Yiğit erler sağlam kadrolar

Bir asırdır milletin beklentilerine cevap veremeyen ithal malı inkılapların ülkeyi dara düşürdüğünü artık görmemiz gerekiyor... Cumhuriyetin kazanımları falan filan lafları çeyrek ekmek arası beyaz peynir, o da  artık karın doyurmuyor...

Çek eşeğini Niğde’ye...

Lamı cimi kalmadı bu millet çıkış yolu arıyor...

Sağlam akıl sağlam kafada bulunur derler ya, işte o hesap... Yerine daha iyisini koyamadığımız sürece AK parti iktidarının gitmesi ne caizdir, ne de doğru değil.

İktidar devlet duvarında bir tuğladır, onu alınca yerine daha sağlamını koymazsan o duvar çöker, sen de altında kalırsın. Müslüman ve de ülkesinin milliyetçisi olarak iktidara bakış açımız bu şekildedir. Diğer şekiller ise kaosu çağırır.

CHP ittifakından ülke yararına bir şey olmaz...

Bir delikte iki sefer sokulmak Müslümanın hafifliğine delalettir buyuruyor Allah Resulü. 28 Şubat son delikti amma yine de canı sokulmak isteyenlerimiz var ki muhalefet saflarında yerlerini alıyorlar. Hırs sirkeyi bal gösterirmiş.

Bu günlere nasıl geldik bir düşünsek.

Hele o sahneler...

Bu hanıma haddini bildirin!” diye haykıranların kara günleri.

Başörtülülere sokağı bile yasak gören kafalar...

İMF gavurunun faiz tokmağı!

Terörün alan hakimiyeti.

Bu millet CHP’nin kurmuş olduğu laik ve Kemalist düzende birden fazla sokularak bu günlere kadar geldi, ancak bu gün havalar başkadır, sokulmaya niyetimiz yok. Düşünen, muhakeme yapmasını bilenler devletin varlığı, halkın refahı diyor. Ben de derim ki yine de aldanıp aksi düşüncesi olanlar iktidara oy vermezse de sandığa gitmesin, otursun evinde...

Görüyorsunuz, CHP halk ile uzlaşmak için kaç taklayı birden atıyor.

İyi de huylu huyundan vazgeçer mi?

Kılıçdaroğlu’nun felsefesi uzlaşma zeminine el verse sırf halktan oy kapmak için beş vakit anmaza da başlayacak, amma erenler mazur yapamıyor. Çünkü onun yetiştiği yörelerde ne ezan okunur ne de caminin esamesi. Oruç, zekat zaten laikliğe aykırı!

Şimdilik divan sazı Muharrem İnce’nin elinde.

Tellere dokundukça genç seçmen adeta coşuyor.

Cumhurbaşkanlığı adaylığından genel başkanlığa doğru uzun bir yürüyüş. Hatta ilerisi için bir deneme. Yarışı kazanmasa da oklar o tarafı göstermesi oldukça önemli.

İnce’nin söyledikleri gerçekten CHP’nin tarihi gelişimi ile uyuşmuyor. Yargısından bürokratına kadar ortaya attığı çok şeyler var. Hem de arzu edilen şeyler... Mesela, bürokratın kafa yapısından ziyade liyakati ile becerisinin ön plana alınmasını kim istemez.

Elbette ki hakim olacak kişinin adil ve tarafsız olabilmesi için Allah’tan korkması, kuldan utanması gerekiyor.Ama nasıl?.. Öylesi bir eğitimin var mı?

İthal edilen cumhuriyetin yapılanmasında Allah(cc) korkusu ile kul hakkının öğretisi CHP manifestosunda hiç yer almadı. Almaması da normal. Çünkü beyim... Avrupa’dan ithal edilen inkılaplar millete benimsetilerek değil, dipçik ve darağacı korkusuyla tepeden indiği için korunmasını da aynı kafada olanların yapması gerekiyordu.

O halde, meydanlarda bağıracakları yerde geçmişlerini incelesinler...

Atalarını dedelerini...

Tarafsız diyor, adil diyor amma ki senin deden  NATO’ya CENTO’ya bağlı olmayandan bürokrat yapmadı. Generalin ile istihbaratçını CIA darbeci olarak eğitti...

Mesela, İstiklal Mahkemelerini yönetenlerin tabi hakim ve adil olması gerekmiyordu.

Zamanın CHP örgütünde görevli Mustafa Kemal’in fedaileri.. Avrupalılaşmaya tepki olarak kimler şapka giymeyi kabul etmemişse ipe gittiler.

İşte kısacası tarihi CHP budur.

Şimdi de kalktı bize hikayeler anlatıyor... Aslında  İnce, çokça önemli şeyler söylüyor da bunları yapacak kadro CHP de var midir? Daha açıkçası, zihniyet değişti mi?

Hani parti pürtü deriz ya.. Pürtü siyasetinde kürsüde konuşulanlar  tatbikata gelince Demirelleşirler. Demirel, işin felsefesini bulmuştu, sıkışınca “dün dündür bugün bugündür” diyerek sıyırıyordu. Şimdikiler de sıyırıyor...

O yüzden seçmen CHP’ye mi İnceye mi güvenecek daha netleşemedi.

16 yıllık iktidar, eksiği ile gediği ile ülke şartlarını kısmen de olsa değiştirdi.

Beğenmezsek de yeni bir devrin kapılarının açılmakta olduğunu görüyoruz... En basiti, eskiden uçak deyince komprador akla geliyordu, hem de binene tepeden bakardık. Şimdi ise havaalanları neredeyse dolmuş duraklarına döndü. Önüne gelen uçağa biniyor, binebiliyor...

Özellikle terörle mücadele konusunda oldukça deneyim kazanarak bir yerlere kadar gelindi. Asker terörün dumanını attırıyor. Afrin düştü muhalefetin yüreği hopladı.

Daha neler... Dünyanın üçüncü hava limanı yapılmışsa bundan geri dönüş olmaz, gelen mutlaka dördüncüsünü yapacak. Aynı şekilde İMF’ye “hey Corç versene borç!” diyemeyecek. Bu kadro ve bu akıl kimde varsa gelsin, gelmesin demiyoruz.

Ama yok, yerine koyacağın daha sağlam tuğlan yok...

Otur yerine, ağır dur en azından batman gelirsin!

Değişim ve arayış içerisine girdi Türkiye...

Anadolu insani yıkılan maddi ve manevi köprülerin tekrardan onarılarak kendi medeniyetinin fildişi kalelerine geçmek istiyor. Bunun için laftan ziyade icraat önemli.

Kolonları ayağa dikecek yiğit erler, sağlam kadrolar aranıyor...

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2191/yigit-erler-saglam-kadrolar.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar