi. 

Süleyman Soylu, bölgede hem terörle mücadele edip hem de vatandaşı şefkatle, temel hak ve hürriyetleri bağlamında kucakladıklarını, ayrıca yine bölgeye en iyi devlet memurlarını gönderdiklerini aktararak, daha bu konuda işin ortalarında olduklarını, bölgede yapılması gereken daha çok iş bulunduğunu söyledi. 

Ayrıca bölgenin ekonomisinin de canlandırılmasının önemli olduğuna işaret eden Soylu, bölgenin ekonomisinin canlanması için hayvancılığın çok önemli olduğunu, bunun kendilerine de katkısının çok yüksek olduğunu kaydetti. 

Soylu, diğer taraftan yeraltı kaynakları, sınır kapılarının sayılarının artırılması gibi önemli adımlar atıldığını vurgulayarak, "Biz kaçakçılığı da önemli ölçüde bitirdik. Bu tip bir şeyde bizim hemen meşru gelir kaynaklarını zıplatmamız gerekir. Vatandaşımızı da buna ait bir iklimin içerisine almamız gerekir. Bunun da bilinci içerisindeyiz. O yüzden hayvancılık, maden... Şimdi ciddi şekilde turizm gelişiyor. Bütün otel odaları dolu." diye konuştu. 

Bakan Soylu, hem bölgedeki hem de İstanbul'daki vatandaşlara seslenerek, "Onlar orada PKK yüzünden çok zor şartlarda yaşıyorlardı Allah'a hamdolsun ki bugün bu baskıdan yoksun, geleceğe umutla bakabilen bir hale döndürdüler. Eğer büyükşehirlerimizde altını çizerek söylüyorum, bu hali gözetmeden bir oy davranışı olursa kötülük oradaki Kürt kardeşlerimize yapılır. Bu kadar açık ve net. Oradaki Kürt kardeşlerimiz her şeyi görüyorlar ama İstanbul'dan, Ankara'dan, İzmir'den, Adana'dan hala eski bir bakışla beraber 'Aman şöyle yapalım, böyle edelim' dediği andan itibaren oradaki Kürt kardeşlerimizin üzerindeki PKK baskısını canlandırmaya yönelik bir adım atılır ki bu Türkiye'ye, oradaki Kürt  kardeşlerimize yapılabilecek en önemli negatif unsurlarından bir tanesidir.Bunu çok net söylemek isterim." 

"Kuzey Irak bizim için bir tehdit alanıdır"

İçişleri Bakanı Soylu, "Kandil bayram öncesi alınır mı?" şeklindeki soruya, "Kuzey Irak bizim için bir tehdit alanıdır." diyerek, bölgedeki durumu çizerek anlattı. 

Şırnak ve Hakkari'nin sınırlar açısından Türkiye'nin en sıkıntılı alanları olduğunu aktaran Soylu, bu tür bir tip yapıda sınır güvenliğinin korunabileceğini ancak sürekli teyakkuzda olunacağını, bu yönde tüm tedbirleri aldıklarını söyledi.

"Ama bütün bunları yaptığımız andan itibaren şunu düşünüyoruz biz; 'Biz bugün güçlüyüz. Ekonomik, teknolojik olarak, siyasal istikrar ve karar verici mekanizma olarak güçlüyüz. Allah muhafaza ya bu güçten düştü Türkiye? Biz burayı onun için böyle bırakmak istemiyoruz. Bu kadar açık ve net." diyen Soylu, bu anlamda ciddi bir çalışma yürütüldüğünü kaydetti.

Süleyman Soylu, Kandil'in de terör örgütü için hem bir lojistik hem de psikolojik bir üs olduğunu, uluslararası terörü destekleyen unsurlarla beraber bir karargah olduğunu belirterek, bu karargahı bu saatten sonra orada tutmalarının kendileri için izah edilemez olduğunu ifade etti. 

Soylu, "Kandil'in 'seçim öncesi, seçim sonrası' diye bir değerlendirmesini yapmayız. Biz orada en etkili operasyonun, en etkili şekilde, en az kayıpla ve orada oturabilecek şekilde ne zaman yapabiliriz biz buna bakarız. Biz bunu yapabilecek kabiliyet ve takatteyiz, bu güçteyiz Allah'a şükür. O kadar rahatız ki Afrin'den Kato operasyonuna, içerdekilerden diğer operasyonlara kadar kabiliyetleri çok gelişmiş bir güvenlik kuvvetleri sistemimiz var. Bir de uyum içinde çalışılıyor. Sinerji çok ciddi şekilde yükselmiş durumda ve bu yüksekliği devam ettirmek durumundayız ve Kandil, orada durduğu sürece Diyarbakır özgür oy kullanamaz. Bu kadar açık ve nettir." ifadelerini kullandı. 

Kandil'in 40 yıllık bir süreç içerisinde özellikle Doğu ve Güney Doğu vilayetleri için bir tehdit mekanizması oluşturduğunu dile getiren Soylu, muhalefetin bu konudaki söylemlerini eleştirerek, devlet yönetiminin, seçim için bunları düşünen ve ortaya koyan bir yapının adı olmadığını kaydetti. 

