Bol keseden atmak, geleceğe çelme takmaktır!


Seçimlere doğru hızla gidilirken meydanlar hareketlendi. Adaylar vaatlerini boş keseden savuruyor. Ülke gerçeklerini düşünmeden yapılacak açıklamalar hayatla bağdaşmaz. “Başkası ne veriyorsa ben beş fazlasını veriyorum” tavrının yıllarca ekonomiyi ve bütçeyi nasıl etkilediği ortada iken verilen sözlere dikkat etmemek geleceği tehlikeye atmaktan korkmamaktır.

24 Haziran sonrası yeni bir hükümet sistemi ile yola devam edeceğiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin değişik yönlerini enine boyuna tartıştık ama bu yeni sistemin ekonomiyi nasıl etkileyeceğini, yararlı ve riskli olabilecek yönlerini hemen hemen hiç tartışmadık. Aslında en çok üzerinde durulması gereken konu bu olmasına rağmen pek dile getirilmedi. Bir de yeni bir hükümet sistemi ile yola devam edilirken seçim sistemi (iki turlu dar bölge vb) ve siyasi partiler yasasının hiç tartışılmaması bir başka önemli konu. Halkın sisteme ve siyasete olan ilgisini artırmak istiyorsak seçim sistemini değiştirmeliyiz. Tabanın sesini yukarıya duyurabilmenin yolu budur.

Aziz Yıldırım İmparatorluğu Sona Erdi!

Dernek başkanlıkları, kulüp başkanlıkları ve oda başkanlıkları gönüllülük ve fedakarlık esasına dayanması gereken makamlardır. Gönül verdiğiniz bir kulübün başına geçip onu daha iyi konuma getirmek için çalışabilirsiniz. Ama bunun bir süresi ve sınırı olmalıdır. 20 yıl başkanlık yapmışsınız, aldığınız noktadan başka bir noktaya taşımızsınız. Artık o noktadan sonra nezaketle görevi devretmeniz gerekir. Eğer Aziz Yıldırım bu kongrede aday olmayıp “Artık bu görevi ve sorumluluğu devretme zamanı gelmiştir. Görevi Ali Koç’a devrediyorum. Gözüm arkada değil” deseydi, şimdi “yenilen ve salonu sandıklar açılmaya başladıktan sonra terk eden” başkan konumuna düşmeyecek ve Fenerbahçe camiasında bir fenomen olarak kalacaktı.

Bütün bu olanlardan sivil toplum kuruluşlar, dernekler ve birlik başkanları ders çıkarmalıdır. Görev yaptığı makamda verdiği hizmeti değerlendirmeli, azmi ve heyecanında azalma görüyorsa hiç tereddüt etmeden en kısa zamanda uygun bir üslupla bir başkasına görevini devretmelidir.

Taksiciler Sorununu Tayyip Erdoğan çözdü!

UBER ile taksiciler arasında son zamanlarda alevlenen tartışma ve kavgalara Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan noktayı koydu ve taksicilerden yana tavrını belirtti. UBER sistemi dünyada devam eden bir sistemin bir parçası. Bundan sonra tekrar böyle bir karışıklığın ortaya çıkmaması için taksicilere ve şoförler odalarına büyük görev düşüyor. Halka daha iyi hizmet vermek, yol ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak davranışlardan kaçınmak, nezaket kurallarına sonuna kadar sadık kalmak, önce para değil önce iyi hizmet prensibini esas almak taksici esnafı ve ilgililerin boynunun borcu olmuştur. Cumhurbaşkanını mahcup etmemek oda başkanlarının görevidir. Eğer hizmet kalitesini artırmazlarsa, tekelcilik zihniyeti ile hareket ederlerse bugün sorun olan UBER yerine yarın bir başka alternatif çıkacaktır.

İftarda Protokol Olur mu?

Camide protokol olmadığına göre iftarda da protokol olmaz. Çünkü oruç bir ibadettir. Müslümana düşen iftar organizasyonlarında boş bulduğu masaya oturmaktır. İftar davetlerinde milletvekilleri, vali ve kaymakamlar ayrı masada, vatandaşları ayrı yerlerde oturtmak yerine herkesin geliş sırasına göre kardeşlik ve birlik içinde aynı masada oturarak yemek yemesi en güzeli olsa gerekir. İşte o zaman oraya gelen halk birlikte yemek yediği valiyi, birlikte sofraya oturduğu milletvekilini daha çok sevecek ve sahiplenecektir. Bizimkisi bir öneri ve hayal inşallah gerçekleşir.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2268/bol-keseden-atmak-gelecege-celme-takmaktir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar