“Cesaretle yazmak” ve “etik/görev sorumluluğuyla” çalışmak!

Sizlerden; “Göktan Bey, isim vermekten çekinmeden, cesaretle  yazıyorsunuz… Nasıl karşılıyorlar? v.b.”  sorular geliyor…

Çok doğru bir soru... Müzik alanında aynı gemideyiz, dostuz ama; ben kimsenin kişiliklerine bir şey söylemiyorum ki...Sadece, yaptıkları açıklamalara, yazdıkları yazılara/kitaplara, yaptıkları uygulamalara bakıyor, artı-eksi değerlendiriyorum. Kusura bakılmasın; arkadaşım/dostum diye kafamı kuma gömemem! Zaten öyle yaparsam; akademisyen olamam, onlar da etrafındaki yağcılardan kurtulamaz, başarılı olamazlar…

Bakınız;  seçim karar üzerine Cumhurbaşkanı, AK Parti vekillerine: "Kimse küçük hesaplar peşinde olmamalı. Listelere girecek ya da çıkacaklar olabilir. Kimse ben yoksam AK Parti yok demesin herkes çalışmaya başlasın" demiş.

Elbette, bizim insan yapımızla/anlayışımızla zor ama, bu görüş,  her kurum için geçerli… Hep yazıyorum, ülkemizde; başa gelen, atanan kişi kendini en akıllı zannediyor –oysa tercih edilmiştir- ve ahde vefa, tecrübe, etik v.b. olanları değil, kendisine ses çıkarmayanları yanına alıyor ve başarısızlık öyle başlıyor.

Onun için yıllardır; “şahısçı/benci  değil”, "kurumcuyum" diyorum!

Siz okurlarım tarafından, eğitim/kültür/sanat yazılarımla çok fazla takip ediliyorum, teşekkür ediyorum…

Ben; düzeyli, kırıcı olmadan yazmaya çalışıyorum… Görüşlerinizin yorum bölümüne yazılmasını istiyorum…(ki, herkes okusun) Olmuyor! Bana yazılıyor!

Alanımızdaki; “üreten”, “liyakatlı”, “nitelikli”, “etik”  v.b. arkadaşlarıma saygı ve sevgi duyuyorum...

Şahısları değil, onların bazı fikirlerini yanlış/doğru buluyor,  tartışıyorum!..

Mümkün olduğu kadar; düzeyli, medeni bir şekilde yazıyorum...

Alan müzik insanlarımızın; fikirleri farklı olsa da, bazı görüşleri zaman zaman paylaşıp/paylaşmasak da, arkadaşlığımıza engel olmadığını düşünüyorum.

Farklı düşünmenin dost olmamıza engel olmadığını düşünmeme rağmen, bazı yönetici arkadaşların uzak durduğunu, küstüğünü/kırıldığını fark ediyorum. Bununda, bilimselliğe gölge düşürdüğünü biliyorum.

Alan arkadaşlarımın, -az da olsa- yayınladıkları eserlerde, çok fazla yanlış/eksik olduğunu görüyorum. Yazınca da, kabul etmek yerine karşı saldırıya geçtiklerini, hatta unvanlarını kullandıklarını üzülerek görüyorum… Oysa sanatta unvan değil; üretim ve yetenek öndedir, unvan; YÖK’ün istediği şartları yerine getirince alınır…

Herkes; yaptığı işin alkışlanmasını, beğenilmesini arzu eder, ama doğru ve etik ise!

Arkadan/kapı arkasında konuşmaktan/konuşulmaktan nefret ediyorum. Her şeyin karşılıklı olarak konuşulacağına ve çözüleceğine inanıyorum...

İnanıyorum ki;

Bilimde/sanatta çok gelişme olmasa da yetenekli bir milletiz.

Her işin sonunda akıl galip gelir.

Mütevazılık, soğukkanlılık her alanda şarttır.

Üreten, etik insanlara saygı ve sevgi duyulur.

Mayamız sağlamdır, gerçek kültür/sanat bağlarımız bizi ayakta tutar.

Etik olmayanlar azdır, bir an kazanır gözükseler de, toplum katında zaten kaybetmişlerdir.

Korkmaya, umutsuz olmaya gerek yoktur.

Özellikle karamsarlığın, kişilere faydası yoktur.

Genel olarak bu toplum; olumlu düşünür, kötülükleri uzak tutmaya çalışır.

Başarının ilk şartı; her şeyden önce kendine güvenmektir.

Bunları neden yazdım…

Yıllardan beri, konservatuardaki  bazı uygulamalar hakkındaki görüşlerimi, yazılı olarak –kayda geçmesi için- veriyorum… Geçen aylarda, Müdür Yard. olduğum bir dönemle ilgili Müdürlük bir bilgi istedi. Hepimiz yoğun çalışıyoruz, zaman zaman neler yaptığımızı unutuyoruz. Bu vesileyle 1996-1999 dönemini toparlamak durumunda kaldım…Baktım ki, neler neler yapılmış!  Bölümler mezunlarının hakları alınmış, projeler hayata geçirilmiş…

Ama; 1999’dan sonra,  yerimize gelenlerde, yapılanların  hiçbir kıymeti yok! Hatta “mobbinge” bile uğramış, “acı kahve içmeye” bile davet edilmişiz!

Bu bir vesile oldu, etkin görev aldığım/içinde olduğum dönemde yaptıklarımız şöyle;

Konservatuar yönetimi:

Rektör: Prof. Dr. Reşat Baykal-Prof.Dr. Gülsün Sağlamer, Müdür: Doç.Fikret Değerli, Müd.Yard.: Doç. Serdar Öztürk/Sosyal, Y.Doç.Dr. Göktan AY/Eğitim, Yönetim Kurulu: Doç.Fikret Değerli, Doç. Serdar Öztürk, Y.Doç.Dr. Göktan AY, Doç.Erol Deran, Doç. Dr.Can.E.Ökten,  Konservatuar Sekreteri: Lale Sezer

Yapılan işler ve  3 yıla (1996-1999) sığdırılanlar:

T.H.O. Bölümü mezunlarının MEB Halk Eğitim Merkezlerin’e “Halk Oyunları Öğretmeni”  Olarak Atanması…

İTÜ TMDK Çalgı Eğitimi Bölümü’nün kolej olarak yapılanması ve baştan aşağı yenilenmesi…(Bölüm Başkanı, (rahmetli) Prof. A. Turan, Böl.Başk.Yard.; Y.Doç.Dr. G. AY ve Y.Doç.Ş. Güvençoğlu, Öğretmen K. Şenel )

Konservatuarlar Şenliği yapılması… Her yıl dönüşümlü yapılmaktaydı; Gaziantep Ün., Ege Ün. ve İTÜ Konservatuarları ile …(3 yıl sürdü)

Konservatuarlar Eğitim Toplantıları yapılması… Her üç-altı  ayda bir dönüşümlü: Gaziantep Ün., Ege Ün. ve İTÜ Konservatuarları (3 yıl sürdü)

MEB Talim Terbiye Kurulu Başkanı’nın tarafımdan konservatuara getirilmesi, konunun anlatılması ile İTÜ TMDK Çalgı Eğitimi Bölümü mezunlarının “Öğretmen”lik haklarının alınması…(Daha sonra bu kadrolar iptal edildi ve müzik öğretmenliğine geçirildiler)

İTÜ TMDK-MEB Halk Oyunları Usta Öğreticilerine Eğitim Programı Uygulama Protokolü, 50 ilde İTÜ TMDK,Ege Ün. ve Gaziantep Ün. Konservatuar Öğr.Elemanları ve Mezunları ve alan uzmanlarının Öğretici olması ile gerçekleştirilmesi (3 yıl sürdü)

YÖK Doç. kitapçığında Türk Musikisi maddesinin olmaması üzerine, tarafımdan bir çalışma yapılarak, Türk musiki alanları kodlanmış/ konmuş, kabul edilmiş ve kitapçığa girmiştir.

YÖK Taslağı üzerinde Konservatuar olarak bir çalışma yapılması, kurul oluşturulması, raportörlüğün tarafımdan yapılması..

1996-1999 döneminde, İTÜ TMDK Bölümlerine çalgı ve alet (piyano-tepegöz-fotokopi v.b.) alımı yapılması... (Hatırladığım 12 adet tepegöz,3 piyano)

Her yıl Mayıs ayında, İTÜ TMDK Yıl sonu gösterisi AKM’de yapılması... (3 yıl sürdü)

Yazarlığını öğretmen Sabahat Emir’in, koro şefliğini Doç. Serdar Öztürk’ün yaptığı, İstanbul Devlet Opera ve Bale Sanatçısı (rahmetli)  Altan Günay tarafından sahneye uyarlanan yaptığı, beş bestekarın eserlerinden oluşan Yunus Emre Müzikalı’nın G Amfisi ve AKM’de gösterimi (2 defa) yapılması…

Yaşları icabı verim alınamayan ve şikayet konusu yapılan bazı sanatçı büyüklerin emekli edilmesi,

Yapılacakların tüm öğretim elemanları ile ortak görüş alınarak uygulanması, bölüm raporlarına önem verilmesi v.b. sağlanmıştır.

Fazla söze gerek var mı?!

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2180/cesaretle-yazmak-ve-etikgorev-sorumluluguyla-calismak.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar