FETÖSELLİ DEVLET KAPILARI

Yıllardır devlete sızmaya çalışan ve devlet erkini ele geçirmek için her türlü plan, hile ve desiseyi yapan FETÖ, özellikle 1990’lardan itibaren kendi çapında atağa geçti ve benim gözlemleyebildiğim kadarıyla, bu çabalar, 12 Eylül 2010 Anayasa referandumu öncesi zirveye çıktı ve o referandum, iktidarın güvenini kazanmanın da bir vesilesi oldu. “Ölüler bile kalkıp evet oyu vermelidir” lafının arkasında güven pekiştirme operasyonu yatmaktadır. Referandumda çıkan % 58’lik evet oyu üzerine iktidar FETÖ’ye güvenmiş ve arkasından da kredi açmıştır. Pek çok kuruma 1980 sonlarından beri sızmaya başlayan terör örgütü, 2010 referandumu ile yargıyı ele geçirmiştir. HSYK ve diğer üst yargıyı ele geçirmeleri, 17-25 Aralık’ta savcının bildiri dağıtması gibi “kanırtmalar”, daha önce (Şubat 2012) patlak veren MİT krizi ile tedirginleşen iktidar, vaziyeti anlamışsa da, o günlere kadar, devlet kapılarının bir kısmı FETÖ’ye teslim edilmiş ve bu kapılardan FETÖSELLİ geçişler hızlanmıştır. İktidarın 2010 güvenini son haddine kadar kullanan terör örgütü ile mücadelenin zorluğu bu “FETÖSELLİ devlet kapılarından geçişin hiç kontrol edilmemiş olmasıdır.

Devlet ve iktidar, yerinde bir kararla devleti bu teröristlerden temizlemeye çalışıyor ama hedeflenen başarı 17 aydır bir türlü elde edilemedi. Devlet kapıları FETÖSELLi hale getirilirken, kontr-garanti alınmamış ve kontrol düşüncesi hiç devreye sokulmamış ki şimdi yapılmak istenen temizlik bir türlü yapılamıyor. Tayyip beyin gecesini gündüzünü bu işe harcamasına rağmen   sadra şifa bir sonuç alınamıyorsa, çoook eksiklerimiz vardır. Şayet devlet kapıları FETÖSELLİ hale getirilmeseydi veya hadi getirildi diyelim, hiç olmazsa bir kontrol sistemi de kurulsaydı, şimdi bu ayrık otlarını elimizle koymuş gibi bulur, ensesinden tutup atardık.

Yaygın kanaat odur ki, başta yüksek bürokrasi ve siyaset olmak üzere FETÖ temizliği yapılamamıştır. Kurumlardaki kripto FETÖ’cüler, ikinci aşama için vaziyet kollamaktadırlar; bir yandan da FETÖ ile mücadele esnasında olması gereken hassasiyet, zaman zaman yanlış yapılmasına yol açarak kırgın bir kitle yaratılmasına yol açmaktadır.

DERENİN TAŞI İLE DERENİN KUŞUNU VURMAK

FETÖ, iktidar ile güllüm-ballım iken, taşradaki faaliyetlerinde iktidardan devşirdiği gücü kullandı. Yani “Bizimle hareket edin; iktidar  da bizimle hareker ediyor.” havası verdi. Taşradan topladığı bu devşirme güç ile de iktidara “Bak, taşra arkamda. Beni destekle.” dedi. Benzeri durum yurt dışında da yaşandı. Kısaca FETÖ, iktidarın gücünü kullanarak güç devşirdi ve bunu iktidara karşı kullandı. Bu yolla FETÖSELLİ devlet kapılarını elde etti. Bu kapıdan geçen imkanlara kavuştu; geçmeyen kavuşamadı.

FETÖ İLE MÜCADELE EDERKEN MAĞDURLAR YARATMAK

FETÖ ile mücadelede yapılacak yanlışların iktidara güç kaybettireceğini ilk ve sürekli yazan biriyim. Dediğim oldu. 2014’te Cumhurbaşkanlığı seçiminde % 52 alan Tayyip bey, büyük bir badire olan 15Temmuz darbe teşebbüsü gibi terörist hareketi, halkın desteğiyle aştığı halde, bu desteği 2017 refrandumuna yansıtamamıştır. Bunda rol oynayan olumsuzluklardan biri, FETÖ ile mücadelede yapılan yanlışlıklarla mağdur edilenlerin kırgınlığı ve küskünlüğüdür. FETÖ ile hiç alakası olmayan bir ailenin çocuklarından biri iktidar ile FETÖ al gülüm-ver gülüm dönemindeyken ve “ne istedilerse verilen” FETÖ’nün bir kurumunda 1 yıl çalışıyor ve kendi isteğiyle ayrılıyor. Daha sonra diğer çocuğun bir kamu işi, diğer kardeşinin 17-25’ten çoook önce bir FETÖ kurumunda 1 yıl çalışmasından dolayı olmuyor.

Veya başka bir mağduriyet…

Sayın Başbakan “Biz OHAL’i millete değil kendimize ilan ettik.” diyor ama kazın ayağı hiç de öyle değil. Mesela, bir atama yapılırken veya istifaen kurum değiştirme esnasında uygulanan “güvenlik soruşturması” aylarca sürüyor ve FETÖ ile hiç ilgisi olmayan biri, FETÖ yüzünden mağdur ediliyor.

O ZAMAN?

FETÖSELLİ devlet kapılarından dolayı özür dilemek de bir erdemdir ama sosyal barışın tesisi ve 2019 tehlikesine karşı sağlam ve sağlıklı bir kitle oluşturmak için, FETÖSELLİ devlet kapılarında geçmemiş ve bunun sorumlusu olmayanların mağduriyetlerinin hızla giderilmesi, OHAL’in kriminal terör durumu dışında uygulanmaması; başta yüksek bürokrasi ve siyasette FETÖ temizliğinin göstere göstere yapılması şarttır. Yoksa 2019’da 7 Haziran 2015 ve 16 Nisan2017 tehlikesi kapıda bekliyor. Oysa Türkiye 2023 yolunda elini güçlendirmek için 2019’u çok güçlü bir şekilde atlatmalıdır.

Tamam… Derenin taşı ile derenin kuşunu vurma imkânı verildi FETÖ’ye… FETÖSELLİ devlet kapıları da teslim edildi ama bu aşamadan sonra, özrün insaniliğinden ziyade toplumu ikna edecek icraatlar gerçekleştirilmeli ki kamu vicdanı rahatlayabilsin.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1820/fetoselli-devlet-kapilari.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar