BELEDİYE BAŞKANLARININ İSTİFASI!

Belediye başkanlarının istifalarının arkasında yatan en önemli neden, 2019 seçimlerinde başarılı olmak isteyen bir AK Parti stratejisidir. Bugünü tartışan ve geleceği göremeyen muhalefetin tahayyülü Recep Tayyip Erdoğan'ın stratejik hamlelerini anlamaya yetmiyor.

Girdiği pek çok seçimde başarısız olan ama istifa etmeyen siyasetçilere bu istifaların örnek olmasını dilerim. İstifa eden belediye başkanları AK Parti'de siyasete devam edeceklerdir. Bir kenara bırakılmadılar başka bir göreve getirileceklerdir.

İlk iktidara geldiğinde % 36 oy alan AK Parti %49.9’ a kadar oylarını yükseltti. Recep Tayyip Erdoğan %52 ile ilk turda Türkiye'de halkın direk oyları ile seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu. Şimdi iktidar olma çıtasını % 50,01 e yükseltti. 2019 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri erkene çekilmezse, önce 31 Mart 2019 da yerel yönetimler seçimleri olacak ve ardından 8 ay sonra genel seçimler gerçekleştirilecek. İlk hedef olan yerel seçimlerde alınan oy ve sonuçlar siyasi partiler açısından çok büyük önem arz eder konuma geldi.

Ben inanıyorum ki, Mart 2019 da şu an milletvekili hatta bakan olan, geçmişte bakanlık ya da milletvekilliği yapmış pek çok isim belediye başkanlıklarında ilçe, il ya da büyükşehir belediye başkanı adayı olarak halkın karşısına çıkacaktır.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in yerine 22. Dönem Ankara Milletvekili, çevre mühendisi ve Sincan Belediye Başkanı olan Mustafa Tuna seçildi. Balıkesir Büyükşehir’de boşalan başkanlık makamına da diş hekimi, iki dönem AK Parti milletvekili adayı olan Altıeylül Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu'nun geleceği belli oldu.

Gelecek seçimlere doğru hızla gidilirken öncelikle partiler il ve ilçe teşkilatlarını güçlendirecek, hummalı bir çalışma ortaya koyacaklar, belediye başkanlığında ciddi ve güçlü adaylar çıkarmak için titiz bir çalışma yürüteceklerdir. Hatta eskiden olduğu gibi son anda değil seçimlerden en az 1 yıl önce adayların isimleri kamuoyu önüne gelecektir.

AK Parti başarılı olmak için, halkın istediği, sadece kendi tabanından değil başka partilerin tabanlarından da oy alabilecek, partinin 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine illerini taşımak İçin koşacak, halk ile sürekli irtibatta olacak, 2019 genel seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde illerinden en yüksek oyu almaya katkıda bulunacak, gece gündüz demeden koşacak, proje ve vizyon sahibi, ulaşılabilir, disiplinli, ekip ruhuna sahip, kavga değil çözüm insanı olan, teşkilatları kendi hükmü altına almak İçin uğraşan değil, teşkilatla birlikte sinerji oluşturabilecek kişilerle yola çıkacaktır.

Tabii ki hizipçilik, başkasına çelme takma düşüncesi bir kenara bırakılmalı, alçak gönüllülük ile geç kalmadan yola çıkılmalı, iyi bir ekip oluşturulmalı, teşkilatlara destek olacak, illerine ve ülkeye değer katacak projeler ortaya konulmalı ve ciddiyetle çalışılmalıdır.

Ismarlama anketler yerine tabanın sesine kulak verilmeli, tüm ilçelerde adaylar belirlenirken dikkatle çalışılmalı, asla işler şansa bırakılmamalı, profesyonel bir çalışma ortaya konulmalıdır. Halkın terazisinin çok hassas olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.

Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Önemli! 

Cumhurbaşkanı seçilebilmek için, milletin yüzde 50+1'inin oyunu alma zorunluluğu da "işbirliği ve ittifak" olgusunu siyasetin merkezine yerleştirdi. Yani, yeni dönemde siyaseti şekillendirecek kodlardan biri partiler arası işbirliği ve ittifak arayışları olacağa benziyor.

Bu bağlamda, yeni dönemde siyasal partiler kuşatıcı olmak ve daha fazla seçmenin gönlüne girmek zorunda. Partilerin cumhurbaşkanı adayı farklı toplumsal kesimleri ve onların beklentilerini karşılayacak isimler olması gerekiyor.

Siyasetin yeni kodlarına uyum sürecinde AK Parti diğer partilere nazaran daha avantajlı konumdadır.  AK Parti'nin değişime açık olması ve reform talebini kendi içinden yükseltebilmesi; iktidardayken kendisinin muhalefeti gibi davranıp, Erdoğan liderliğinde özeleştiri yapabilmesi; Cumhurbaşkanı adayının net olması, AK Parti'yi avantajlı yapan unsurlar olarak görülüyor.

AK Parti ve MHP Türkiye'nin ulusal çıkarlarını ilgilendiren konulardaki tavırlarıyla yeni bir sayfa açtı. Ulusal konularda kısır siyasi tartışmalar bir tarafa bırakılıyor. Her iki parti de millet ve devletin çıkarları doğrultusunda bir söylemi benimseniyor. Özellikle Türkiye'nin bekasını ilgilendiren konularda tek sesle güç birliği yapılıyor. Uluslararası arenada Türkiye'nin elini zayıflatabilecek söylemlerden kaçınılıyor. 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimine doğru kapsayıcı ve kucaklayıcı dilin daha fazla etkin olacağı aşikar.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden 8 ay önce Mart 2019 da yerel yönetimler seçimlerinin yapılacak olması ve bu seçimlerin Kasım 2019 seçimlerine hem psikolojik hem diğer etkileri düşünüldüğünde partiler yerelde adaylarını şansa bırakmayacak ince eleyip sık dokuyarak gideceklerdir.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1673/belediye-baskanlarinin-istifasi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar