YÜKSEK ÇATI ve OBAMA BALONU

Topluluk önünde konuşurken sıkılıyor musunuz? Elleriniz başınıza bela mı oluyor? Ellerinizi koyacak yer bulamıyor musunuz?

Başarılı bir konuşma yapmak, muhataplarımızla etkili bir iletişim kurmak, onları ikna etmek veya onların duygu, düşünce ve davranışlarına yön vermek için ellerimizi nasıl kullanmalıyız?

Şuuraltına hitap etmek için hangi el hareketleri ile sözümüzü kudretli hale getirebiliriz?

Size birkaç tavsiyem var.

Beden Dili, kişinin hitabetini güçlendirir veya onu za’fiyete uğratır. El, kol, beden hareketleriyle kişi, muhatapları üzerinde tesirli olur veya onlar üzerinde kalıcı hiçbir iz bırakamaz.

Ayakta dururken, yürürken veya otururken biz konuşsak da konuşmasak da bedenimiz konuşur: Ellerimiz konuşur. Ellerimiz bir yerlere gider, bir yerleri işaret eder.

Üstelik; “Ben bugün beden dilini kullanmayacağım” demek gibi bir tercihimiz de ne yazık ki yok!

Madem ki böyle bir tercih imkânımız yok; bedenimiz, ellerimiz her daim konuşur, o halde dikkatli olmamız gerekir.

Beden dilinde el hareketlerinin çok önemli olduğunu, diğer organ sinirlerine göre ellerimizi hareket ettiren kas sinirlerinin beyinde çok büyük bir yer kapladığını geçen yazıda anlatarak “Homunculus” örneğini vermiştim.

Bu bilgilerin rehberliğinde, kontrol edebildiğimiz kadarıyla ellerimizi nasıl kullanmalıyız?

“Kontrol edebildiğimiz kadarıyla” şartını ileri sürüyorum, çünkü ellerimizin bütün hareketlerini kontrol etmemizin mümkün olmadığını biliyoruz.

O halde, televizyonda konuşurken veya bir meydanda halka hitap ederken -ayakta veya otururken- konuşma yaptığımız esnada, el hareketlerimiz nasıl olmalıdır?

Menşei Batı üniversiteleri olan araştırmalar, bazı el hareketlerinin muhataplarımızı daha çok memnun ettiğini ortaya çıkarmıştır.

Başka bir ifadeyle; karşısında bazı el hareketlerini gören kişiler, kendilerini daha çok mutlu hissetmekte ve konuşmacıya karşı olan ilgileri artış eğilimi göstermektedir. İzleyici, muhatabını daha büyük bir dikkatle dinleyerek daha çok şey anlamakta veya öğrenmektedir.

Sözkonusu el hareketlerinde, izleyici veya dinleyici kişi, konuşan / hitap eden kişiyle aynileşerek konuşmacıyı kendisine daha yakın hissetmektedir. Bir kişinin, ancak kendisine yakın hissettiği muhatabıyla daha çok ilgilendiği, onu daha iyi anladığı, iletişime ve iknaya daha fazla açık olduğu bilinmektedir.

Tavsiye edilen el hareketlerine birlikte bakalım.

YÜKSEK ÇATI HAREKETİ

Yüksek çatı hareketi, “kendine güvenen” bir konuşmacının hareketidir. Sunum yaparken veya bir topluluğa hitap ederken dinleyiciler üzerinde olumlu bir beden dili etkisi bırakır; aynı zamanda dinleyicileri, söylenenlere açık hale getirerek konuşmacıya olan ilgiyi artırır.

Basında yer alan fotoğraflar dikkatinizi çekmiştir: Alman Şansölye (Başbakan) Angela Merkel, yüksek çatı hareketini çok sık olarak yapmakta, mütemadiyen bu el hareketi ile görüntü vermektedir. Bu sebepledir ki, yüksek çatı hareketinden “Merkel Üçgeni” olarak da bahsedilmektedir.

Yüksek çatı hareketi muhataplara; “Ben, anlattığım konunun uzmanıyım”, “Bu konuda otorite sahibiyim”, “Konuya hâkimim: Her türlü soruya açığım, sorularınızı cevaplayabilirim” mesajını gönderir.

Konuşmacı, anlattığı konuda eğitimi almış ve hakikaten konusunda uzman ise, yüksek çatı hareketiyle muhataplarının karşısına çıkması tavsiye edilmektedir.

Fotoğrafta, televizyon programına katılan bir kişinin, “konunun uzmanı” olduğunu vurgulamak için yaptığı yüksek çatı hareketi görülmektedir.

Önümüzdeki günlerde bu sayfada okuyacağınız konularından biri, “Karizmatik Duruşlar ve Hareketler” olacak. Ancak, hemen ifade etmek gerekir ki, Yüksek çatı hareketi aynı zamanda karizmatik duruşa katkıda bulunan bir harekettir.

Yukarıda, 11.Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ü görmektesiniz. Fotoğraf, 2012 yılında çekilmiştir.

Yüksek Çatı Hareketi, anlatılan konuya veya bulunulan ortama hâkimiyetin bir ifadesi olmasının yanında, karizmatik duruşa da katkıda bulunduğu şüphesizdir.

AVUÇ İÇLERİNİN GÖSTERİLMESİ HAREKETİ

Avuç içinin, başka bir ifadeyle “el ayası”nın karşıdaki kişiye gösterilmesi, duygu ve düşüncelerin yönlendirilmesi açısından büyük önem arzetmektedir.

Sosyal araştırmalar; avuç içini gören kişilerin veya toplulukların, görüşmeden veya toplantıdan memnun ayrıldıkları sonucunu ortaya çıkarmıştır. Hatta, “avuç içi psikolojisi” hakkında çalışmalar yapılmış, bahse konu psikolojinin her daim olumlu etkiler bıraktığı ifade edilmiştir.

ABD Başkanı Obama’nın el hareketine dikkatlice bakar mısınız? Bu el hareketi, çocuklarla nasıl iletişim kurulması gerektiği hususunda önemli ipuçları veriyor. Obama’nın avuç içinin açık ve çocuğa dönük olması; çocuğun ise, bu iletişimi memnun ve mutlu bir şekilde devam ettirmek istemesi her yönüyle öğreticidir.

Avuç içinin gösterilmesi aynı zamanda; konuşmacının “Ben temizim”, “Sizden sakladığım hiçbir konu yoktur”, “Herşeyi açık açık konuşabiliriz” veya “Herşeyi açık bir şekilde müzakere etmeye hazırım” mesajını iletir.

Fotoğrafta, 2010 yılında seçmenlerine hitap eden Başkan Obama, ayakta konuşma yaparken görülmektedir. Özellikle el hareketlerinde mahir olan Obama’nın partililere avuç içlerini göstermesi dikkat çekicidir.

Benzer şekilde, Trump’ın avuç içi hareketleriyle seçmenlerini ikna ederek, oylarını artırdığı tespiti yapılmıştır.

Sadece ayakta yaptığı konuşmalarda değil, herhangi bir toplantı sırasında da Trump’ın el hareketleri göz alıcıdır. 2017 yılına ait bu fotoğrafta, Trump’ın avuç içlerinin açık ve dinleyicilere doğru açık olduğuna dikkat ediniz.

2017’de Fransa Cumhurbaşkanı seçilen Emmanuel Macron, beden dilini, özellikle ellerini ve kollarını başarılı şekilde kullanan bir liderdir. Fotoğraftaki Macron’un el-kol hareketleri, aynı zamanda bir “kucaklama hareketi”dir.

Unutulmamalıdır ki, kucaklama hareketi, konuşmacı ile dinleyici kitlesini yakınlaştıran sihirli birkaç hareketten birisidir.

El ve kol hareketleriyle seçmenlerini kucaklayan Fransız siyasetçi Marine Le Pen için de aynı tespitleri yapmak mümkündür. Beden dilini iyi kullanan Le Pen’in son seçimlerde oyunu yükselttiğini belirtmek isterim.

Karşınızdaki kişiyi veya topluluğu ikna etmek, söylediklerinize inandırmak mı istiyorsunuz? Ellerinizi, avuç içlerinizi, kollarınızı açarak hitap ediniz.

Medenî cesareti yüksek, kendine güvenen bir konuşmacı, gayri ihtiyari bile olsa, avuç içlerini açarak konuşur.

BALON HAREKETİ

Balon hareketi, “yüksek çatı hareketi” yapan ellerin birbirinden ayrılmış halidir.

Eller açılır, avuç içleri görünür: Eller açık haldeyken, yönü tam olarak muhataba dönüktür.

Bu hareketin etkisi, avuç içi hareketinin psikolojik etkisi gibidir: Kişinin, kendine güvenini gösterir, güven telkin eder, karşısındaki kişi veya kişileri iknaya hazırlar, ilgiyi üzerinde toplar.

ABD Başkanı Obama’nın bu hareketi çok etkili bir şekilde kullanması sebebiyle hareket, “Obama Balonu” olarak isimlendirilmeye başlanmıştır. Obama, kahir ekseriyetle bütün konuşmalarında, elleri arasında “sanki bir balon varmış gibi” konuşmakta, dinleyicileri adeta hipnoz etmektedir.

Obama, balon hareketini o kadar etkili bir şekilde kullanmıştır ki, 2009 yılındaki Başkanlık seçimlerinde; “Obama, Başkanlık seçimlerini sadece elleriyle kazandı” yorumları yapılmıştır.

ABD eski başkanlarından Ronald Reagan’ın oğlu Michael Reagan’ın bir programda çekilmiş fotoğrafı. Baş ve beden hareketleriyle uyumlu eller ve balon hareketi. Michael Reagan’ın yüzündeki tebessüm, ayrıca dikkate değer.

Yukarıdaki fotoğraf, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile Başkan Trump’ın 2017’deki bir basın toplantısında çekilmiştir.

Toplantıda tam bir güç mücadelesi yaşanmış; Trump’ın “yüksek çatı hareketi”ne karşılık, Kanada Başbakanı’nın koltuğun sadece bir tarafına dayanarak rahat oturuşu, basın mensuplarına hitap ederken ellerini büyük bir maharetle kullanması, “Trudeau, meydanı Trump’a bırakmadı” yorumlarının yapılmasına ilham kaynağı olmuştur.

Kanada Başbakanı Trudeau’nun elindeki “Obama Balonu”na dikkat ediniz. Trudeau, “sanki elinde bir balon varmış gibi” beyanat vermektedir.

Trudeau’nun “asimetrik” oturuşu, fotoğrafa ayrıca estetik bir görünüm kazandırmıştır. Asimetrik duruşun, karizmatik duruşlardan biri olduğunu da kaydedelim.

Katıldığı bir televizyon programında; Trump, balon hareketiyle “konunun uzmanı” olduğuna vurgu yapmakta, buna mukabil, “The Tonight Show” programının sunucusu Jimmy Fallon ise, yüksek çatı hareketiyle “Bu mekânın hâkimi benim” cevabını vermektedir.

Televizyonda veya bir topluluk önünde, otururken veya ayakta konuşurken, elinizde sanki bir balon varmış gibi konuşmaya gayret etmek, muhataplarınız üzerinde etkinizi artıracak ve daha kalıcı hale getirecektir.

Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, 2010 yılındaki ABD ziyaretinde Başkan Obama ile görüşmesine ait fotoğraf bu el hareketine başka bir örnek olarak gösterilebilir.

Görüşme konusunu etraflıca Obama’ya aktaran Başbakanımız, el hareketlerindeki rahatlık, ustalık ve balon hareketiyle ortamın kontrolünü ele almıştır.

SAYMA HAREKETİ

Konuşma yaparken, konuya bağlı olarak bazen sayma hareketi yapmak gerekli olabilir. Mesela, üç maddeye ayrılabilecek bir konudan bahsederken; 1) … …., 2) … …, 3) … … diye söze başlandığında, bunu el ile göstererek parmaklarla saymak, konunun anlaşılması için tavsiye edilen bir el hareketidir.

Fotoğrafta, bir televizyon programında Başkan Bill Clinton’un parmaklarıyla yaptığı “sayma hareketi”ni görmektesiniz.

Yapılan araştırmalar, bir veya her iki elin bir miktar yükseğe kaldırılarak, parmaklarla maddeler halinde sayma yoluyla yapılan anlatımların, dinleyiciler üzerinde olumlu bir etki bırakarak konunun daha iyi anlaşıldığını göstermiştir.

Konuşma sırasında, parmaklarla sayma hareketi yaparak konu anlatılmalı. Fakat, sayı saymaya hangi parmaktan başlanmalı?

Saymaya başparmakla mı, işaret parmağıyla mı başlamak gerekir?

Parmaklarla sayma hareketi yaparken, hangi parmakla saymaya başlanması gerektiği konusunda herhangi bir seçim yapmamız mümkün değildir. Saymaya başlama hareketi, gayri iradi bir harekettir; beynin otomatik bir talimatıyla başlar. Kişinin genetik mirası ve alışkanlıklar, hareketi tayin eden iki ana unsurdur.

Hareketi tecrübe etmek için arkadaşlarınızdan, dostlarınızdan parmakları ile sayı saymalarını isteyiniz. Aynı zamanda, onların hangi parmakla sayı saymaya başladığını gözleyiniz. Farkı mutlaka göreceksiniz.

Hülâsa-i Kelâm;

Ayakta veya oturur vaziyette; bir toplantıda, televizyon ekranlarında, bir topluluk önünde konuşurken veya bir meydanda halka hitap ederken elleriniz samimiyetinizi ve muhataplarınıza yakınlığınızı gösterecek kadar hareketli olmalıdır.

Unutmamak gerekir ki, bir konuşmanın başarısı, beden dili ile doğrudan ilintilidir.

Konuya hâkimiyetinizi aşikâr etmek, bilgi sahibi olduğunuz konuda “otorite” olduğunuzu vurgulamak için “yüksek çatı hareketi”ni tercih edebilirsiniz.

İletişime açık olduğunuzu, her daim müzakere yapabileceğinizi, gizli saklı bir hesabınız olmadığını göstermek için avuç içlerinizi muhataplarınıza gösterebilirsiniz.

Konuya ilgi çekmek, dinleyicilerin dikkatini toplamak, etkili bir konuşma yapmak için “balon hareketi” size yardımcı olabilir.

Sadece törenlerde, toplantılarda değil, gündelik sosyal hayatımızda da muhataplarımızla etkili bir iletişim kurmak, herhangi bir konuyu izah etmek veya herhangi bir konuda onları ikna etmek için el hareketlerinden faydalanmak gerekir.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1475/yuksek-cati-ve-obama-balonu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar