Kadınları Kandırma Günü!

“Hanımefendi bakar mısınız?”

“ Buyrun isteğiniz!”

“Evin reisi erkektir, isimli kitap sizde var mı acaba?”
            “Maalesef çok üzgünüm, masal kitabı satmıyoruz.”

Halkçılar(!) bir bakıma mazur, onların yakalarında Lozan rozeti var, batılılaşmaya söz verdiler, altına da mühür bastılar.

E pekki sana ne oluyor be kardeşim!

Ateşlisinden daha ateşlisin, daha şaşkın, daha çaresizsin.

...

Hani şu siyaset tiyatrosu...

Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamazsak o çevrelerden oy gelmez.

Kutlasan da, sabahlara kadar nutuk çeksen de acaba gelir mi?

...

Soralım... Annelerinizi her an ziyaret ederek dualarını alıyorsanız, yürekten “cennet anaların ayağı altındadır” diyebiliyorsanız ala.

Ama yok... Bebekken sizi bezlere saran canından can katan anne ve babalarınızı mahsus günlerde sırf gösteriş için görmeye gider de, “Kadın Hakları” dendiğinde şaha kalkıyorsanız biliniz ki sahtekarın ta kendisisiniz.

Yalancısınız, iki yüzlüsünüz...

...

Asıl konumuz o da değil.

Evvela Kadınlar Günü’nün ne olduğunu, kimlerin eseri olduğunu, içerisinde bize ait bir şeylerin olup olmadığını bilmeden anlamadan bodoslama dalıyorsak demek ki aklımızdan zorumuz var... Yani şöyle, tarifesini okumadığımız hapı yutar mıyız? Yutarsak hapı yutarız!.. Hapı yutmayalım hapsız da durmayalım.

....

Ne var ki kültür yelpazesinden hangi kumaşa sarılsak görürüz ki o kumaş bize ait değildir. Belli odakların tezgahlarında dokundu paketlendi.

Atatürkçülük ambalajında hep ithal, yapıştırma, sokuşturma.

...

Dünya Kadınlar Günü neyin nesi? “Hak” Allah’ın(cc) bir sıfatıdr. İnanan her Müslüman kim olursa olsun hakka saygılıdır. Kâfir de olsa kul hakkıdır...  Başka türlü tantanalara gerek yok. Kimseler de bize kül yutturamaz...

...

kara tahtada yazıyor...  8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde kadın dokuma işçileri grev yapmış, yani çalıştıklarının karşılığını alamamışlar.

Bu arada çıkan yangında 120 kadın ölmüş. İngilizcesi’ile söylersek işte o gün emperyalın envanterinde, “International Women’s Day” olarak anılmaktadır. Daha sonra Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti.

Aynı Birleşmiş Milletler Suriyede ki kadınları kadın kabul etmiyor.

...

Farka bakın, onlar “gün” demişler biz de “cennet” demişiz. Frekanslarımız ayrı olunca da gününden düğününden sana ne bana ne!..

içeriğinde senin anan yok benim de anam yok.

İsrail’in misket bombaları altında katlettiği Flistin kadınları da yok.

Suriyeli anneler de yok.

Çin zülmü altında tecavüze uğrayan kadınlar da yok.

...

Emperyalistler ülkelerimizi demokrasi, laiklik, Sevgililer Günü, Kadın Hakları gibi düzen bozucu sloganlarla aldatıp sömürüyor. Senin ambarına, senin petrollerine yol yapıyor. Karıştırıyor, kadını erkeğe karşı sürelkli kışkırtıyor.

...

Siz eğer, her gece “yatak değiştirmeye” veya kadının sokak görünümüne ağırlık veren zihniyete hak diyorsanız biliniz ki bu hak değil bilakis, kapitalizmin kadına kurduğu en alçakça tuzaklardan birisidir...

Şeytancasıdır..

Her sahada sömürdüğü kadının arkasından dönüp Kadın Hakları diyor.

Kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin en çok hangi kesimlerde olduğuna dikkat ediyor musunuz? Sevgilisi, mevgilisi, kıskandı cinayet...

...

Gerçek mümin isek, ayetlerde yazılanı bilelim bize yeter:

Kadının erkek üzerinde erkeğin de kadın üzerinde hakları vardır.”

Altı üstü yok bunun, yüce Kur’an’ımız neleri yazıyorsa o dur...

Gerisi masal kitabı, o da bizim vitrinlerde yok... 10.3.2018 Nusret Çiçek

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2053/kadinlari-kandirma-gunu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar