Türk edebiyatının 'Küçük Ağa'sı 100 yaşında...

20. yüzyıl Türk edebiyatının büyük ismi Tarık Buğra, 2 Eylül'de doğumunun 100. yıldönümünde anılacak...
Eklenme Tarihi: 30.08.2018 19:30:00 - Güncellenme Tarihi: 30.08.2018 19:27:21

20. yüzyıl Türk edebiyatının büyük ismi Tarık Buğra, 2 Eylül'de doğumunun 100. yıldönümünde anılacak... 

Tarık Buğra 2 Eylül 1918'de Akşehir'de dünyaya geldi.

İlk ve ortaokulu memleketinde tamamladıktan sonra yatılı olarak okuduğu İstanbul Lisesi'nde okumaya başladı.

1936 senesinde Konya Lisesi 'nden mezun oldu ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaydoldu. İki sene sonra Hukuk Fakültesi'ne, oradan da Edebiyat Fakültesi'ne geçti. Edebiyat Fakültesi'nde mezuniyet tezini vermeden ayrıldı. 

Gazeteciliğe 1947 senesinde başladı. 

1951 senesinden sonra Milliyet, Vatan, Yenigün, Yeni İstanbul gazeteleri ile haftalık Yol dergisinde yazı yazdı. Bu gazete ve dergilerin bazılarında yazı işleri müdürlüğü yaptı.

Tercüman Gazetesi'ndeki köşe yazarlığından 1976 senesinde ayrıldı ve bundan sonra zamanını sadece edebiyata ayırdı. Devlet Tiyatroları'nda Edebi Kurul Başkanlığı'nda Edebi Kurul üyesi oldu. 

İlk zamanlarında hikaye yazan Buğra, ilerleyen zamanlarda daha ayrıntılı romanlar yazmaya başladı. 

Kurtuluş Savaşı'na merkezden değil, bir kasabadan baktığı "Küçük Ağa", yakın tarihe resmi tarihten başka bir bakış açısı getirdi. Bu romanın devamını 1967 senesinde "Küçük Ağa Ankara'da" adıyla yayımladı.

Firavun İmanı, Dönemeçte, Gençliğim Eyvah, Yağmur Beklerken isimli romanlarında da Cumnuriyet'in çeşitli evreleri, demokrasiye geçiş dönemi gibi konuları işledi.

Ortaoyuncusu "Komik-i şehir" Naşit'in hayatından yola çıkarak yazdığı "İbiş'in Rüyası" ile 1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması'nda başarı ödülü, Osmanlı İmparatorluğu 'nun kuruluş yıllarını anlattığı Osmancık'la (1985) Milli Kültür Vakfı Edebiyat Armağanı'nı, Yağmur Beklerken'le Türkiye İş Bankası Büyük Ödülü'nü aldı.

1991 senesinde "Devlet Sanatçısı" unvanını aldı.

Birey özgürlüğünü savunduğu "Ayakta Durmak İstiyorum" ve "Üç Oyun" adıyla kitaplaştırdığı piyeslerinin hemen hepsi sahnelendi ve romanları televizyon dizisi haline getirildi.

Fıkralarından seçmeleri "Gençlik Türküsü", gezi notlarını "Gagaringrad", dil ve edebiyat üzerine yazılarını "Düşman Kazanmak Sanatı", denemelerini "Bu Çağın Adı" başlıklarıyla yayımladı.

26 Şubat 1994 tarihinde kanser tedavisi gördüğü Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde öldü.

Karacaahmet Mezarlığı'nda medfundur. 

Son dönemin en önemli romancılarından olan Tarık Buğra'nın romanlarından bazıları ise şöyle:

BU ÇAĞIN ADI 

Tarık Buğra'nın makalelerinden bir kısmıdır. Aydınlarımız, idârecilerimizi ve bütün akıl sâhiplerini düşünmeye sevkeden konuları içine almaktadır. Politik şarlatanlıklara karşı gerçekleri ve bağımsız kafayı savunan; kısacası şahsiyetli insanlara yakışan bir tavır ve uslûpla millet ve memleket meselelerine bakmayı gündeme getiren bu makalelerin, okuyanlara çok şey ifade edeceği inancındayız.

DÖNEMEÇTE 


Türkiye'de çok partili döneme geçiş yıllarını anlatır. Konuya bir Anadolu kasabasından, o çevredeki halkın ve aydınların canlı ilişkileri içerisinde bakar. "Dönemeç" adıyla TV'de dizi filmi yapılmıştır.

OSMANCIK 


"Cihan devletini kuran irade; şuur ve karakter". Tarık Buğra, esere ikinci bir başlık tarzında bunları yazmıştır. Konu, Osmancık'ın (yahut Kara Osmanın) Osman Gazi olarak tarih sahnesine çıkışını ve Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu anlatmaktadır. osmanlı'yı cihan çapında büyük" yapan bir devlet ve insan anlayışının ilk tohumlarının roman çerçevesinde ele alınışını okuyacağınız bu eser, TV'de "Kuruluş" adıyle dizi film olarak da defalarca yayınlanmıştır. 

GENÇLiGiM EYVAH 


Tanıtım Yazıları: Türkiye'deki anarşinin otopsisidir. Romanda, yalnız boşa giden gençliklerin hikâyesini değil, içine düşürüldüğümüz kaosun çarpıcı grafiğini de bulacaksınız. Yıllardan beri Türkiye'de bütün görevleri, ödevleri ve sorumlulukları, dolayısı ile de toplum hayatımızı paslandıran kalleş demagojileri sergilemektedir.

KÜÇÜK AĞA 


Tanıtım Yazıları: Küçük Ağa, Tarık Buğra'nın en büyük ve en tanınmış eseridir. Kurtuluş Savaşı'nın, küçük bir Anadolu kasabasından görünüşüdür. Konuya ilk d efa resmî olmayan bir gözle, aydın bir Türk'ün hür bakışlarıyle ve değerlendirmeyeriyle bakılmıştır. İnsanımızın ve kültürümüzün tanıdık simalarını ve hususiyetlerini yazarın üstâdâne zevkle okuyacağınız bu eser, Millî Mücâdele'nin gerçekten millîbir romanıdır.

İBİŞiN RÜYASI 


Tarık Buğra'nın bu eseri, onun dil, üslûp ve teknik özelliklerini en iyi belirten romanlarından birisidir. Eser, konu bakımından da tiyatro ve sinemanın ilgisin çekmiş, Devlet Tiyatroları'nda sahneye başarıyla uygulanmış, TRT tarafından da -yazarın söyleyişi ile- "akıl almaz şekilde yozlaştırılarak" dizi film yapılmıştır. Biz, romanı okuyanların, bu TV filmi konusunda yazara hak vereceklerine inanıyoruz.

FİRAVUN İMANI 


Kurtuluş Savaşı'nın Kuvâ-yı Milliye ve Çerkez Ethem dönemlerini anlatan Küçük Ağa'dan sonra, Sakarya Savaşı öncelerini ve sonralarını ele aldığı bu eserde, tarık Buğra, çıkarcıları, üç kâğıtçıları, vurguncuları, satılmışları ve bunlara karşı eşsiz yiğitleri ile, yeni bir devletin kuruluş günlerini anlatmaktadır.

YARIN DİYE BİR ŞEY YOKTUR 


Yazarın 1948-49, 1950-52, 1954-64 yılları arasındaki hikâyelerini içine alır. Bu hikâyelerde insanın değişmeyen yanlarını ve eskimeyen bir Türkçe ile duyguları ve düşünceleri zenginleştiren bir anlatım bulacaksınız.

SİYAH KEHRİBAR 


Tarık Buğra'nın ilk romanı. Rahmetli Mümtaz Turan bu eser için "Tarık Buğra'nın burada iddiasız görünüşüne rağmen büyük bir tezi, "Yirminci asrın hüznü" dediğimiz hastalığı ele aldığını sanıyorum. Günümüzün trajedisi romandaki maceralara bir fon müziği gibi baştan sona refakat ediyor." diyor.

POLİTİKA DIŞI 


Tarık Buğra'nın bu kitabı, siyaset dışı yazılarından oluşmaktadır. Muhtelif tarihlerde ve değişik yerlerde yayınlanmış yazıları ve yazarla yapılmış bazı röportajlar kitaba alınmıştır. Böylelikle, genel olarak edebiyatımızla ve özellikle yazarımızın edebî kişiliği ve görüşleriyle ilgilenenler için lüzumlu bir derleme meydana getirilmiştir.

YAĞMUR BEKLERKEN 


Cumhuriyet döneminin muhtelif kesitlerini romanlarına konu yapan yazar, bu eserinde de Serbest Fırka dönemini ele alıyor ve aynı dönemde Türkiye'deki büyük kuraklıkla siyaset arasında parelellikler kurarak, yine bir Anadolu kasabasından, meseleleri ortaya koyuyor.

YALNIZLAR 


İnsan ilişkilerinin romanıdır.


Kaynak: Yeni Akit/biyografi.org

Enpolitik.com/Hanzade Karaşın

http://enpolitik.com/haber/198694/turk-edebiyatinin-kucuk-agasi-100-yasinda.html

Sizin Yorumunuz:

*
*