TÜRKİYE CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN YUNANİSTAN ZİYARETİNİN ARDINDAN...

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 65 yıl aradan sonra Batı Trakya’ya tarihi bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu tarihi ziyaret gerek Yunan basınında, gerekse Türk basınında olsun ziyaret öncesi ve sonrası geniş yer bulmuştu.

Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 7-8 Aralık 2017 tarihinde Atina ve Batı Trakya ziyaretleri sırasında Batı Trakya’da yaşayan Türk Azınlığın sorunları vurgusu gerek Yunanistan gerekse Türkiye ulusal basınında geniş yer buldu. Uzun yıllar sonra Batı Trakya Türk Azınlığı’nın sorunları ilk defa bir devletin en üst makamı iki ülke Cumhurbaşkalanları arasında yüz yüze bir görüşmede dile getirilmiş ve bu karşılıklı diyaloglar anında dünyanın gözü önünde canlı olarak her iki ülkenin vatandaşları tarafından da canlı izlenmişti. Bu görüşmelere baktığımızda; Türkiye devletinin bu kadar keşmekeşin içinde biz Batı Trakya Türklerinin ne kadar önemli bir unsur olduğumuzu, Lozan Antlaşması’na dayalı resmi bir azınlığın var olduğunu ve bu azınlığın haklarının da Lozan Antlaşması’nda düzenlendiği altı çizildi. Aynı şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başbakan Aleksis Çipras ile yaptığı görüşmede de Batı Trakya Türk Azınlığı’nın sorunları ilk defa kamuoyu önünde dile getirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanistan ziyaretine saatler kala 6 Aralık 2017 tarihli gece de bazı karanlık güç(süz)ler tarafından Gümülcine ve İskeçe illeri başta olmak üzere bazı köylere, “Bir daha düşün! Erdoğan gidecek. Sen yarın da burada olacaksın” yazılı kağıtlar dağıtıldı. Hatta bazı evlere de haç işaretleri çizildi. Hepimizin bildiği üzere bu ve benzeri olayları, bazı çevrelerin azınlık içinde huzursuzluk ve hoşnutsuzluk yaratmaya yönelik olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Yaşanan bu tatsız olayı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunan mevkidaşı Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos ile görüşmesi sırasında gündeme getirmiş, gerçekleştirmiş olduğu bu ziyaretin dostluğa ve barışa dayalı bir ziyaret olduğunun altını çizdi. Erdoğan yaşanan bu gelişmeyi, “65 yıl aradan sonra biz buraya çok farklı bir heyecanla geldik. Ama birileri maalesef bu ziyareti provoke ediyor. Binaların kapılarına çizilen işaretlerden dağıtılan broşürlere kadar. Eğer bugün buraya bir Cumhurbaşkanı geliyorsa bunun çok kontrol altında tutulması gerekir diye düşünüyorum. Bu ziyaretimizin çok daha zengin ve barışa yönelik bir şekilde yürümesi tarafların özel gayretleriyle önem arz ediyor. Bizde bir kara parçasından bir tarafa bağırıldığı zaman duyulur. Öyleyse aramızdaki siyasi, kültürel, askeri ilişkileri, stratejik konseyi güçlendirerek devam ettirmek lazım.” sözleriyle yorumladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Yunanistan ziyaretine ilişkin ise “Benim arzum, biz bardağın boş tarafıyla uğraşmayalım. Bardağın dolu tarafına bakıp, münasebetlerimizi güçlendirelim. Bu ziyaretimizde inanıyorum ki 65 yılı bir kenara koyup, ileriye bakma ziyareti olacaktır.” açıklamalarında bulundu.

Evet, her iki devletin halkları olarak artık her iki ülke siyasetçilerinin de, ‘Bardağın dolu tarafına bakılması’ görüşünde olmaları gerektiği kanaatindeyim. Aksi takdirde ‘Bardağın boş tarafı’ ile uğraştığımızda ülkemizin gelişmesi adına ve bir komşu ülke olarak bir ‘Arpa boyu’ bile yol alamayız.

Bu ziyaretin sonuçlarına dair bir kaç söz söylemek gerekirse; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batı Trakya vurgusu, Başbakan Aleksis Çipras’ın Müftülük Sorunu’nu gündeme almasına itmiştir. Bu konuda bu güne kadar her ne kadar somut bir adım atılmasa da, bunun diğer azınlık sorularına yansıması muhtemel midir? sorusunu da kendimize soracak olursak, bunu da önümüzdeki günlerde yaşanan gelişmeleri hep birlikte takip edip göreceğiz.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1862/turkiye-cumhurbaskani-erdoganin-yunanistan-ziyaretinin-ardindan.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar