ON MİLYON İRANLI GÖÇMENE HAZIR MISINIZ?

Domuzsever Sığır Çobanlarının Kafadan Kontak Kovboyu, başkanlık koltuğuna oturalı beri, en akla gelmedik şekilde ve en olmadık zaman kesitlerinde dünyayı karıştırmaya devam ediyor.

Ve “şeytan onlara amellerini süslü gösterir” (Ankebut/38)) ayeti çerçevesinde:

Bir taraftan dünyayı ateş çemberine atarken…

Diğer taraftan er veya geç yıkılması mukadder olan Alçak Belhumadal Densizlerin (ABD) kurduğu…

Kurulup da dünya arenasına çıkalı beri gittiği her yere zulüm, yıkım, ölüm, pislik götüren…

Ve gittiği her yerin tarihini, coğrafyasını, yer altı ve yer üstü bütün zenginliklerini talan eden Birleşik Alçaklar Devletinin yıkılışını çabuklaştırıyor.

Bu yıkılışı çabuklaştırması, başındaki sıkıntıyı aşamayan ve o sırada akli dengesini de kaybeden kişinin intihara kalkışması gibi bir şey…

Bu gerek ülkemizin gerekse Birleşik Alçaklar Devletinden zarar gören her ülkenin, her milletin, her devletin, her coğrafyanın dört gözle beklediği, arayıp da bulamadığı bir şeydir.

Hiçbir devlet çizgisi olmayan…

Hiçbir insani doğrusu olmayan…

Uluslararası arenada verdiği hiçbir sözü tutmayan…

Arkasında duracağı hiçbir insani değere sahip olmayan bu Birleşik Alçaklar Devleti…

Başındaki Kart Domuz Trump’ın, tıpkı intihara giden kişi gibi akli dengesini kaybetmesi nedeniyle, beklenenden çok daha kısa sürede yıkılıp gidecektir.

Geride insanlığın yâd edeceği hiçbir hayırlı iş bırakmadan…

Başta Kart Domuz Trump olmak üzere…

İnsanlığa kan ve gözyaşından başka bir şey sunmayan Birleşik Alçaklar Devleti’nin ya da Uslanmaz Sığırlar Arenasının (USA) bütün yönetim kademsinde olanlar için söylenecek söz…

Anadolu insanının o muhteşem hükmü olacak:

“Cehenneme Zümera!”

Benim bu alçak domuzsever sığır çobanlarına sözüm ise:

Yolunuz açık ve engelsiz olsun!

Cehennem, yedi kapısını açmış sizi hasret ve iştiyakla bekliyor!

Ateşiniz bol, ıstırabınız sınırsız olsun!

*

İşte bu Birleşik Alçaklar Devleti’nin Başkanı Kart Domuz Trump ve ekibi şimdi de İran’ı karıştırıyor.

Sözleri biraz farklı da olsa, gerekçe öz olarak aynı:

“Yönetim halkın isteklerini yerine getiremiyor.”

A pislikler!

A alçaklar!

A domuzlar!

Siz dönüp de ülkenize baksanıza!

Bakın bakalım kaç milyon kişi evsiz!

Kaç milyon kişi sosyal güvenceden mahrum!

Kaç milyon kişi insan yerine konulmuyor!

Ve gittiğiniz hangi ülkeden orayı imar ederek çıktınız?

Bu soruya vereceğiniz bir tek olumlu örnek yoktur.

Sizler ruhi yapınızın pisliği nedeniyle, hiçbir yeri imar edemezsiniz.

Çünkü sizin göreviniz imar etmek değil, harap etmektir.

Sizler hiçbir yeri ihya edemezsiniz!

Çünkü sizin göreviniz ihya etmek değil, imha etmektir.

Sizler hiçbir yeri ıslah edemezsiniz!

Çünkü sizin göreviniz ıslah etmek değil, ifsat etmektir.

Allah cc sizi kahretsin!

Perme perişan eylesin!

İç karışıklarla ve doğal afetlerle yer ile yeksan etsin!

Ve Rabbim, yiyecek ekmeğe muhtaç olduğunuzu kan ve gözyaşına boğduğunuz ülkelere, milletlere, coğrafyalara göstersin!

*

Bize gelince!

Bilelim ki bu coğrafyada olan her musibetin ucu mutlaka bize dokunur.

Bir başka deyişle ve daha gerçekçi bir yaklaşımla:

Bu coğrafyada olacak her türlü karışıkta en büyük zararı çekecek olan bizim ülkemizdir.

Tıpkı Arap Baharının en büyük ve kalıcı zararını bizim çektiğimiz gibi…

Bu ülkenin Arap Baharı uydurmasıyla ne kadar zarara uğradığını söyleyebilir miyiz?

Ülkemize göç eden Suriyeli veya Iraklı Müslüman kardeşlerimizin başımız üstünde yeri var!

Fakat konu sadece 3-4 milyon insanın ülkemizde göçmen olması değil ki…

Kaldı ki bu ülke İslam ülkelerinde yaşayan bütün Müslümanların ana vatanıdır.

Bu bakımdan ülkemize gelen göçmenler için harcadığımız onlarca milyar doların hesabı elbet yapılmaz.

Fakat bu kardeşlerimiz yerlerinde yaşama imkânını bulsalardı hem onlar daha rahat ve huzurlu bir hayat yaşayıp, dünya üretimine katkıda bulunacaklar…

Hem de biz göçmenlere harcanan paralarla ülkemizi daha güçlü hale getirecektik.

Birleşik Alçaklar Ülkesi, Arap Baharı Projesiyle İslam Dünyasının doğal lideri olan ülkemizin daha güçlü hale gelmesinin önünü kendi hesabına göre kesmiş oldu.

Elbet bunun böyle olmadığını zaman gösterecek.

O ayrı mesele!

Birleşik Alçaklar Ülkesi bu kez de İran’ı karıştırarak ülkemizi bir kez daha ağır bir göç yüküyle vurmak istiyor.

Daha önce Afganistan, Irak, Suriye göçleriyle vurduğu gibi…

Niyeti o!

Fakat Birleşik Alçaklar Ülkesi bu kez bu şeytani projesinde başarılı olamayacak!

İran’ı karıştırarak Türkiye’nin güçlenmesini önlemeyi başaramayacak!

Ve son zamanlarda Ortadoğu’daki başarısızlıkları gibi, başarısız olacak!

Ve bu topraklardan defolup gidecek!

Bunu göreceğiz!

Hem de Birleşik Alçaklar Ülkesi iç karışıklıklarla boğuşurken!

Rahmetli Dr. Emin Acar ağabeyim, Rusya Afganistan’a girdiğinde şu sözü söylemişti:

“Rusya, paçayı kaptırdı!”

Ve Dr. Emin Acar ağabeyimin dediği gibi Afganistan’da paçayı kaptıran Rusya dağıldı!

Şimdi de Dr. Emin ağabeyimin sözünden mülhem, şöyle diyorum:

“Birleşik Alçaklar Ülkesi paçayı kaptırdı!”

Dağılışını bekleyin!

Ve biz millet olarak bilelim ki:

Ufuklarımız doğacak güneşlere gebedir!

Ve bütün bunlar, nur topu gibi doğacak olan bir cihan devletinin işaretleridir.

Hayırlı olsun!

http://enpolitik.com/kose-yazisi/1874/on-milyon-iranli-gocmene-hazir-misiniz.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar