Türkçe'nin kar suyu dizeleri ve Cahit Külebi

Anadolu'nun dolu dolu şairi, şiirlerinde toprak, yurt, halk ve sevgi barındıran Türk edebiyatının usta kalemlerinden Cahit Külebi ölüm yıl dönümünde saygı ile yad ediliyor.
Eklenme Tarihi: 20.06.2018 09:02:00 - Güncellenme Tarihi: 20.06.2018 12:29:42

Halkçı ve toplumcu perspektifiyle şiirlerini yoğuran Türk edebiyatını güçlü ve dokunaklı kalemlerinden Cahit Külebi ölümünün 21'inci yılında şiirleri ile yaşıyor. 

Hikaye

"Senin dudakların pembe 
Ellerin beyaz, 
Al tut ellerimi bebek 
Tut biraz! 

Benim doğduğum köylerde 
Ceviz ağaçları yoktu, 
Ben bu yüzden serinliğe hasretim 
Okşa biraz! 

Benim doğduğum köylerde 
Buğday tarlaları yoktu, 
Dağıt saçlarını bebek 
Savur biraz! 

Benim doğduğum köyleri 
Akşamları eşkıyalar basardı. 
Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem 
Konuş biraz! 

Benim doğduğum köylerde 
Şimal rüzgarları eserdi, 
Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır 
Öp biraz! 

Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin! 
Benim doğduğum köyler de güzeldi, 
Sen de anlat doğduğun yerleri, 
Anlat biraz"

Tokat'ın  Zile ilçesi, Çeltek Köyü'nde 10 Ocak 1917 tarihinde doğan ve Ankara'da 20 Haziran 1997 tarihinde hayata gözlerini kapatan şair Külebi, şiirlerinde her zaman duru bir dili seçti.


Onun şiiri adeta Türkçenin kar suyu oldu. Sadeliğin zirvesinde şiirler yazan şair, içten, yapmacıksız söyleyişi insanı daha ilk mısrada cezbetti. Buğday başakları, yayla çiçekleri, pınarlar, kadınlar, rüzgarlar... şiirinin öznesi oldu. Şiirleri, acılarla dolu dünyaya  küçük bir çocuğun saf ve masum gözüyle bakışı gibidir. İnce bir sızlanmanın hissedildiği şiirler aynı zamanda çocuksu bir umut barındırır. Ağır anlatımlardan uzak şiirleri, sadeliği ile umudu, çaresizliği, hayal kırıklığını, özlemi tüm doğallığı ile okuyucuya taşır. 

İstanbul

Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar'da evimizdeyken
Küçük bir serçe kadar hürdüm.

Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Mevsimler ne çabuk geçiverdi
Unutmak, unutmak, unutmak.

Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Yine kamyonlar kavun taşır
Fakat içimde şarkı bitti.

Son Türk Dil Kurumu genel yazmanlarından olan ünlü şair, okuyucuya da işleyen halkçı yanını bir söyleşisinde şöyle anlatıyor:

"Benim şiirim halkçıdır. Toplumculuk da halkçılığın içinde yer alır. Halkçılık, toplumculuktan daha geniş ve kapsamlıdır. Elbette benim şiirimde, herhangi bir belirtisi yoktur. Herhangi bir belirtiye dayanarak da şiir yazmıyorum. Toplumcu ülkelerde de artık öğreti açısından şiir yazma modası gittikçe azalmaktadır. Ama, toplumculuktan çok halkçılığı benimsemiş bir insan olduğum için, toplumculuğuma gölge düşürmenin yanılgı olduğunu belirtmek isterim. Ben halkçı bir şairim.

"Ben hep yaşamdan yola çıktım. Bunun içindir ki hadi övünelim, Anadolu'nun türküsünü ilk kez başkalarından ayrı bir biçimde söyledim. Gerçekleri anlattım. Gücüm yettiğince de içine şiir katabildiğim için, bu tutumumu beğenmeyen art düşüncelilere, küçümseyicilere rastlamadım. Bugün 20 yaşında yazdığım şiirler bile güncelliğini tüketmiyorlarsa, elbette başka niteliklerinin yanı sıra, bu sürekli gerçeğin kalıcılığından güç alıyorlar." 