Trafik konusu

Bakan Soylu, konuşmasında Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadelesine değinerek, bu konuda önemli başarılar elde edildiğini söyledi. 

Bayram için yollarda alınan tedbirleri de anlatan Soylu, göreve geldiğinden beri en çok uğraştığı konulardan birinin de trafik olduğunu aktardı. 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu konuda da başarı sağladıklarını ama tam istedikleri noktaya gelemediklerini dile getirerek, bu anlamda birçok çalışma yürüttüklerini bildirdi. 

Trafik konusunda da yürütülen çalışmaların da sonuçlarını almak istediklerini aktaran Soylu, şöyle devam etti:

"Özellikle Orta Karadeniz yolu bizim en tehlikeli yollarımızdan bir tanesi. Çorum, Merzifon o hat. Orada ciddi otobüs kazaları da oluyor. Otobüs kazalarında yılbaşından beri ciddi bir artış oldu. Sonra bir arkadaşlarla bir araya geldik, tüm otobüsçülerle, trafikçiler, 'buna bir çözüm bulmalıyız' dedik. Onları uyardık, onlar kendi şoför değişimlerinde özellikle hız limitlerine uymada bütün bunlarla ilgili birtakım tedbirler aldı. Biz onlara sorumluluk verdik, kendi üzerimize alacağımız sorumlulukları da aldık. Bizim de yapmamız gereken işler var. Allah'a şükür bu son 2-2,5 aydır bu az. Ancak ne zaman oluyor kaza? Sabah 4 ile 8 arası tam uyku hali. Peki trafik kazalarının en çok olduğu günler ne zaman? Cuma, cumartesi, pazar. Biz bütün denetimlerimizi ve uyarılarımız o günlere döndürdük. Bunda da başlı başına bir şey elde ettik. Aslında genel gidişata baktığınızda özellikle yapılan duble yollar, alınan tedbirler, araçların teknolojisinin yükselmesi... Bizim araç sayısı artmasına rağmen ölümlü kaza oranımızın yüzde 60 oranında azaldığı çok net ortadadır, o tarihten bu tarihe. Büyük bir başarıdır ama yine de 7 bin kişi ölüyor bu az bir rakam değil. Bize yakışmaz bu. Türkiye gibi bir ülkeye, bu kadar gelişmiş bir ülkeye yakışmaz bu."

Soylu, "Avrupa ile bizim mukayesemizde biz biraz daha üstteyiz işin doğrusu ama özellikle kaza kara noktalarında ciddi tedbirler aldık. Nasıl yol kontrolü yapıyorsak, Türkiye'deki tüm kaza kara noktalarında 24 saat esaslı uygulamaya karar verdik. Yani araç gelecek, araca selamün aleyküm denilecek, sürücünün psikolojisine bakılacak, dinlenmesi gerekiyorsa 5-10 dakika dinlenecek. Bu bayram uygulanacak, geçen bayram da uygulandı bu. Birtakım mola, çay merkezlerinde, sürekli mesajlar atıldı. Diyanetten birtakım uyarılarda buluyoruz. Cuma hutbelerinde uyarılarda bulunuyoruz. Televizyonlara ısrar ediyorum, gönderdiğimiz kamu spotları bunları lütfen yayınlamaları lazım. Çünkü bu farkındalık işi." ifadelerini kullandı. 

Vatandaşlara "bayram" çağrısı

Bakan Soylu, bayramda 70 bin polis ve jandarma görevlendirildiğini, insansız hava araçlarının, dronlelerin dahil tüm bayram boyunca personelin tam mesaiyle yollarda olacağını aktardı. 

Soylu, cep telefonlarına özellikle kaza kara noktalarından önce lokasyon bazlı SMS'ler gönderdiklerini, birtakım navigasyon cihazlarıyla anlaşmaları olduğunu ve bu cihazlara kazaların olduğu kritik noktaların yükleme çalışması yürütüldüğünü söyledi.

Polis başmüfettişlerin de sokaklarda olacağını, denetimleri yapan personelin denetimleri ne ölçüde yaptığının da takip edileceğini vurgulayan Soylu, vatandaşlara "Bayramda sürücülerimize ve bu bayramda bir yerden bir yere giden herkese, özellikle otobüslere, ne olursunuz dikkatli olun diyorum Bir saat geç gidelim ama sağ salim gidelim, ailemize belki hayatları boyunca unutmayacakları bir acı vermeyelim. Yapmamız gereken kurala itimat etmemizdir. Kurala güvenmemizdir." çağrısında bulundu. 

Ayrıca, yol standardıyla hızın birbiriyle örtüşmediği kısıtlamaları da kurallar içerisinde bir dengeye götürebilmek konusunda bir değişim de gerçekleştirdiklerini anlatan Soylu, Uberle ilgili de "Uber yetkisiz bir taşımacılıktır." ifadelerini kullandı. 


http://enpolitik.com/haber/195880/soyludan-saadet-partisine-celladina-gittin.html

Sizin Yorumunuz:

*
*