SAYIN CUMHURBAŞKANIM BU MİLLET İSTEDİĞİNİZ HERŞEYİ VERDİ

Ta baştan başlayalım…

Siz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olduğunuzda, sizin mensubu olduğunuz, bizim ise seçmeni olduğumuz Refah Partisi TBMM’de sanırım 41 milletvekili ile temsil ediliyordu ve bu haliyle dördüncü parti durumundaydı.

Yani kâğıt üzerinde düşünüldüğünde sizin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmanız mümkün görünmüyordu.

Çünkü TBMM’de temsil edilen ilk üç partinin (DYP, ANAP, SHP) hem milletvekili sayıları, hem de oy oranları, sizin mensubu olduğunuz Refah Partisinin milletvekili sayısından ve oy oranlarından çok fazlaydı.

Bildiğiniz gibi Refah Partisi, MHP ve MP ile ittifak yapıp girdiği 1991 Genel Seçimlerinde %16.88 oy almıştı ve bu oyun yaklaşık %5.0’i MHP ve MP’ye ait olmalıydı.

Diğer üç partinin oylarıysa:

DYP %27.03, ANAP %24.01, SHP %20.75 olarak sıralanıyordu.

TBMM’de 7 milletvekiliyle temsil edilen DSP’nin bile oyu %10.75’di ve bu oy oranı Refah Partisine çok yakındı.

Evet, 1994 Yerel Seçimlerine giderken durum işte böyleydi…

Diğer taraftan, 1994 Yerel Seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışındaki siyasi rakipleriniz ise oldukça şöhretli kişilerdi.

Şöyle ki:

DYP’nin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Bedreddin Dalan

ANAP’ın Büyükşehir Belediye Başkan adayı İlhan Kesici

SHP’nin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Zülfü Livaneli

Sizin bu şöhretli rakiplerinizin arasından sıyrılıp İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olabilmeniz için, halk deyimiyle bir mucize olması gerekiyordu ve bu mucize oldu.

Şöyle bir oy dağılımı bu mucizenin çok açık göstergesiydi:

Refah Partisi %25.19

Anavatan Partisi %22.14

Sosyal Demokrat Halkçı Parti %20.30

Doğruyol Partisi %15.46

Demokratik Sol Parti %12.38

Evet, sizin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olabilmeniz için ancak böyle bir oy dağılımı gerekliydi ve bu gerçekleşti.

Eskilerin deyimiyle muhal farz, eğer DSP seçime girmese ve rakiplerinizden birisiyle anlaşmış olsaydı, sonuç bambaşka olurdu.

Fakat…

Yine eskilerin deyimiyle kader ağlarını örmüştü…

Rabbim sizin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmanızı dilemişti…

Ve bu aziz millet, her zaman olduğu gibi doğru olanda birleşmiş, tercihini sizden yana yapmış ve oyunu sizin için kullanmıştı.

Artık İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıydınız…

Selefiniz olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen, sanırım o zaman kadar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış olan en beceriksiz kişiydi.

Laftan başka bir şey üretmeyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının size bıraktığı ikisi büyük, birisi küçük ama hepsi de sosyal bakımdan çok önemli olan üç problem vardı…

İki büyük problem:

Dünyanın bu en güzel şehri çöp yığınlarına teslim edilmişti ve musluklarından günlerce su akmıyordu.

Küçük ama sosyal bakımdan diğerleri kadar önemli olanı ise Çamlıca tepesi dâhil, belediyenin sosyal tesislerinden sadece belli kesimin insanları yararlanabiliyordu.

Öncelikle sosyal tesisleri halkın her kesimine açarak gönüllerde taht kurdunuz…

Oturduğunuz bu gönül tahtından milletin dertlerine çare üretmeye başladınız.

Çöpü kaldırdınız, suyu akıttınız…

Sonra sırasıyla dünyanın bu en güzel şehrinin diğer problemleri çözdünüz…

Şehrin problemlerini çözdükçe sevildiniz ve hem ününüz, hem sevginiz bütün Türkiye’ye yayıldı.

Çünkü İstanbulda ülkemizin her ailesinden bir aile mutlaka vardı…

Ve bundan sonrası malum:

Siz istediniz bu millet verdi…

Girdiğiniz her seçimden galip çıktınız…

Genel Seçim, Yerel Seçim, Cumhurbaşkanlığı Seçimi, Referandum…

Şimdi de bir ilki daha gerçekleştirdiniz ve Cumhurbaşkanı olarak parti başkanı oldunuz…

Bundan sonra olacağınız bir şey kaldı…

O da Türkiye Cumhuriyeti Devlet ve Hükümet Başkanı…

Nasipse, iyi çalışırsanız, milletin nabzını iyi tutarsanız… Olağanüstü Kongrede söylediğiniz gibi “mütevazı” olursanız…

İşi mutlaka ehline verirseniz…

Partinizin ismine koyduğunuz gibi adil olursanız…

FETÖ fitnesi nedeniyle mağdur edilen bir kişi bile olsa o mağduru bulup haklarını iade ederseniz ve ondan helallik dilerseniz…

Güçlü Türkiye’nin Güçlü Devlet ve Hükumet Başkanı olursunuz.

Allah (C.C.)  yolunuzu açık etsin…

Selametle…

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1170/sayin-cumhurbaskanim-bu-millet-istediginiz-herseyi-verdi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Mehmet Sezai Aydıngöz
14.06.2017 18:56
Çok doğru da sayın yazar:Milli gelir adil dağılmadık ça,devletin alacağı istisnasız herkesten kuruşuna kadar tahsil edilmedikçe,Eğitimimiz,küitürümüz ve medeniyetimiz millileşmedikçe bu milletin yüzü gülmez.Ülkemizde hala eskiden kalma:Bir kişiye dokuz,dokuz kişiye bir tabak modeli hala yürürlükte.Maaş kavramının bir en alt limitini birde en üst limitini incelerseniz korkunç uçurumu görür ve teşhisinizi ona göre yaparsınız.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar