2018’e giderken, siyasi partilerin “halk gözündeki” analizi sorunlu!..

GÜNCEL/TİYATROLAR GÜNÜ: Cumhurbaşkanımız bir mesaj yayımladı, her kelimesine katılacağınızı umuyorum; "…Kendine özgü araçları ve ifade biçimleriyle insani ve vicdani yönlerimizi ortaya koyan, etki gücüyle toplumların kültürel yapısını ve ahlaki birikimlerini sağlamlaştıran sanat dallarından biri olan tiyatro, toplumsal yaşamda etkinliğini her geçen gün artırarak sürdürmektedir.Sevgi, saygı, hoşgörü ve barış ortamının vazgeçilmez koşulu olan sanat, sanatçılarımızın fedakâr ve duyarlı çalışmalarıyla yükselecek, ülkemizi kültür ve sanat alanında da muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacaktır. Bu büyük sorumluluğu üstlenen, kendileriyle ve kültürleriyle barışık değerli sanatçılarımıza vatandaşlarım adına teşekkür ediyor, sanatçı ve sanatsever vatandaşlarımızın da desteğiyle bu alandaki zenginliklerimize her zaman sahip çıkacağımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum. Değerli tiyatro sanatçılarımızın, tiyatro çalışanlarının ve sanatseverlerin Dünya Tiyatro Günü'nü kutluyor, tüm vatandaşlarımı en kalbi duygularımla selamlıyorum..."

Ancak, Cumhurbaşkanımız bir bilgi vermek istiyoruz; TİP Sözleşmesi ile çalışan  tiyatro/müzik/bale v.b. sanatçıları, gösterge rakamlarının  6400’e yükseltildiğini, ikramiyelerin (teşvik dahil) maaşa katıldığını (TRT gibi),  yıllardır söz verilmesine rağmen bir türlü göremediler? Ayrıca, Konservatuar Sanatçı Öğretim Elemanları, hala Aralık 2017 Teşvik ikramiyesini de alamadı. 7 makam imzası bıktırıyor…TİP Sözleşmesinde gerekli  “yönetmelik değişikliği” için konuya el atmanızı bekliyor ve “bu mağduriyet bitsin artık” diyoruz... Sanatçılar yıllardır  bekliyor…

Bir önceki  yazımıza devam edelim…

Evet, siyaset her gün hareketleniyor. Bu arada, milletvekili Ş.Tayyar’ın çıkışından sonra,  AK Parti’nin şahin milletvekili M.Metiner’de kendini gösterdi; “İktidar hepimizi değiştirdi, değiştiriyor. Kim 'değişmedim' diyorsa yanlış söylemdir. Güç insanı zehirler, para insanı zehirler.” Ve sonra, yanlış anlaşılmasın diye  ekliyor;  “Cumhurbaşkanımızı kastetmiyorum!..” Bazıları (HDP) bu söylemi  cesaret olarak gösterdiler, ama biz öyle düşünmüyoruz. Burada, milletvekili  M. Metiner’in kurnazlığı var; kendisi dürüst, şımarmamış, yoksulun sesi olmuş ancak, teşkilatlar berbat!”  diyor. Gece gündüz koşturan, bir şey kazanmayan  AK Partilileri suçluyor… Adeta; teşkilatları fırçalıyor!..

Bu arada  Yalova Üniversitesi’ne N.Eruslu’dan sonra –sanıyorum- 7. Rektör atandı. Nereden?, elbette Sakarya Üniversitesi’nden!..AK Parti, üst makam atamalarında bu üniversiteye “pozitif ayrımcılık” yapmaya devam ediyor. Hala yakalanamayan A.Öksüz’de, ona göz yumanlar/izin verenler/kulaklarını tıkayanlarda bu üniversitedendi. Ne oldu? Sakarya; Cemaatlerin, Refah Partisi’nin, Saadet Partisi’nin, AK Parti’nin en ağırlıklı olduğu il…Demek ki çok güveniliyor!...

Halkın arasındaki sohbetlerde, siyasetteki genel kanı şu;

Temmuz 2017’de yazmıştım, yineliyorum: 2018 ikinci yarısında erken seçime hazırlıklı olalım. Herkes durumunu ona göre ayarlasın!...

Halkın gündemi; pahalılık!.. Benzin/mazot/dolar  fiyatları uçtu. 5 Tl den aşağı sebze-meyve kalmadı. Hala, maaşlardaki gelir vergisi düzenlenemedi. Ocakta alınan maaşı, Haziran’a doğru   %10-15 eksilterek  vermek doğru mu?...Bu doğru bir sistem mi? Her eleştiriye kızan, yüzleri gülmeyen, fırçalayan  AK Parti’li Vekiller çoğalmış durumda!.. Hayırdır!..

1/ “MHP baraj altına düştüğü için, yıllarca çok kötü sözlerle eleştirdiği AK Parti ile el sıkışmak zorunda kaldı. Elbette bu kararda, İyi Parti’nin kurulması da etken oldu.” MHP istediği kadar; “yok böyle bir şey bizim %10 sorunumuz yok” desin. “Oluşmuş olan genel kanıyı” değiştirmek çok zordur.

2/“Cumhurbaşkanı’nın her şeyi yaptığı, bütün gücü elinde topladığı halde, neden Başkanlık sistemini zorlayarak, partisini ve partilileri dar boğaza soktuğu,50+1  yüzünden MHP ile kol kola girdiği, söylemlerini değiştirdiği” çok merak ediliyor.

4/ “Teşkilata önem veriyoruz” deyip, dışarıdan milletvekili yapılması hoş karşılanmıyor. Örnek olarak AK Parti’nin yanlış yaptığı isimler; T.Türkeş, A.K.Türkeş, U.Işılak, Y.Topçu, CHP’de; S.Akkiraz, T.Çandar,T.Özkan  gösteriliyor. AK Parti’nin, hiçbir özelliği, başarısı ve oyu olmayan F.Erbakan’ı kadrosuna katmak istemesi yanlış politika  kabul ediliyor.

3/ CHP’nin; yeni İstanbul İl Başkanı seçimi, seçimi boykot görüşleri, hala bir başkan adayı bulamaması, adaylık için “A.Gül, İ.Kesici, M.Yavaş” civarında dolaşması doğru karşılanmıyor. İstanbul için aday olan; M.Tanal, C.Canpolat ve C.Kaftancıoğlu,G.Tekin ile İstanbul’u  kazanmak çok zor deniyor... Sürekli birileri, belli aralıklarla halkın kutsalları ile oynuyor.

4/ İstiklal Marşı v.b. konulara girilmesi yadırganıyor  ve  “suni gündem” olarak görülüyor, üzerinde konuşulmuyor bile...“Politika bu, mesele gündem oluşturmak” deniyor, ama toplumun değerleri/beyinleri  sarsılıyor!..

5/ Din adına söylenen, AK Parti destekçileri gibi görünen cemaatçi/hoca adıyla  kişilerin söylemleri, din olgusunu zayıflatıyor. 15 Temmuzdan ders alınmamış,  MEB’in ve DİB’in kadroları yokmuş gibi;  MEB’in, sürekli bazı cemaatlerle/vakıflarla protokol yapması doğru bulunmuyor… Bundan partiler değil, İslam dini yara alıyor…

6/ Son seçimde %0.7 oy alan Saadet Partisi’nin, AK Parti’nin  “yanlış politikaları” nedeniyle anahtar parti konumuna yükseldiği belirtiliyor...

7/ Bu karmaşa içinde; bir çok kişinin köşeyi döndüğü, (Çiftlik Bank, Anadolu Farm ve 25 şirket) rantın zirve yaptığı,  liyakatın  dikkate alınmadığında birleşiliyor... Gıdadan inşaata, sınavlardan akademik unvanlara  usulsüzlüğün/hırsızlığın bu derece artmasında, yaşatılan “bu kavga/ötekileştirme/gerginlik” iyi bir  ortam sağlıyor,  puslu bir hava yaratıyor,.. AK Partili gözüken kurtların ortaya çıkmasına vesile oluyor, bu da Müslüman/muhafazakar  ülkemize yakışmıyor. Kul hakları yerle bir ediliyor. Burada herkes, çalıştığı devlet kurumlarından örnekler veriyor. Ağzınız açık kalıyor.

8/ Her gün rantla ilgili haberler kitleleri sarsıyor. Ülkenin bir çok yerinde yeşili/doğayı korumak için , maden ocakları açtırmamak için yürüyüşler yapılıyor. Onbinlerce Y.Doç.Dr. boşu boşuna rahatsız edildi, kimse yeni unvanı kullanmak istemiyor. (Bu arada YÖK yeni unvanın kısaltmasını göndermiş, biz zaten kısaltmıştık. Y.Doç. leri  düşündükleri ve büyük bir soruna çözüm buldukları için teşekkür ediyoruz!...) Ankara B.B. Başkanı M.Tuna, Çukuranbar örneğini vererek, “Melih Gökçek’ten sonraki Ankara’nın imar politikalarının ranta dayalı olmayacağını” ifade etmiş; Ben öyle yeni emsal artışı falan veremem. Böyle emsal de öldü demişti. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12.02 2018/216 no’lu kararında, Mamak İlçesi Kıbrıs Mahallesi Güvercinlik Devlet Ormanı hattındaki 2 imar adası üzerindeki (0.40) ve (0.75) olan emsal (yoğunluk) değerlerinin (1.50) seviyelerine yükseltildiği öğrenildi.Yeşile hasret kalınacak!...

9/ AK Parti’nin; eğitim, sanat gibi, tarım politikası da başarısız görülüyor. Bakan “ithalat yapmayın, üreticiyi destekleyin v.b.” sözlerine aldırış etmedi, karkas et ithal etti, çoğu hastalıklı çıktı, fiyatlar tırmandı, çözüm olmadı…Şimdi yeni açıklama geldi; “Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, ‘Et ithalatını durduracağız. 250 bin düve dağıtacağız, o doğuracak ve 7 yılda 1 buçuk milyon hayvan olacak. 300 bin anaç koyun projemiz var. 8 yılda onun vereceği sayıda 5 milyon. Et ithalatını bunlarla durduracağız’  dedi.” (Basından/01.04.2018) Eeeeee,ülke deneme tahtası mı?

10/Eğitimin temeli; ilkokul-ortaokul ve lise. Bizi biz yapan değerlerin; bu dönemlerde öğretilmesi, öğrencilerin çağdaş/teknolojik/ bilgilerle donanması gerek, ama bu konuda mesafe alınamıyor. 16 yılda yaşanan değişimlerin çözüme ulaşmaması, eğitimi  daha da karmaşık hale getirmesi eleştiriliyor.

Anlayacağınız siyasette zemin  kaygan!...

13.yy da yaşayan Büyük Yunus’un, durumu özetleyen  sözleri ile  yazımızı  bitirelim;

“Batmış dünya malına, bakmaz dünya haline”,

“Beyler azdı yolundan, bilmez yoksul halinden”

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2115/2018e-giderken-siyasi-partilerin-halk-gozundeki-analizi-sorunlu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar