FENERBAHÇE NEREYE?

Beklenen oldu ve Fenerbahçe, bir kez daha elleri böğründe bıraktı sevenlerini…

Yanlış okumadınız, bile isteye yani taammüden yazdım, “beklenen oldu” ifadesini. Zira futbol oyununu kara düzen değil, bilgi tabanlı olarak izleyen futbolseverler ile Fenerbahçe’yi körü körüne değil, sorgulayarak seven taraftarların geçen sezondan başlayarak gördüğü kötü gidiş bugünü fazlasıyla işaretliyordu.

Yani perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Yönetim anlayışından hoca kalitesine, giden ve gelen oyuncu tercihinden kimliksiz (“karaktersiz” dememek için) oyun anlayışına kadar.

…..

Adamın biri hırsızlık yapıp balkondan atlarken çaldığı eşyalarla birlikte yakalanmış ve savcının karşısına çıkarılmış. Savcı neden böyle yaptığı vs. klasik soruları sormaya başlar başlamaz, bay hırsız, “avukatımı istiyorum” demiş. Bu söze epeyce kızan savcı, “edepsizlik etme, suçüstü yakalandın, avukat ne yapacak sana” deyince, “hah işte, ben de onu merak ediyorum. Bakalım bu haldeyken bile beni nasıl savunacak, suçsuzluğumu kanıtlayabilmek adına neler söyleyecek” deyivermiş.

Vardar maçı böylesi rezil bir sonuçla tamamlanınca, birçoğunuz gibi, fakirin de aklına “acaba hoca ne diyecek, bu acı sonuç üzerine” sorusu gelmişti ki, Aykut Kocaman kimseyi merakta bırakmadı ve “anlatacak bir şeyim yok” diyerek maç sonu basın toplantısını terk etti. Konuştuğu birkaç dakikanın özeti ise, “çok üzgünüz; taraftar bizi yoğun biçimde destekledi, görevini yaptı ama biz yapamadık görevimizi.”

Buna karşılık, Vardar’ın işini iyi bilen, dahası şartlar dâhilinde en iyi şekilde yapmaya çalışan hocası Cedomir Janevski adeta onun adına da konuşarak, Fenerbahçe’nin oyun sistemi ve hatalarından/ açıklarından yola çıkarak turu nasıl atladıklarını pek güzel, açık seçik anlattı maç sonu konuşmasında.

Bakın ne dedi, Janevski Hoca…

“Biz biliyorduk Fenerbahçe’nin nasıl oynayacağını. Çok güçlü bir takım olduğunu da biliyorduk. Bunları bilerek stratejimizi kurduk. İki maçta da kurduğumuz stratejiyi iyi uyguladık ve kazandık. Bizim oyuncularımız kurduğumuz stratejiye uymak dışında şansları olmadığına inanmak zorundaydı, inandılar. Fenerbahçe’nin sağ ve sol kanadında oynayan Isla ve İsmail ileri çıktıkça, arkaya oyuncu sarkıtmak zorunda olduğumuzu biliyorduk. Bunu da yapıp gollere ulaştık. Defansta hatalar yapacaklarını biliyorduk, beklediğimiz oldu. Topla çok yatay oynadıklarını biliyorduk, öyle de yaptılar. Yatay oynadılar, alıp verdiler, biz de buna müsaade ettik. Hepsi topu Van Persie’ye ulaştırmak isteyecekti, tam da böyle oldu.

Yani diyor ki, “bizi hafifseyenlere faturayı en ağır biçimde kestik”.

Adam ilk maçta çözmüş Fenerbahçe’yi. Bu takımın bal vermez arı gibi, oradan oraya uçup durduğunu başka bir şey yapmadığını bir tek maçta görmüş.

Yazık ki, Fenerbahçe, rakip kaleye doğru değil, yana oynadığını görmüyor, göremiyor. Ne hocası, ne yönetimi, ne de kıdemli oyuncuları. Üstelik sadece bu sezon da değil, yıllardır.

…..

Bir takım düşünün ki, Aatıf’ı geçen sezon devre arasında göndermek için yırtınsın dursun, gönderemediği o morali darmadağın oyuncuyu tekrar maç kadrolarına alsın. Ve hücum gücüne katkı olacak diye, hatta kurtarıcı gözüyle baksın bu oyuncuya.

İsmail Köybaşı faciası ise bambaşka bir fiyasko Fenerbahçe yönetimi için… Beşiktaş’ın bir çuval para verip aldığı oyuncuyu, uzun sakatlığının ardından iyileşir iyileşmez (artık ne kadar iyileştiyse) Fenerbahçe’ye satışı kocaman bir soru işareti? Niye, neden, hangi üstün özelliğinden, oynadığı hangi klas futboldan dolayı?

Peki, Fenerbahçe Beşiktaş’a kimleri kaptırdı? Türkiye’nin en iyi sağ ve sol bekini. Milli takımın değişmez sağ ve sol bekini. Her iki konumdaki, en iyi gizli hücumcuları… Sonra en yeni kimi kaptırdı? Geçen sezonun ayakta kalan iki oyuncusundan biri olan Lens’i… Bu sezon Avrupa’ya gitmede en büyük katkısı olan oyuncuyu.

Geçen senenin en iyi iki oyuncusundan biri ve defansın belkemiği olan Simon Kjær de sezon başında satılınca, defans da yolgeçen hanına döndü. Zira onun yerine de, geçen sezonun ortasında gözden çıkarılan Neustädter konuldu.

Başka söze ne hacet…

Geliniz biz de, Aykut Hoca’nın tercihine saygı duyarak, Vardar maçları ve ligin ilk iki maçındaki oyunlara bakarak teknik değerlendirmeye girmeyelim.

Zira futbol tekniği bağlamında, Fenerbahçe’ye dair anlatacak hiçbir şey yok!

Yıllardır yazıp, söylediğimiz gibi… Fenerbahçe’nin “1 numaralı” problemi, yönetim anlayışıdır. Şuraya bir kez daha yazıyorum; O değişmeden hiçbir şey değişmeyecek ve Fenerbahçe çöküşten kurtulamayacaktır.

…..

İlk maç sonunda Vardar’ın teknik direktörü, “kendi kendilerine attıkları iki golle galibiyet aldık” diyerek adeta alay etmiş, Makedon basını da adeta değil basbayağı dalga geçmişti, “Üsküp’te Komedi” ve benzeri başlıklar eşliğinde.

Dün gece Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde yaşananlar ise, açık ve net bir trajediydi. Ve öyle görünüyor ki, çok acil önlem alınmazsa, bu trajedi kâbusa dönecek, Fenerbahçeliler de sezon boyunca onlarca korku filmi izleyecek.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1458/fenerbahce-nereye.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar