Erdoğan’ın ipi Bahçeli’ye mi çektirilecek?

Devlet Bahçeli’nin 2002’de olduğu gibi “Haydi erken seçime!...” demesinin arkasında ne var?

26 Ağustos 2017 günü ekrana çıkan yazımda, iç siyasetimizin Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’ye endeksli olduğunu söylemiştim. (  http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1461/kuzey-irak-ve-kuzey-suriyenin-ic-politikaya-etkisi.html )

Yazımı okursunuz ama ben gene de görüşlerimi aktarayım.

57. hükumetin başbakanı Ecevit, Kuzey Irak’a bir Kürt devleti kurulmasını savaş sebebi sayacaklarını söylemişti. Sen misin bunu söyleyen! ABD ve İngiltere anında devreye girip “MHP’siz hükumet” (Doğru Yol, DSP ve ANAP) gündemiyle Bahçeli’yi öfkelendirmiş ve o da “”Haydi erken seçime!...” demişti. Tabii bu öfke MHP’nin ziyanla oturması sonucunu doğurdu. MHP ve DSP meclis dışı kaldı; Ak Parti % 35 ile iktidara geldi.

Ak Parti lideri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki sene Fırat Kalkanı operasyonu ile PKK’nın Kuzey Suriye’deki yerleşmesini ve genişlemesini durdurmuştu. Geçen sene Erdoğan “Afrin’de terör baskın çıkarsa, bedeli ne olursa olsun, gözümüzü karartırız” demesi ve 20 Ocak 2018 tarihinde, dediğini yaparak, Afrin’e girdi. Yani mesele Ecevit’in sözünden Erdoğan’ın fiiliyatına dönüştü. Laf yok icraat vardı Erdoğan’da.

Erdoğan Kuzey Suriye’de ABD ve İngiltere’nin emellerine set oldu. Öyleyse gitmeliydi ama nasıl?

DEVREYE BAHÇELİ Mİ GİRDİ?

Bahçeli, 7 Haziran 2015 seçiminden sonra koalisyona girmeyerek sert bir tavır sergilerken; ondan önce ve sonra Tayyip bey için çok sert eleştiriler yaparken ne oldu da 2016 Ağustosundan itibaren Bahçeli Ak Parti’ye yanaştı?

Bu yakınlaşmanın düğümünü kimse çözemedi…

Bahçeli’nin 17 Nisan günü grup konuşmasında 26 Ağustos 2018 günü erken seçime gitmeyi teklif etmesine ulaşan çizginin arkası takip edildiğinde Ağustos 2016’de Bahçeli’nin Ak Parti’ye yakınlaşmasının sebebi anlaşılabilir.

İzah edeyim…

Üst akıl, Erdoğan’ın gidişatını, yukarıda saydığım sebeplerle beğenmiyordu; iktidardan düşürülmesi lazımdı. Bunun için de Bahçeli 2002’de olduğu gibi erken seçime çağrı yapacak şekilde hazırlanmalıdır. Daha düne kadar sert bir Erdoğan muhalifi olan Bahçeli Ağustos 2016’da FETÖ bahanesiyle Ak Parti’ye ve Erdoğan’a yaklaştırıldı.16 Nisan referandumu ve sonrasındaki süreçte Erdoğan destekletildi. 30 Kasım’da “cumhur ittifakı” fikri ortaya attırıldı… Zaman zaman da gerekli gereksiz “Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan’dır” dedirtildi… Bunların hepsi Tayyip Bey’in bir kıvama getirilip Bahçeli’ye güvenin sağlanması amacına matuftur.

16 Nisan 2017 referandumuyla seçim çıtası yükseltilip % 50+1 kritik noktasına getirilince Erdoğan’ın destek aramasına MHP Hızır gibi yetişmiş göründü. Ulaşılan noktada MHP’nin de desteğiyle % 50+1  garantilenmiş gibi görünürken, hiç gündemde yokken Bahçeli gene “Haydi erken seçime!...” diyerek gerilimi bir tık yükseltti.

Bundan sonra ne olabilir?

Bahçeli nasıl bu noktaya getirildiyse, onu bu noktaya getirenler bundan sonrasını da şöyle kurgulamış olabilirler:  “Erdoğan, Bahçeli’ye sorgusuz sualsiz güvenir çizgiye getirildikten sonra, güç Bahçeli’nin eline geçecek. Bahçeli, “Ya erken seçim, ya da ben ittifakta yokum!...” diyecek. Erdoğan güç durumda bırakılacak ve tek alternatif olarak erken seçime gidecek. Bu süreçte Erdoğan yıpratılacak ve 26 Ağustos 2018 günü, 3 Kasım 2002’de yaşananlar yaşanacak. Yani, Bahçeli gene büyük ortağını sandık dışında bırakacak. Böylece Kuzey Suriye’de ABD ve İngiltere’nin tekerine çomak sokmuş olan Erdoğan’dan kurtulmuş oluruz.   Bu arada Bahçeli kendisi de sandık dışında kalabilir. Bunu bilahare telafi ederiz.”

Bahçeli kasıtlı olmasa da iyi niyetinden kaynaklanan bir sâikle bu kurgunun bir parçası haline gelebilir.

Çok mu komplo kokuyor?

Size göre komplo olabilir ama 2002 fotoğrafı ile bir araya getirdiğimizde, gerçeklik payı büyük görünüyor. Şayet böyleyse, Erdoğan’ın daha güçlü bir kart açmasıyla bu kriz atlatılabilir. Bildiğimiz Erdoğan bu tongaya basmaz!...

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2146/erdoganin-ipi-bahceliye-mi-cektirilecek.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar