FETÖ ZEHİRLENMESİ VEYA FETÖNAZİ

Bir ülkenin köklü değişiminin sancısı çekilirken, zaman zaman sosyal ağrılar ve sancıların olmaması imkansızdır. Hele Türkiye gibi Doğu ve Batı medeniyetleri arasında gidip gelme sancısı yaşayan Türkiye için bu kaçınılmaz bir âkıbettir. Yıllardır kendi gücü ile ayakta durmaya çalışan Türkiye, belini her doğrulttuğunda, bir engelle karşılaştı ve enerjisini boşa harcayarak, gelişmesi engellendi. Yaşadığımız darbeler ve terör örgütlerinin saldırılarının amacı, gelişerek büyümek isteyen Türkiye’yi, geri kalmışlığa mahkûm etmektir.

Fetö’nün Meşrulaşması

2012 Şubat’ından beri alenîleşen Fetö saldırılarının sebebi de Türkiye’nin önüne ket vurmaktır. 40-50 yıldan beri devleti ele geçirme gayretinin arkasında da, Türkiye’yi batılı emperyalistlere altın tepsi içinde sunmak vardı. Cephe savaşlarının “out” olduğu bir çağda, “vesayet savaşları” devreye girdi. Vesayet savaşlarının bir kısmı, “mayın eşeği” örgütlerle yapıldı. PKK, DHKP-C, TKPML, DEAŞ, Taliban, El-Kaide, El-Nusra gibi örgütler “mayın eşeği” olarak Ortadoğu’ya sürüldü ama bir yandan da Fetö gibi bir örgüt, her dönemde iktidarlar ile al gülüm-ver gülüm ilişkiler içinde bulunarak devletin her kademesine yerleşmeye çalıştı. Biraz daha sabretselermiş, devletin neredeyse tamamını ele geçireceklermiş. Fakir, bu durumu, henüz MİT krizi (7 Şubat 2012) vuku bulmadan 2011 Mart ayında, o dönemde Zaman’da yazan Mustafa Armağan’a, “Askerî vesayeti bitiriyoruz ama cemaat vesayetini ne yapacağı?” diyerek dile getirmiştim. O zamanlarda dışarı yansımıyordu ama belki Tayyip bey ve yakın çevresi, cemaat vesayetinin farkında idi. Ben iyimser bir kanaatle farkında oldukları kanaatini taşımak istiyorum. Fakat merkezde meselenin farkında olan çekirdek kadro dışında öyle bir ağ kurulmuş ki, âdetâ cemaatten referans almadan devlet katında işin görülmeyecek duruma gelinmiş. Dişimizi tırnağımıza katarak gayret sarf ederek %58 evet oyu çıkardığımız (O dönemde, “bağımsız ülkücü” terimini kullanarak bu grubun referandumda “evet” diyeceğini yazmıştık ve “bağımsız ülkücü” terimini Tayip bey de kullanmış ve hatta balkoın konuşmasında “bağımsız ülkücüler”e teşekkür etmiştir.) 2010 referandumundan sonra HSYK fetöcülere teslim edilmiş. Bunun fark edilmesi, 17-25 Yargı darbesi ile olmuştu.

Çok büyük bir saldırı ile karşı karşıya kaldığımız bir gerçek.  Devlet bütün ferd ve organları ile fetö ile mücadele etmek mecburiyetinde. Bu mücadeleyi kazanmazsak, biteriz. 15 Temmuz akşamı teşebbüs edilen terörist darbe başarıya ulaşsaydı, 2. Sevr hayata geçecek, Türkiye olarak sadece Orta Anadolu kalacaktı ve o ülkeciğin başında da fetö başkanı terörist olacaktı.

Fetönazi mi?

15 Temmuz gecesi Türkiye, Allah’ın izniyle, kendi kaderini kendisi tayin etti ve terörist darbe teşebbüsünü yerle bir etti. 15 Temmuz, iç savaş pimi idi; batılılar başaramadı. Ama emperyalistler B planını da yapmışlardı. İşte şu anda yaşadığımız şeyler, ABD ve UK’nin B planıdır. Türkiye, iktidarı ve muhalefetiyle, tez zamanda aklını başına devşirmezse, toplumsal bir paranoyaya gark olacaktır. Fetö ile mücadelede yapılan yanlışlıklar, gerçek fetöcülerin gizlenmesini ortaya çıkarmıştır. Gizlenmiş fetöcülerin bir türlü ortaya çıkarılamaması, her açıdan toplumu paranoyak yapmak üzere. Tayyip bey, parti yapılanmasıyla ilgili yaptığı son basın açıklamasında, partinin değişik kademelerinde görev alacaklar için 6 şart açıkladı; 6’sı da görev alacak kişilerin fetö ile ilişkisinin olmaması. Bu durum, bir “fetö zehirlenmesi” yaşadığımızı göstermektedir. Yani bir parti yeni bir heyecan ivmesiyle harekete geçmeye çalışırken tek kriteri fetö oluyorsa, toplumsal ve siyasal bir “fetö zehirlenmesi” yaşıyoruz demektir ve bu muhtemelen “üst akıl”ın B planıdır. Yani, fetö’den başka bir şey düşünmemek!... Bu çok tehlikeli bir aşamadır ve Tayyip beyin amaçladığı Yeni Türkiye için ciddi bir kadro sıkıntısı çektiğinin göstergesidir.

“Üst akıl”, 15 Temmuz’da fetö piyonuyla A planını uyguladıysa, şimdi B planını uygulayarak kendi elimizle kendi hayatımıza son verme, yani  “fetönazi” planını uygulatıyor. Bilirsiniz, fetö, sıfır maliyetli projeler örgütüdür. Şimdi toplumsal paranoya ve ufkumuzu fetö ile karartme yoluyla, bize “fetönazi” uygulatıyor.

Aman dikkat ey siyasetçiler! Fetö ile mücadele ederken topluma fetönazi yaşatmayalım.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1365/feto-zehirlenmesi-veya-fetonazi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar