DİL KURUMU'NU İŞE YARATMAK

Geçenlerde yazmıştım, “Avara kasnak bir kurum” diye...Dil Kurumu’nun bu günkü durumu bu. Baştan belirtelim ki, Dil Kurumu yöneticileri ile şahıs olarak bir meselemiz yok. Hepsi, çok değerli kişiler. Fakat iş ortada ve yapılacak çok şey var, yapan yok! Kurumdan, sonuç alıcı bir hareket emaresi görülmüyor.

İşte tam burada, yeni bir kanun tasarısından haberdar oldum. Helâl gıda ile ilgili.

Gıdanın helâline eyvallah, dilde neden “helâl”lik aramıyoruz?

“Dilin helâli haramı mı olur?” diyenlere söyleyeceğimiz şu: Neden olmasın? Kendi dilimizin imkânları içinde en doğrusu ve en güzeli helâldir. Helâli varken, haram irtikab edilmez!

Kanunla Helal Akreditasyon Kurumu kurulacakmış. Devlet yeni bir bürokratik mekanizma oluşturuyor. Doğru mu, yanlış mı? Bana sorarsanız, bu işleri gönüllü kurumlara bırakmak daha doğru olur. Bu mevzumuzun dışında!

Kurulacak kurumun ismi, bir kelimeyi devlet zoruyla hayatımıza sokacak: Akreditasyon!

Ne demek “akretidasyon”? Bu yabancı kelimede bir keramet mi var? Kelimedeki “kredi” dikkatinizi çekiyor mu?

Burada “kredi” itibar, güven anlamına geliyor. Akretidasyon da “güvenilirlik” olarak karşılanabilir. (Başka karşılık bulan da olabilir.)

Akreditasyon yerine güvenilirlik desek yanlış bir şey yapmış olmayız; kanunun ruhuna uygun bir şey yapmış oluruz.

Bu kurum helâl gıda “sertifika”sı verecek. Bunun Türkçesi de vesika, belge, berat!

Dil Kurumu yine geç kalmış!

Biz yazıyı hazırlarken, niyetimiz Dil Kurumu’na bu meseleye müdahele tavsiyesinde bulunmaktı. Bulunurlar mıydı, bilemiyoruz. Fakat atı alan Üsküdarı geçmiş! Kanun Meclis’ten çıkmış.

Şimdi bir tek yol kalıyor.

Malûm, bu sene Türk Dili Yılı.

Türk Dili Yılı’nda sayın Cumhurbaşkanımız, bu kanunu dilinden ötürü geri çevirebilir! Bu hamle Türk Dili Yılı'na hayatiyet kazandırır. Hem Dil Kurumu’nun üzerindeki ölü toprağı böylece kalkmış olur!

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1660/dil-kurumunu-ise-yaratmak.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar