BAŞTAN ALALIM

Siyaset olayı, denizin bir anda huy değiştirmesi gibidir.

Beklemediğin anda bakarsın ki bindiğin kayık alabora olmuş...

Niye mi?

Hava raporu önceden hesaba katılmadı da ondan.

...

İşte öylesi bir fırtınada kaptan olarak Temeli bulmuşlar. Temel de gemiyi kayalara bindirince tayfalar hep bir ağızdan, “Aaa!” demişler.

“Ula Temel hani sen deneyimli kaptandın?”

“Evet öyleyimdir amma ben ne yapabilirdim, deniz bitti.”

...

Denizi bitirmeden tedbiri elden bırakmayalım.

...

Cumhurbaşkanı, AK Parti’nin aynı zamanda genel başkanı olunca, hem partide hem de hükûmette bir takım değişiklikler yapacağını söylüyor. İyi güzel de merak edilen, nasıl bir değişiklik?

Ağır basan görüş odur ki Cumhurbaşkanlığı’ndaki danışman kadrosuna benzer bir kadro olacaksa buna, aynı tas aynı hamam denir. Pek değişen bir şey olmaz...

...

Dedik ki baştan alalım.

Yanı, AK Parti’nin orijinal misyonu sayılan bir kadro var. Özellikle Milli Görüş kökenlilerin genelde partiden uzak tutulması sebebiyle referandumda beklenen sonuç alınamamıştır. Bu hâl devam ettiği sürece korkarım 2019 seçimleri de tehlikededir.

...

Bu kadar küskün varken nasıl baştan alınacak?

AK Parti’nin, bu kervanı çokça devşirme kadrolarla bu güne kadar götürmeyi başarmanın heyecanını bundan sonrasında sürdüremeyeceği kanaatini taşıyorum. Referandumda fireyi, Ankara ile İstanbul kaybedilmekle AK Parti verdi.

Neden verdi?

Çünkü bu şehirlerin en başta belediyelerinde sıkıntılar var...

...

Hanı derler ya papaz, her zaman pilav yemez. Yedirmeye kalkıştığınızda mide bulantıları, sarsıntılar, tansiyon yükselmeleri kendini gösterir.

Evet, özellikle imar konularında şikâyetler pek çok... Kantara vurduğunuzda dün odacı iken bu gün oldukça varlıklı.

...

Hırsızın kolunu AK Parti kesecek. Muhalefet kesmeye kalkıştığında olayın rengi değişir; gider sandığa yansır. Yönetmeyi kime emanet ettiysen soruyu da ona sen soracaksın, başkaları değil. Hem bu soru açıktan olacak, millet görecek...

...

Baştan alınacaksa şayet, öncelikle kadro olayını hâlletmek lazım.

Yağcılık, dalkavukluk yaparak mevki makam işgal edenlerin yerine bu ülkenin sadık  samimi ve aynı zamanda uzman kişilerine görevi tevdi etmek gerekiyor. Hiçbir özelliği olmayan, üstelik seçmenin sevemediği pek çok kişi partinin üst kademelerinde “değişmez değiştirilmesi de asla teklif edilemez” niteliktedir...

Birçok üst görevler de öyle.

...

Milli eğitim duruyor, yargı duruyor, yerli akıl istihbarat duruyor.

Yatırımlar iyi hoş da her zaman aynı sonucu vermeyebilir. İstanbul gibi bir şehre yapılan yatırımlar karşılığında “hayır” denmesi bunu gösteriyor.

...

Yeni baştan alınacak çok şeyler var...

Eskilerin deyimi ile yılanın başı ezilirse gövdesi bir işe yaramaz, bir süre sonra yılan ölür. Ama FETÖ olayında yılanın başından ziyade gövdesi ile uğraşıldığı için meydana gelen sarsıntılar, AK Parti’yi de içerisinden iyice silkeledi.

...

Bunun yanında Balyoz, Şike, Ergenekon gibi davalardan darbeci subaylar aklanarak yerine, kararı veren hâkim ve savcılar tutuklandı, cezalandırıldı. Ne kadar doğru ne kadar isabetli!

...

Hiç kimse havaalanları ile otobanlara güvenmesin.

Beklenmeyen bir anda anı bir fırtına, mavi denizi bitirir.

Eldeki iktidar da bir kuş gibidir bakarsın uçar gider...

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1123/bastan-alalim.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar