SIRITIK SIRRI’NIN ZEKÂTI

Bazı kavramlar var ki, dine bigâne olanlar, hatta din düşmanları tarafından bile kullanılır. “Zekâtını vermek” gibi... Burada temel bir ibadetin özü söz konusu değildir; bir varlığın fazlalığını anlatmak istenmektedir.

Geçenlerde TBMM’de bir tartışmaya şâhid olduk. Oyuncu olarak iştihar etmiş ve her nasılsa milletvekili olarak Meclis’e girmiş birisi, cesaret bahsi açılınca kürsüden ağzından köpükler saçarak “Benim (bizim diyor ama böyle okumak lâzım) cesaretimizin zekâtı, seni Aslan Yürekli Rişar yapar!” diyor...

Bir milletvekili değilse de bir “artiz”e yakışır ifade, üslûp ve bayağılıkta sözler...

Koca Meclis’i, orta oyunu sahnesi yapmaya kâfi!

Kürsü şehveti ile söylenmiş sözlerin ardında durmak ne ölçüde mümkündür?

Sırrı Süreyya’nın din kültürünü ölçmek niyetinde değiliz. Ölçüye gelir nisbette mi bilmiyoruz; zaten konu dinî değil. Yine de bir varlıktan zekât vermek için “nisab”, yani yeterli sayıya, miktara ulaşmak gerektiğinin bilinmesi gerekir.

Şöyle basitleştirelim: 39 Koyununuz varsa, zekât vermeniz gerekmez. 40 tane ise birini zekât olarak verirsiniz.

Burada asıl mesele, Sırrı’nın cesaretinin nisab miktarına ulaşıp ulaşmadığıdır.

Cesaret, senin kuyruğunu tutana “höt” diyebilmendir. Hâlbâki her konuşmanda onlara hulûs çakmakla meşgûlsün. Meclis’te bulunuşuna sebep aranırsa bundan başka bir şey bulunabilir mi? Teröristbaşına, Kandil’e, her fırsatta kandilli temenna göndermekten vücûdun “vav”a döndü!

Şimdi Tunceli’den yükselen ses, bu toprakların asil isyanı, seni rahatsız ediyor. Cevap vereceğinden değil, kendini bir yerlere ısbat etmek için kürsüye çıkıyorsun. Kırıta sırıta lâubâliyâne sözler sarf ediyorsun.

Senin artistliğin, oyunculuğun, her şeyin önünde. Halk tabiriyle “artiz”sin! Sen, her rolü oynarsın. Öyle oynarsın ki gerçekmiş sanılır! Bu güvenle hatta milletvekili rolü oynamaya bile kalkıştın. Doğrusunu benden duy: Senin en kötü rolün bu! Bu da gayet tabii… Sen orada milletin vekili değil, terör örgütünün adamı olarak rol kesiyorsun! Bu rolde de başarılısın. Her konuşman Kandil’de alkışlarla karşılanıyor. Tunceli Milletvekili Gürsel Erol’a karşı kestiğin rol de Kandil’de yüksek takdirle karşılanmıştır elbette.

Senin dürüstlükte, ahlâkta, insanlıkta, haysiyette... nisâba ulaşman mümkün görünmüyor; tıpkı cesarette olduğu gibi. Çünkü gerçekte sen sen değilsin! Sen, birileri adına rol kesen alelade bir oyuncusun. Cesur rolü kesmek başka, cesaret sahibi olmak başka!

Hakikati teslim edelim: Yine de senin nisâba ulaşan bir vasfın var: Artizlik!

Sen bu artizlikle, bu oyunculukla hangi çevrelere girmedin, kimleri kandırmadın ki?

Sen artizliğinin zekâtını versen ödenekli tiyatrolar ihya olur!

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1380/siritik-sirrinin-zekti.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Rüstem Erol
31.07.2017 21:07
39 Koyununuz varsa, zekât vermeniz gerekmez. 40 tane ise birini zekât olarak verirsiniz. Allah aşkına yapmayın.Kuran zekat için arttırdığının bir miktarını ver. Azalt veya çoğalt der. Siz ise ne diyorsunuz. Bari 39 koyuna zekat düşmez ama İNFAK düşer deseniz iyi olurdu.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar