Silahızdı yüreğini koydu: Şehit Volkan Canöz saygıyla anılıyor

FETÖ üyeleri tarafından 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen hain darbe girişiminde şehit olan, 248 kahramandan biriydi Volkan Canöz. ​Canını vatana feda etmiş her bir şehidin hikayesi gibi Volkan'ın hikayesi de yürek yakıyor, Volkan, şehadetinin ikinci yılında saygı ve minnetle anılıyor.
Eklenme Tarihi: 14.07.2018 12:37:00 - Güncellenme Tarihi: 15.07.2018 07:57:46

FETÖ üyeleri tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişiminde şehit edilen 248 kahramandan biriydi Volkan Canöz.  Canının vatana feda etmiş her şehidin hikayesi gibi Volkan'ın hikayesi de yürekleri yakıyor.

AK Parti Manisa 24-25 ve 26'ıncı Dönem Milletvekili e. Genel Başkan Yardımcısı ve Darbeleri Araştırma Komisyonu Başkanvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ'ın yeğeni Volkan Canöz, darbecilerin tanklarının üzerine çıktıktan kısa bir süre sonra hain bir kurşunla şehit edildi.


15 Temmuz gecesi tankın içinden çıkardığı darbeciler tarafın haince vurularak şehit edilen Volkan Canöz'ün şehadetinin ikinci yıl dönümünde küçük kardeşi Bilal Canöz ve anne Sedef Canöz, o gece yaşananları anlattı.

'Cumhurbaşkanımız çağırıyorsa gitmemiz lazım'

İlk haberi aldıklarında dışarıda olduklarını 'MİT karıştı' haberiyle ise Yenimahalle'deki MİT binasına gittiklerini belirten kardeş Canöz, Yenimahalle'nin sakin olduğunu gördükten sonra eve geldiklerini ifade etti. Ağabeyi Volkan ile gelişmeleri televizyondan takip etmeye başladıklarını kaydeden Bilal Canöz, o gece yaşananları şöyle anlattı:

"Televizyondan takip ediyoruz neler olup bittiğini. Ağabeyim içeriye geçti odaya gitti. Sonra Cumhurbaşkanımız televizyona çıktı ağabeyim bunu sosyal medyadan görmüş sonra ağabeyim üzerini giymiş geldi hadi kalk gidiyoruz dedi. Cumhurbaşkanımız çağırıyor, Cumhurbaşkanımız çağırıyorsa gitmemiz lazım dedi. Tamam dedim. Sonra çıktık arkadaşlarımız ve bütün mahalle dışardaydı zaten. Biz 4 arkadaş bindik arabaya gittik. Yenimahalle'de bir şey yoktu Kızılay’a gidelim dedik Meclise genelkurmaya gidelim dedik.


'Yetişin emniyet düştü!'

Ankara Emniyet Müdürlüğünün arkasında geldiğimizde trafik durmuştu. Emniyetin arkasından 3-4 kişi ağlayarak geldi “Yetişin emniyet düştü. Emniyette çok kötü çatışmalar var. Buraya desteğe gelin. Burada kimse yok” denilince biz de emniyete döndük. Emniyetin önüne gittiğimizde uçaklar bombalamış helikopterler taramış, araçlar yanmış, içeride de çatışma sürüyordu.


'Kafamı çevirdim ağabeyim yoktu'

O anki gördüğüm atmosferde insanlar şaşırmış şekilde bekliyordu. Ama insanlar henüz çözemiyordu ne olup bittiğini kimse bilmiyordu. O kargaşada kafamı bir çevirdim abim ve arkadaşlarımız yanımda yoktu. Hepsi emniyetin içine girmiş. Emniyetin önündeki insanların hepsi desteğe gelmişti hazır kıta bekliyorlardı. Bir grup başta içeri girdi halktan, arkasından biz girdik.

'Arkasından ateş etmişler'

 Kalabalık bir girişin olduğunu görünce darbeciler halka yönelmeye başladılar polisleri bırakıp. Bu kez insanların üzerine ateş açmaya başladılar. Ağabeyimin içeri girdiğini görmedim ama ağabeyim tankın üzerine çıkmış, darbecilerden birini tanktan aşağı atmış. Sonra arkasından başka bir asker çıkmış tankın içinden ve ağabeyimin arkasından ateş etmiş. O sıra ağabeyim şehit düşüyor…


'Aklımın ucundan geçmedi ağabeyimi yanımdan taşıyıp götürmüşler'

Sonra ben geldim insanlar yerde yatıyor ben zannediyorum ki polisleri vurmuşlar. Önümüzden 15-20 kişi emniyetin içine girip yaralıları taşıdı. Ağabeyimi yanımdan taşıyıp götürmüşler ama ben hiçbir şeyi düşünmedim yanımdan götürdükleri kişinin ağabeyimi olduğu aklımın ucundan bile geçmiyor. 4-5 kişi tutmuş taşıyorlardı ellerinden ayaklarından tutup, yüzünü göremedim.

Telefonum çaldı o sıra; abimin arkadaşı arıyor:

  • Efendim dedim. Çabuk dışarı gel abin vuruldu dedi. O zaman yanımdan götürdükleri kişinin abim olduğunu anladım.

'Elimi sıktı ve bıraktı: Şehadete yürüyordu'

Sonra baktım abim yerde diğer yaralıların yanında yatıyor. Aldım kucakladım ağabeyimi bir araç geldi ne oldu ne bitti hiçbir şey hatırlamıyorum. Sonra hastaneye götürdük. Giderken elimi tutmuştu o an şehadete yürüyordu elimi biraz sıktı ve bıraktı. Bıraktıktan sonra baygınlık geçiriyor galiba dedi çok kan kaybetmişti. Hastaneye gittiğimizde çoktan şehit düşmüştü….

‘Yaralı olsa onu bırakıp tekrar gidecektik’

Kurban olduğum Rabbim’in vermiş olduğu iman, güç, korkusuzluk oradaki bütün insanlarda vardı. Ağabeyimin şehadetinden sonra hiçbir şey hatırlamıyorum sinir krizi geçirdim. 

Allah o an öyle bir güç ve iman veriyor ki. Ağabeyimi orada sadece yaralanmış olsaydı biz onu hastanede bırakıp tekrar emniyete gidecektik arkadaşlarımızla bunu konuşuyorduk. Ölüm aklımızın ucuna bile gelmemişti. İyi desinler sadece yaralanmış desinler tekrar çıkıp gidelim dedik. 

'Korku yoktu sinir vardı'

Sonra bütün arkadaşlarımız tekrar gitmiş, birini Numune hastanesinde birini Onkolojide bulduk herkes sinir krizi geçirmiş. İnsanlarda büyük sinir vardı korku yoktu kurşun da sıksalar üzerine yürüyeceğim iradesi vardı herkeste.

Herkes o an vatanın elden gittiğini biliyordu. Helikopterler her yeri taramış, emniyet harabeye dönmüş, araçlar yanmış, yollarda koca koca delikler, köprünün ayağında her yer bombalanmış…

Hedef ne hükümet ne sağ ne soldu, buradaki hedef vatanın elden alınmasıydı. Vatanı pay etmişler pazarlık yapmışlar ama kusura bakmasınlar belki bizim canımız gitti ama güzel olan bir tarafı var bizim için tesellisi şehadet olması diğer tarafı da vatanımızın olması. Analar evlatlarını kaybetti ama böyle bir güzel vatan bıraktılar bize."

'Bu kez bir gömlek bir ayakkabıyla çıkmayız'

Bugün olsa aynı şeyi şüphesiz yeniden yapacaklarını da belirten kardeş Canöz, "Öncesinde hiç darbe görmedik eski insanlar sindirilmiş ama bizi sindiremezler. Öyle bir şeyi bir daha asla yapamazlar. O gün bilinçsizdik herkes kuru canıyla çıktı. Bir kez daha aynı şey olsa bir ayakkabı bir gömlek değil bu sefer onlar nasıl karşılık veriyorsa bu insanların hepsi de o şekil karşılık verecek. O iradeyle çıkacak. Biz geçmişimize, yetiştirilme tarzımıza, ecdadımıza layık olmalıyız. Bizim bayrağımız bile kırmızı beyaz o kanın hakkını bu şekilde ödeyeceğiz" dedi.


Evladının yokluğunu yüreğinde ilk günkü acıyla taşıyan, oğlunu ve o geceyi anlatırken gözyaşlarını tutamayan şehit annesi Sedef Canöz o gece yaşananlardan şöyle bahsediyor:

'Kız bakıyordum, Volkan'ı evlendirecektim'

"Ben düğündeydim. Eve geldim hatta düğünde kızlara bakıyordum ben Volkan’ı evlendirecektim. Eve geldim kızımla eşim varlar evde sordum Bilal’le Volkan nerede diye. Çıktılar dediler. Baktık komşuda birileri bağırıp çağırıyorlar dizlerine vuruyorlar dedik galiba bir kaza oldu ölüm haberi  aldılar sandık.

 Sonra kız kardeşim aradı bizim buralarda bombalar patlıyor dedi. Biz bir terör olayı sandık. Televizyonu açtık ben oturamadım duramadım. Baktık köprünün üzerinde askerler var dedik büyük bir olay var terör olayı var dedik aklımıza darbe gelmiyor. Sonra arkasından ağabeyim aradı çocuklar nerede dedi. Dışarıdalar dedim. Ara eve gelsinler ortalık çok karışık dedi. İkisini de aradım sonra Volkan geldi dedi ki ‘bir şey yok’... Ama benim içimde bir ateş vardı. Odasına gitti sonra cebinden para çıkardı bana verdi anne bunu al dedi…

'Silahınız yok dedim: Taş da mı yok dedi'

Sonra kardeşini aldı gidelim Bilal dedi… Elinizde bir silahınız yok bir şeyiniz yok gitmeyin dedim Dedi “taş da mı yok” dedi. Ben uçağı taşla düşürürüm bir iki çapulcuya mı bırakacağız bu vatanı dedi.

Sonra durduramadık aklına koyduysa gider. Ablasına giderken demiş ki abla sen merak etme ben seni koruyacağım demiş. Çıkarken bana da “anne merak etme ben geri döneceğim” dedi. O söz verdiyse tutardı sözünü muhakkak. Gitti…


'Tam o sırada Volkan vurulmuş...'

Giderken komşulara da demiş ki bana dua edin belki gelirim belki gelmem demiş… Herkese mesajlar atmış çıkalım demiş, arkadaşları da ‘annem yollamıyor’ demiş.  Volkan onlara ‘ana baba meselesi değil bu, vatan meselesi’ demiş. Çıktılar gittiler. Ben de peşlerinden sokağa çıktım, telefonumu yanıma almamışım. Sokakta biraz durdum herkes konuşuyordu kimileri diyordu ki ‘milleti sokağa döktüler, insanlar ölüyor’ bana bakın dedim vatan elden gidiyorsa öleceksek bu gece hep beraber öleceğiz. Vatan elden gidiyor dedim. Tam o sıra Volkan zaten vurulmuş…

'Hiç aklıma gelmedi'

Sonra telefonumu almadığımdan eve geldim tekrar çıktım ama beni durdurmaya çalışmış herkes biliyormuş Volkan’ın vurulduğunu. Telefonum çaldı Volkan’ın arkadaşı aradı nereye gidiyorsun dedi. Volkan’la Bilal’e bakacağım dedim. Gel ben seni götüreyim dedi çocuk. Arabaya binerken Volkan kolundan vuruldu imzanı istiyorlar dedi. 28 yaşındaki çocuğa benim imzamı neden istesinler ki hiç aklıma gelmedi…

'Beni uyutmayın diyorum...'

Sonra arabaya bindik çocuk dalgındı yolları karıştırdı. Hastaneye gittik, hastanenin önü ana baba günü. Beni gören herkes saklandı. Diyorum Allah Allah neden saklanıyorlar. Acile girdim ki Bilal sedyede yatıyor ben Bilal’i görünce bağırmaya başladım ama Volkan’da ameliyatta diye kendimi kandırıyorum. Sonra doktorlar bana iğne vurmaya başladılar. Beni uyutmayın diyorum bağırıyorum yalvarıyorum… Bizi sabaha kadar oyalayıp söylediler. Sonra evimize geldik, yapacak hiçbir şey yok…

'Volkan'a hayallerim vardı benim'

Volkan’a hayallerim vardı benim hayallerimi yarım bıraktılar. En çok gücüme giden de bizim devletimizin her şeyini kullanarak hainlik yapmaları. Ellerine ne geçti ki?  Temmuz’un 5’i doğum günüydü şehit olduğunda 29’una yeni girmişti. 10 gün yaşadı 29 yaşını. Şimdi olsa 31 olacaktı.


FETÖ'cü darbeci askerlerin yargılanmasına ilişkin de konuşan acılı anne tek isteğinin onların idam edilmesi olduğunu belirtti. 

