DEMEK Kİ TRENDE SEMPOZYUM YAPMANIN FARKI VARMIŞ

Geçen haftaki yazımda “Trende Sempozyum Yapılır mı?” diye sormuş ve “Bal gibi yapılır.” diye cevap vermiştim. Sözünü ettiğim o sempozyum 12-14 Mayıs 2017 tarihlerinde gerçekleştirildi. “Uluslararası Edebiyatta Tren, Trende Edebiyat” (International Symposium: Train in Literature in Train) sempozyumundan söz ediyorum.

Metinbilim Enstitüsü Derneği olarak birkaç yıldan beri düşündüğümüz; ancak geçen hafta gerçekleştirme imkânı bulduğumuz sempozyum, 12 Mayıs Cuma günü açılış oturumu ile başladı. İlk oturumlar Turgutlu Tren Garı’nda asırlık çınar altında gerçekleştirildi.

SEMPOZYUM BAŞLARKEN

Açılışta, Dernek başkanı Yrd. Doç. Dr. Ümral DEVECİ, Metinbilim Enstitüsü Derneği’nin kısa tarihçesini ve yaptığı faaliyetleri verdikten sonra, sempozyumun içeriği ve hedefleri ile ilgili bilgiler verdi. Turgutlu Belediye Başkanı Sayın Turgay ŞİRİN, sempozyumun Turgutlu’ya bir değer katacağını söyledi ve sempozyumdan beklenenleri ifade etti. Turgutlu Kaymakamı Sayın Uğur TURAN, yaptıkları heyecanlı konuşmasında sempozyumda üretilecek bilgilerle Türkiye’nin gelişimine katkıda bulunulacağını söyledi. Manisa milletvekili Sayın Doç. Dr. Selçuk ÖZDAĞ da yaptığı konuşmada, alanında bir ilk olan sempozyumun Turgutlu ve Manisa için önemli olduğunu kaydetti.

Sempozyumun açılış oturumunda son konuşmayı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakan Yardımcısı Sayın Yüksel COŞKUNYÜREK bir konuşma yaptı ve konuşmasında demiryolu vizyonu ile ilgili bilgiler verdikten sonra, sempozyumun demiryolu ile ilgili kanaatlerin olgunlaşması ve yaygınlaşmasına katkıda bulunacağını belirtti.

Sempozyumun açılış oturumundan sonra Grup Mecaz, tren türkülerinden oluşan harika bir konser verdi. Keşke vaktimiz daha geniş olsaydı da tren türküleri konseri daha uzun olsaydı. 5-6 türkülük konserin tadı damağımızda kaldı. “Keşke Alsancak Garı’nda tren türküleri konseri düzenlense!...” diye geçirdim içimden. (TCDD 3. Bölge Müdürü Selim Koçbay ve ekibi, bu tür kültürel faaliyetler yapma konusunda son derece istekliler.)

AKADEMİK OTURUMLAR

Sempozyumda sunulan bildirilerden söz etmeyeceğim; inşallah bu bildiriler yayınlanır ve oradan okuma imkânı bulunur. (Türkülerde, deyi-atasözlerinde, şiirlerde, romanlarda ve hikâyelerde trenin yer alması geniş bir şekilde işlendi. Ben size sempozyumda sunulan bildiriler kadar önemli olan sempozyumun akışından söz edeceğim.

TCDD 3. Bölge Müdürlüğü, bütün imkânlarını harekete geçirerek harika bir ortam oluşturmuş. Ses düzeni, zemin kaplaması, gölgelikler gerçekten harikaydı…

Sempozyumun bir tren garında, hem de Ocak 1866’da Anadolu’da hizmete açılan demiryolu hattının ucu olan Turgutlu Tren Garı’nda asırlık bir çınarın altında yapılıyor olması bir özgünlüktü. Bir yandan edebiyatta tren konuşuluyor, bir yandan 10 metre arkadaki raylara trenler geliyor, trenlerden yolcular iniyordu. (Sempozyumdaki konuşmalar esnasında düdük çalarak bizi selamlayan trenlere bizler de alkışlarla karşılık verdik.)

VE TRENDEKİ OTURUMLAR…

Sempozyumun ikinci günü, Turgutlu-İzmir Alsancak Garı arasında hareket edecek olan trende planlanmıştı. Ne yalan söyleyeyim; ilk aklıma gelen tarifeli trenin bir kompartımanının kullanılması idi fakat TCDD 3. Bölge Müdürü Selim Koçbay, ikinci gün oturumları için 2 kompartımanlı bir tren hazırlamış. İkinci gün oturumları, trende başladı ve tren oturumlarına Manisa Valisi Sayın Mustafa Hakan GÜVENÇER de katıldı. (Sayın Valim Muğla’da 14 ay valilik yapmış ve onunla Muğla’daki  planlarınızı gerçekleştirememiştik; memleketim Manisa’da bir sempozyumda beraber olduk.)

Turgutlu-Alsancak arası oturumlarla bir ilk gerçekleştirilmiş oldu. Değişik mekanlarda değişik sempozyumlar düzenlenmiş olabilir ama bu sempozyum ile ilk defa bir tren sempozyumu trende gerçekleştirilmiş oldu.

Trendeki oturumdan sonra tatlı tren sohbetleri yapıldı… Tabii tren Menemen Garı’na girerken bendeniz “Ooooof aman ama Menemen/Ben bu işe gelemem” türküsünü söyledim.

ALSANCAK GARINDAYIZ

Sürprizlerden biri de Alsancak Garı’na vardığımızda karşımıza çıktı. Sempozyum oturumlarının yapılacağı mekânda o eski kara trenlerden biri duruyordu; türkülere konu olan o meşhur kara tren yanı başımızdaydı. Arkasında da ahşap ağırlıklı müşavere kompartımanı…

Garda kara tren…

Fonda o kara trenin düdük sesi…

Ve bizleri karşılayan sıcacık TCDD personeli!...

İki akademik oturum… Şiirler… Sohbetler…  Ve trenle Turgutlu’ya dönüş… 2 saat süren tren sohbeti ile tatlanan bir yolculuk…

Sempozyumun akademik yönü elbette önemliydi ama bizce başka bir önemli yönü daha vardı. O da Sayın Belediye Başkanı Turgay ŞİRİN ve Sayın Kaymakam Uğur TURAN’ın (Sayın kaymakamımız son oturuma katılamadılar ama gönlü bizimleydi.) bütün oturumları takip etmeleriydi. Sağ olsunlar, bilgiye değer verip bizlerle beraber oldular.

30 bildirinin sunulduğu sempozyum, içeriğindeki tespitlerin önemi kadar, bir ilk olmasıyla da kültür tarihimize düşülmüş bir not oldu. İnşallah Metinbilim Enstitüsü Derneği seneye bir başka demiryolu hattında buluşturur erbabını.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1147/demek-ki-trende-sempozyum-yapmanin-farki-varmis.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar