Dünyaya 'başucu' kitabı yazan Exupery kimdir?

"Ama gözler kördür, kalbiyle bakmalı insan..." diyen, çocukların dünyasından yetişkinlerin dünyasına derin bir felsefe ile bakan, ünlü Küçük Prens kitabının Fransız yazarı Antoine de Saint-Exupery, 118 yıl önce doğdu.
Eklenme Tarihi: 29.06.2018 18:30:00 - Güncellenme Tarihi: 30.06.2018 11:09:08


Hemen hemen tüm dünyanın baş ucu kitabı haline gelen 'Küçük Prens'in yazarı Antoine de Saint-Exupery 118 yıl önce bugün doğdu. 

Kutsal kitaplar ve 'Das Kapital' adlı kitabın ardından 300'e yakın dil ve lehçeye çevrilen  Küçük Prens, çocuk öyküsünü andırsa da bugün tüm dünyada yetişkinler tarafından en çok okunan kitaplar arasında yer alıyor. 


Derin felsefesi ile çocuk kitabı olmaktan çok yetişkinlere yönelik anlamlı metinlerden oluşan başarılı kitabın yazarı Exupery ise kitap kadar olmasa da yaşam öyküsü ile hayli dikkat çekiyor. 

 “Büyükler sayılara bayılırlar. Tutalım, onlara yeni edindiğiniz bir arkadaştan söz açtınız, asıl sorulacak şeyleri sormazlar. Sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş, sormazlar bile. Kaç yaşında, derler, kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor? Bu türlü bilgilerle onu tanıdıklarını sanırlar. 
Deseniz ki: "Kırmızı kiremitli, güzel bir ev gördüm. Pencerelerde saksılar, çatısında kumrular vardı." Bir türlü gözlerinin önüne getiremezler bu evi. Ama "Yüzbin liralık bir ev gördüm" deyin, bakın nasıl: "Aman ne güzel ev" diye haykıracaklardır"
paragrafıyla akıllarda yer eden kitapta buna benzer çokça 'Çocukluğun dünyasından yetişkinlerin dünyasına' felsefi bir bakış açısı söz konusu...

Küçük Prens'in yazarı Exupery, aslında bir pilottur ve kitapta değindiği bir çok şey aslında kendi hayatının izdüşümüdür.  

Küçük Prens'in konusu; kendi galaksisinde tek bir gül ile yaşayan Küçük Prens'in diğer galaksileri gezmek için tek gülünü tek başına bırakması üzerinedir. Fakat bu gezinti de insanların büyüdükçe temel, evrensel ve insani değerlerden nasıl uzaklaştıklarını nasıl yozlaştıklarını bize o masum, küçük çocuk olan Küçük Prens'in gözleriyle sunar. Kitabın içinde bulunan resimler ise yazarın kendisi tarafından sulu boya ile çizilir.

Yazar İkinci Dünya Savaşı ve Nazilerin zulmü döneminden yakınıp insanlığın geldiği noktadan duyduğu hüznü kalemi ile yazıya dönüştürürken çok naif bir dil kullanır. Dünyaya bir çocuğun göçünden bakıp deneyimlerini ise bir bilgenin sözcükleri ile ifade edilir...

 "Bazen sevdiklerinizin özgürce uçmasına izin vermeniz gerekir." 

300'den fazla dile çevrilen bu nadide eser Türkçe'ye de Türk edebiyatının usta kalemleri Ahmet Muhip Dıranas, Cemal Süreya, Tomris Uyar ve Selim İleri tarafından çevirileri yapılarak kazandırılmıştır. 

 Türkçeye ilk çevirisi 1953 yılında Ahmet Muhip Dıranas tarafından yapılmış ve tefrika hâlinde yayımlanmıştır. 

‘İnsan yalnız yüreği ile doğruyu görebilir. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez’


Antoine de Saint-Exupery  kimdir?

Küçük Prens 7’den 77’ye tüm dünyanın sevgilisi haline gelmişken birçoğumuz onun ardındaki yaratıcı aklı tanımıyoruz aslında. Peki, daha 44 yaşındayken hayata gözlerini yuman, Küçük Prens’in babası Antoine de Saint-Exupéry gerçekte kimdi ? 

Exupery, 29 Haziran 1900’de Fransa’nın Lyon kentinde doğmuştu Saint-Exupéry. Varlıklı bir ailenin içine doğan Exupery, daha dört yaşındayken babasını kaybeder ve aile için yoksulluk günleri böylece başlar.

Anneleri kültürlü ve aydın bir kadındır. Küçük Antoine’in ilk öğretmeni de annesi olur. Fakat Antoine derslerinde başarılı değildir, sürekli ceza alıyordur. Ve 12 yaşına geldiğinde uçakları keşfeder... Evlerinin yanındaki uçak alanına gizlice girip uçakları yakından izlerdi. 12 yaşındayken bir pilot onu uçağına aldı ve böylelikle Saint-Exupéry ilk uçuşunu gerçekleştirdi.

Liseyi bitirdiğinde pilot olmayı çok istemesine rağmen çok sevdiği annesini kıramadı ve denizcilik okuluna kaydoldu. 19 yaşında ise mimarlık fakültesine girdi. Henüz 21 yaşındayken askere alındı.Askerlik görevini Fransız Hava Kuvvetleri’nde teknisyen olarak yaptı. Sonrasında hayallerini gerçekleştirip Strasbourg kentinde pilotluk eğitimi aldı. Askerliğin ardından ailesinin isteğiyle Paris’te bir ofiste kamyon satıcısı olarak çalışmaya başladı.

'Çöle düşmesi ve hayatının dönüm noktası'

1926 yılı Saint-Exupéry’nin hayatında dönüm noktası oldu. Tekrar uçmaya başlamıştı. Posta servisi yapan bir uçağın pilotu olarak göreve başladı. Bu sırada ilk kitabı Güney Postası’nı da bitirdi.  Bu kitapta ilk uçuş deneyimlerini anlatıyordu. Ardından aynı şirketin Arjantin bölgesi sorumlusu olarak atandı. Gece Uçuşu adlı kitabında Arjantin’deki yaşantısını konu aldı.

35 yaşındayken uçağı arıza yaptı ve Tunus’ta çöle zorunlu iniş yaptı. Ardından çölde kayboldu. Dört gün süren zorlu çöl macerası sonucunda bedeviler tarafından bulundu.

İkinci Dünya Savaşı sırasında sağlık durumunun uygun bulunmamasına rağmen tekrar askere yazıldı. Fransa bu savaştan yenik çıkınca Saint-Exupéry New York’a gitmeye karar verdi. Buradayken Dünya ve İnsanlar ve Savaş Pilotu adlı kitaplarını kaleme aldı. Bu iki kitap da New York’ta çok sevildi.

Onu tüm dünyaya tanıtan büyük eseri Küçük Prens’i de bu yıllarda kaleme aldı. Fakat ülkesinin işgal altında oluşu yazarı çok mutsuz ediyordu. Bu yüzden Amerikan ordusuna katılıp yüzbaşı rütbesiyle Kuzey Afrika’ya gitti. Görevi Alman ordularının hareketlerini havadan izlemekti.

Takvimler 31 Temmuz 1944’ü gösterdiğinde uçağı vuruldu ve Marsilya açıklarında denize düştü. Böylelikle İkinci Dünya Savaşı milyonlarca başka insanla beraber büyük yazar Antoine de Saint-Exupéry’yi aramızdan aldı. Yazarın sevgili uçağının enkazı ancak 2000 yılında balıkçılar tarafından bulunabildi.

‘Çok üzgündüm ama yorgun olduğumu söyledim…’

    Küçük Prens, Fransızca ismi ile 'Le Petit Prince' kitabında yine dikkat çeken diyaloglardan biri şöyle gelişir:

    “Evet, güzelsiniz; ama boşsunuz. Sizin için kimse yaşamını feda etmez. Yoldan geçen herhangi biri, benim gülümün de size benzediğini söyleyebilir. Ama benim gülüm sizin her birinizden çok daha önemlidir. Çünkü ben onu suladım ve onu camdan bir korunakla korudum. Önüne bir perde gererek rüzgarın onu üşütmesini engelledim. Onun şikayetlerini ve övünmelerini dinledim ve bazen de suskunluklarına katlandım. Çünkü o benim gülüm.”
    Bunları söyledikten sonra tilkinin yanına döndü.
    “Elveda” dedi.
    “Elveda” dedi tilki de. “Ve işte sırrım: Bu çok basit. İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. En temel şeyi gözler göremez.”
    “Temel olan şeyi gözler göremez” diye tekrarladı küçük prens. Öğrendiğinden emin olmak istiyordu.
    “Senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir” dedi küçük prens.
    “İnsanlar bu en önemli gerçeği unuttular. Ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeye karşı her zaman sorumlusun. Gülüne karşı sorumlusun.
    “Gülüme karşı sorumluyum” diye tekrarladı küçük prens, öğrendiğinden emin olmak için. sonra yoluna devam etti."


    kaynak: worldpress.com/haddizatinda.com
    haber: enpolitik.com/ Melek S. Tunç

    http://enpolitik.com/haber/196524/dunyaya-basucu-kitabi-yazan-exupery-kimdir.html

    Sizin Yorumunuz:

    *
    *