'Talebim onlar idam olsunlar'

Anne Sedef Canöz: "Benim talebim onlar idam olsunlar onlar yaşamasınlar. Ahirette de zaten hem Volkan’a hesap verecekler hem kıydıkları canların hesabını verecekler hem de bana hesap verecekler. Ne kadar çocuklar yetim kaldı, gencecik gelinler dul kaldı, onların hepsinin hesabını verecekler. O gece herkes hiçbir şey gözetmeden çıktılar sokağa sadece vatan dediler. Vatanı olmayanın ne namusu olur ne dini olur hiçbir şeyi olmaz ki…

'Benim çocuğum Erdoğan'ı hiç görmedi ki'

İnsanların 'Cumhurbaşkanı için sokağa çıkıldı' demesine binaen konuşan anne Canöz, "Söylüyorlar Tayyip Erdoğan çağırdı da gitti diye. Benim çocuğum Tayyip Erdoğan’ı görmedi ki hiç, Erdoğan da benim çocuğumu görmedi kimse oraya çıkar amaçlı gitmedi. Vatan için gitti. Benim çocuğumun evi de vardı, işi de vardı, parası da vardı. Evlendirip ona yuva kurmaktı bizim tek hayalimiz…

'Ben hepsine kurban olurum'

Son olarak şehitler arasında ayrım yapılmamasının altını çizen anne Canöz, 

"Ddış güçlere boyun eğmesinler oradaki beş on kuruş paraya tamah etmesinler vatan elden gitmesin. Çöpten poşet toplarım kağıt toplarım karnımı doyururum ama memleketime bir haini sokmam. Bir de şehit ayrımı çok yapılıyor 15 Temmuz, polis, asker diye ayırıyorlar bunların hepsi bizim şehidimiz ben onların hepsine kurban olurum. Bu ayrımı yapmasınlar." ifadelerini kullandı. 

'Yargı süreci bu kadar uzamamalıydı'

FETÖ'cülerin yargılanmasına ilişkin bir talep de kardeş Canöz'den geldi. Canöz,yargı sürecinin uzadığını cezaların bir an önce verilmesi gerektiğini şöyle ifade etti: 

"Yargılamaların bu kadar sürmemesi gerekiyordu. Geçmişte darbe yapıldığında kimseye bir şey sormadan onca ananın evladı ortadan kayboldu nerede olduğunu bilen olmadı herkesi öldürdüler, işkence ettiler bunları yaparken kimseye sormadılar kimseden korkmadılar. Şimdi allah bin kere razı olsun Tayyip Erdoğan’dan da Devlet Bahçeli’den de Rabbim onları başımızdan hiçbir zaman eksik etmesin o imanda o düşüncede olan insanları başımızdan hiç eksik etmesin ama yapılması gereken de bu kadar uzatılmaması gerekirdi. Hala benim paramla ceza evinde ekmek yiyorlar daha bakıyoruz biz onlara."

Şehit aileleri olarak kol kola,omuz omuza, yürek yüreğe dayanışma içinde olduklarını, FETÖ dahil vatana uzanan tüm kirli ellere karşı tek bir ses olarak mücadele ettiklerinin altını çizen kardeş Canöz,

"İnsanlardan bilinçlenmesini doğruyu görmelerini istiyoruz bazı vatan hainlerini görüyoruz artık bunlara biat etmemeleri gerektiğini ecdatlarını Allah'ın varlığını birliği unutmamaları gerektiğini istiyoruz. Dileğimiz bu artık… Doğru olan bu vatan hainlerinin ülkenin hiçbir yerinde barındırmamak. Kim ne görüyor ve biliyorsa bunlara ön ayak değil de devlete vermek için duyarlı olmalı" dedi. 


AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ'ın yeğeni olan Volkan Canöz'ün adı Antalya Döşemealtı'daki Özel Toros Akdeniz Anadolu ve Fen Lisesi'ne verildi. Okulun yeni ismi Şehit Volkan Canöz Anadolu İmam Hatip Lisesi oldu. Şehidin ismi Kırıkkale’de bir imam hatip ortaokuluna da verildi.

haber: enpolitik.com/ Melek S. Tunç



http://enpolitik.com/haber/197088/silahi-yoktu-yuregini-ortaya-koydu-sehit-volkan-canoz-saygiyla-aniliyor.html

Sizin Yorumunuz:

*
*