Hayatı ve edebi kişiliği

20 Aralık 1917’de Tokat’ın Zile ilçesi Çeltek köyünde doğmuş olan sanatçı, Sivas Lisesinden mezun olmuş ve İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirmiştir. Bir süre öğretmenlik yapmış ve Milli Eğitim müfettişi olmuştur. İsviçre’ye kültür ataşesi ve öğrenci müfettişi olarak atanmış ve yurda dönünce Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişliği ve Kültür müsteşar yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. 1972’de emekliye ayrılmıştır. Emekliliğinden sonra Türk Dili Kurumu’nda çalışmış ve bu kurumun Genel Yazman’ı olmuştur. 20 Haziran 1997 tarihinde Ankara’da ölmüştür.

  • 1940 nesli içinde kendi üslubunu bulduktan sonra yenilik içinde koşmayan, yeni şiirin özellikleri ile gelenekselliği başarıyla birleştirerek memleket şiirleri yazan önemli bir şairimizdir.
  • Yazdığı şiirleri; memleket, aşk ve destansı şiirler olarak üç grupta inceleyebileceğimiz şair, şehirlerde yaşamasına rağmen köyünden kopmamış ve köylerin zenginliklerinden faydalanmış nadir sanatçılarımızdandır.
  • “Halk, doğa ve kadınlar” yazdığı şiirlerinin temelini oluşturmaktadır.
  • Cahit Külebi heceye yakın bir serbest mısra üslubuyla, sade ve temiz bir dille, kendine özgü, doğal ve Karacaoğlan’ı andıran bir içtenlikle eserlerini meydana getirmiştir.
  • “Yeni romantizm” olarak adlandırılmış, hayalle değil gerçekle ilintili, fertçi değil toplumcu bir anlayışla eserlerini kaleme alan Külebi şiirlerinde iyimser, neşeli, hüzünlü ve gerçekçi bir havadadır.

Dağıtamıyor Karanlığı

Dağıtamıyor karanlığı özlemim bile
ey ak bulutların yansıması sen yoksun artık!
geri gelmiyor yaşantı ölümden sonra.
hiç boşalmış göller döner mi geriye?

küçük gümüşten derelerdin sen, akıp gittin!
ince ince. yitirdim seni.
daldırdım ellerimi gölgeni tutamadım.
bırakmadın yüzünü sularda bile.

sen ışığıydın ülkemin, zakkum rengi...
kat kat oldum artık az giden uz giden...
çorak topraklarımı götürdün ey yağmur!
oysa bir demet kır çiçeğiydin sevgiden
pençe pençe dökülüp hava fişeklerinde.

umut tarlasıydın saçılmış gökyüzünde
titreşen başakların vardı yıldızlardan.
güneş bir tırpandı, biçti hepsini
denizler eriyip çöktü tekliğimizden
bulamadım yüzünü düşlerde bile.



İlk şiirlerini lise sıralarıdayken Sivas Erkek Lisesi'nin Toplantı adlı dergisinde, daha sonra Yücel dergisinde "Sivas Erkek Lisesi-Ahmet" imzasıyla yayımladı (1935). İstanbul'a gelişinden sonra Mahmut Cahit ve Nazmi Cahit imzasıyla Gençlik dergisinde şiirleri çıktı (haziran ve temmuz 1938). Varlık ve Sokak dergilerinde Cahit Erencan imzasını kullanan Külebi, daha sonra İnsan, Yaratış, Türk Dili, Kültür Dünyası, Söz ve Hisar dergilerinde yazdı.

Türk Dili dergisinin yöneticileri arasında yer aldı. 1940-1950 yıllarını kapsayan Yeni Şiir akımında kendine özel bir yer edindi.

kaynak: edebiyatogretmeni.org

haber: enpolitik.com/Melek S. Tunç

http://enpolitik.com/haber/196153/turkcenin-kar-suyu-dizeleri-ve-cahit-kulebi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*