Huzurun kıymetini bilin ey Kürtler!...

Çok güzel bir söz: Kürt meselesi yoktur; Kürtlerin PKK meselesi vardır!...

Bu ülkede insanlar kardeş kardeş yaşarken araya PKK hançerini sokan İngiltere ve ABD’dir. Çünkü onlar, Lozan’dan itibaren (Ağustos 1923) bu topraklardaki barışı değil, savaşı, bugünkü karmaşa ve kaotik ortamı hedeflemişlerdir. Bu yüzden de ikide birde bu topraklara “mayın eşeği” türü örgütler peydahlamışlardır. İngiltere 19. Yüzyıldan itibaren gözünü bizim topraklarımıza diktiği için Lozan da, İsrail eşkıya devletinin kurulması da, Ürdün de Irak da Suriye de, önceleri İngiltere’nin ağız sularının akması sonucu kurulmuştur. Sonra buna ABD de dâhil olmuş; arkasından Almanya, İtalya ve Fransa da bu topraklara göz dikmiştir.  Vaziyet böyle olunca bu topraklar sancılı topraklar olmuştur.

PKK YOKKEN, KAN DA YOKTU

Özellikle 1984’ten beri PKK merkezli bir terör ile Ortadoğu “kanayan bölge” olmuştur. Sadece kanayan değil, ağlayan, korkan, tedirgin bölge olmuştur.

PKK mayın eşeği değil 1977 Kasım’ında ortaya çıkalı beri, henüz daha örgütlenme aşamasından itibaren binlerce Kürd’ün katili olmuştur. Knedisi gibi düşünmeyen, yani Marksist-Leninist-Stalinist anlayışta olmayan bütün Kürt örgütlerini sindirmek için binlerce Kürt insanını katletmiştir.  Sözde partileşme aşamasından sonra da “silahlı propaganda” amacıyla, masum Kürt halkına yönelik katliamlara girişmiştir. Bu katliamları kendi dergilerinde “cezalandırma” adı altında ifşa etmişlerdir.  1990’lardaki katliamları yörede “cezalandırma” genelde ise “devlet yaptı” şeklinde propaganda etmişlerdir.

Ne yazık ki, PKK-devlet kıskacında kalan Kürtler,  “Devlet olsa olsa hapse atıyor ama PKK sorgusuz sualsiz katlediyor.” diyerek zaman zaman ve mevziii olarak PKK’yı desteklemiştir.

Devlet, yöre halkının yaşadığı sendromu fark etmiş ancak sadra şifa çareler üretememiştir. Ak Parti iktidarı birkaç defa çare için projeler üretme gayretine düşmüş ama birikimsizliğin ve devleti tanımamanın verdiği acemiliklerle bazı hatalar yapıldı. Sonuç alınamadı ama o ara devrelerde Kürt halkı rahat bir nefes aldı. O dönemlerde hangi gece hangi evladının dağa kaldırılacağı korkusunu yaşamadı Kürtler.  Hangi gece evin basılıp “vergi” adı altında varının yoğunun gasp edileceği endişesini yaşamadı. Kepenkler indirilmedi, kazançlarında bir gerileme olmadı. Günlük hayatları İç Anadolu’daki, Marmara, Akdeniz Ege’deki gibi oldu.

Ve bütün Kürtler derin bir nefes aldı!...

PKK VE DESTEKÇİLERİ BARIŞ İSTEMEDİLER

Taa ki 6-7 Ekim  2014 gününe kadar!...

Batı, Ocak 2013’ten beri süregelmekte olan “silahsızlanma süreci”nin Türkiye’yi güçlendirmekte olduğunu görmüş; Aynülarap (Kobani) şehrinin PKK’nın başka türü olan IŞİD işgalinden kurtarılması bahanesiyle Türkiye’de “direniş” adıyla başlatılan sokak eşkıyalığı ile bu süreç sona ermiştir. Ardından 20 Temmuz 2015’ten başlayan çukur kazılmış sokaklarda gerçekleştirilen operasyonlarla, şehirler sancılı bir döneme girmişler; ancak operasyonlar bittiğinde (2016 başları) yöre halkı PKK terörünün bittiğini görerek ferahlamıştır. 2016 başlarından bugüne kadar, yörede halkın günlük hayatını etkileyecek terör etkisi kalmamıştır; ayrıca halk çocuklarının dağa kaldırılması korkusundan da kurtulmuştur.

HUZUR İÇİN CUMHUR İTTİFAKI

Türkiye 24 Haziran’da “huzur”dan yana bir tercih kullanırsa, özellikle Kürtler, sözde demokrasi adı altında PKK uzantısı siyaset eşkıyalarına prim vermediği takdirde, huzur derinleşerek ve yaygınlaşarak devam edecek ve nitelik kazanacaktır. Belli bir mesafe alınan huzur ortamında, her şeyi “sil baştan” tanzim etmek, Türkiye’ye ve özellikle Kürtlere pahalıya mâl olacaktır.

Bazı şom ağızlılar, yazdıklarımı “tehdit” olarak algılayacaklardır. Zaten derdimiz onlar değil, masum Kürtlerdir. 

Eleştiri hakkımız mahfuzdur ve izâle edilmemiş pek çok millî meseleler olmasına rağmen, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçilmesi ve Cumhurbaşkanı-hükûmet dengesi ve karşılıklı desteğinin kurulmasına destek olmak gerekir. Bu destek ve denge kurulmadığı takdirde en fazla zarar görecek olanlar gene Kürtler olacaktır; çünkü PKK yörede tekrar etkili olacak ve Kürt gençlerini dağa kaldıracak, kepenk kapattıracak ve malınızı mülkünüzü gasp edecektir.

Sistemin dengeli bir şekilde tesis edilip Türkiye’nin rahata ve refaha erdirilmesi gerekir. Yoksa ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya alesta beklemekte.

Not: Bütün okuyucularımızın Ramazan Bayramı mübarek olsun.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2289/huzurun-kiymetini-bilin-ey-kurtler.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar