EY RABİNOĞLU FETULLAH TEVBE ZAMANI!

Kimliğini sen de biliyorsun, bu milletin büyük çoğunluğu da gayet iyi biliyor.

Sen vatansız, haysiyetsiz, şahsiyetsiz, merhametsiz, şerefsiz, takiyye kültürüyle yetişmiş, ömrünce takiyye yapan katıksız bir Pakradunisin!

Asıl kimliğinin üzerindeki kimlikleri çıkarmak için mahşere kadar uğraşıp didinsek yine de asıl kimliğine ulaşamayız.

Senin asıl kimliğin mizanda belli olacak ve peşinden giden Müslüman kimlikli ahmaklar şaşkınlıktan avuçlarını ısıracaklar ve “Rabbim! Bize bir yol yok mu, dünyaya dönelim ve tevbe edelim” diyecekler.

Oysa orası tevbe yeri değil, hesap yeri…

Orada herkes kendi eliyle diliyle yazdığı kitabı okuyacak.

Ey Rabinoğlu Fetullah!

Sen her vatansız Pakraduni gibi, olabildiğince nankör, olabildiğince namert, olabildiğince korkaksın!

Senin asıl kimliğini, vatansızlığını, nankörlüğünü, iki kimlikliliğini, Pakraduni oluşunu bilmeyenler ise sadece ve sadece büyülediğin, omurgalarını aldığın, ruhlarını boşalttığın, zihinlerini körelttiğin, ferasetlerini yok ettiğin, basiretlerini körleştirdiğin, birer sürüngene, birer yumuşakçaya, birer köstebeğe döndürdüğün, birer maymuna çevirdiğin haşhaşilerindir!

O haşhaşiler ki, seninle tanışıncaya, senin yakının olup vaftizli ekmeğini yiyip, vaftizli suyunu içinceye, birer dolar karşılığı ruhlarını satıp sana kul köle oluncaya kadar muttakilerdi, müminlerdi, Müslümanlardı!

Değil İslamın haram kabul ettiği büyük günahları işlemek, ayakları kayar korkusuyla şüpheli olanlara bile yaklaşmaz, şüpheli alanlara bile girmezlerdi.

Namazlarını Allah cc için kılarlar, oruçlarını Allah için tutarlar, zekâtlarını ve sadakalarını Allah için verirler, haclarını Allah için yaparlardı.

Ezanlarını camilerde ve mescidlerde okurlar, kiliselerde değil ezan okumak, kiliselere girmezlerdi bile…

Şehadet kelimeleri tam, rehberleri Hazreti Peygamberdi (sav)…

Her biri O kutlu Nebinin izine basmaktan, O Güzel Nebinin (sav) buyrukları doğrultusunda bir hayat sürmekten şeref duyarlardı…

Ne zaman ki senin pis gölgene sığındılar ve alçak iradene girdiler, bu saydıklarımızın hepsini ve daha fazlasını hedefi belirsiz, yolu bozuk, rehberleri alçak hizmet denilen pis bir uğraşa harcadılar…

Ve içinden çıkılması imkânsıza yakın pis bir kuyuya düştüler…

İşin daha da kötüsü ise ne pis bir kuyuya düştüklerinin farkındalar, ne de bu kuyudan çıkışlarının imkânsıza yakın zor olduğunu biliyorlar…

Senin namert izinin kendilerini aydınlığa çıkaracağına o kadar eminler ki, tevbe etme kavramını bile unuttular!

Öyle ya niye tevbe etsinler ki!

Başlarında Mehdi, Mesih, Kâinat imamı, masum, masun bir kişi…

Allah’ın cc dünyadan kendisine pay ayırdığı bir kişi…

Cebrail parti kursa bile siyasetten uzak kalmayı yeğleyen, şeytandan sığınır gibi siyasetten Allah’a cc sığınan pak bir kişilik…

Kendisi öyle bir hizmet eri ki…

O Güzel Nebi (sav) “bırak bu hizmeti, köşene çekil” dese…

O Güzel Nebi’ye (sav) uymayacağını ve bu kutlu yolda hizmete devam edeceğini söyleyebilecek kadar kendisini hizmete adamış bir Kutsi!

Evet…

Onları etkin altına aldın, büyüledin ve İslamın aydınlık yolundan Pavlus Hristiyanlığının ve Talmut Yahudiliğinin karanlık yoluna soktun!

Ve şimdi kaçınılmaz sona yaklaştın!

Ölüm kapıya dayandı…

Azrail’in gelmesi yakın…

Fakat dinin başka da olsa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın diliyle “şarlatan” da olsan, görevin gereği İslamı öğrenmişsin ve İslam’ı biliyorsun!

İslam’ın hak din olduğunu, kıyamete kadar hükmünün geçerli olduğunu da biliyorsun!

Öyleyse mi?

Şimdi tevbe zamanı!

Azrail gelmeden!

Firavun gibi “mağlem yugargire” düşmeden!

Tevbe et ve kurtul!

Sonra da kullarına, haşhaşilerine, beyinsizlerine tevbeyi tavsiye et!

Onlar sensiz tevbe edemezler!

Böylece “bir kişinin hidayetine vesile olma” şerefine erer ve sevabın artar!

Bu mümkün mü?

Zahiren mümkün!

Batını Allah (c.c) bilir!

Sana bu coğrafyanın hatırına tavsiyem budur!

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1851/ey-rabinoglu-fetullah-tevbe-zamani.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar