Çiller, Ağar çare değildir


Demirtaş'ın adaylığı seçimin en önemli malzemelerinden biri haline geldi. CB sn. Erdoğan, tutuklu bir kişinin CB adayı olmasını eleştiriyor. Herkes eleştirebilir de devlet gücünü elinde bulunduran bir siyasetçinin eleştirmesi insanın tuhafına gidiyor.

AK parti meclis çoğunluğunu elinde bulunduruyor. İstense tutukluların aday olamayacağına dair bir yasa çıkarılabilirdi. Ancak böyle bir düzenleme Türkiye'nin imza koyduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olurdu. Çünkü, kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadıkça masum sayılır ve medeni haklarından kısıtlanamaz. Demirtaş, hala yargılanıyor. Hakkında kesinleşmiş bir mahkeme  kararı yok. Bu durumda adaylığını engellemek başta AİHS olmak üzere ilgili insan hakları sözleşmeleri ve evrensel hukuk kurallarının çiğnenmesi olurdu.

Yıllar önce yazdım, sonra bazı gazeteler de iktibas ettiler. Şu an Karayılan, Bayık gibi örgütün lider kadrosundan olan militanların bile aday olması için  hukuki bir engel yok. Aranmak, suçlanmak hatta yargılanmak bir engel değil, çünkü bu kişiler hakkında bildiğim kadarıyla kesinleşmiş bir mahkeme kararı yok.

Şahsi kanaatim, Demirtaş'ın masum olmadığıdır, çünkü Kobani olaylarında sokak çağrısı yapan Demirtaş'tı. Bu çağrı üzerine sokaklar savaş alanına döndü, kırk civarında insanımız öldürüldü. Kimse hukuktan bağışık değildir. Kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur. Demirtaş'ta adil bir şekilde yargılanmalı, suçluysa cezasını çekmeli değilse de hürriyetine kavuşmalıdır.

Ancak bu durumun istismarı yanlıştır. Hele AK partinin propagandasını bunun üzerine kurması daha yanlış. Gerçekten bundan rahatsız olanın elinde imkanı varken gereğini yapması lazımdı. 15 Temmuz'dan beri OHAL ile yönetiliyoruz. Pekala bir KHK ile de bir düzenleme yapılarak  terörden yargılananların aday olmalarının önüne geçilebilirdi. Hem görevini yapma hem de şikayet et, bu inandırıcı değil. Toplumda da etki bırakmıyor.

AK partiyi muhalefetten çok bu tür inandırıcılığı olmayan mesajlar yıpratıyor. Propaganda konuşmalarında vatandaşın hiç bir şey bilmediği düşünülerek konuşuluyor. Oysa insanlar aldıkları her bilgiyi farklı yollarla test edip doğrulama veya yanlışlama imkanı bulabiliyor. Bilgi kaynaklarının çeşitlendiği bir dünyada insanları ilelebet aldatamazsınız. İnce'de bu zaafları gördüğü için Sn Cumhurbaşkanının tezat ve çelişkileri üzerinden kampanyasını yürütüyor. İnce'yi dinleyenler Cem Yılmaz'ı dinlemiş veya seyretmiş gibi bir tatminle geri dönüyorlar. Hem eğleniyorlar hem de siyasi bir şova tanıklık ediyorlar.

İstanbul mitinginde Bahçeli ve Destici'den sonra Çiller'de Cumhur ittifakına dahil oldu. Buna oğlunu aday yapan Mehmet Ağar'ı da eklersek çerçevenin ne kadar  genişlediğini  anlarsınız. Bütün bunlar AK partiye güç katmıyor, tam aksine seçmendeki kaybediyoruz inancını besliyor. Düne kadar AK parti ilkelerden söz ediyordu. 2007'de Cumhurbaşkanlığı seçiminde meclise girmeyenlerden biri  de Mehmet Ağar'dı. Şimdi o Ağar AK partide. Nerede kaldı o ilkeli olma iddiası. AK parti kendi kadrolarını tasfiye ederken siyaseten bitmiş insanlara yöneliyor. Bir Davutoğlu, bir Selçuk Özdağ, bir Ali Babacan  bu isimlerden daha mı değersizdi?

Eğri oturup doğru konuşmak gerekir, muhalefet gittikçe büyüyor. İnce yola çıktığında yüzde 15'li rakamlardan söz ediliyordu bugün otuzlarda, Akşener'in partisinin yüzde 20’ leri zorlayacağı neredeyse kesin. MHP tabanı CB seçiminde Akşener dururken başkasına oy vermez. SP bile aday çıkarırken MHP'nin aday çıkarmamasını ülkücülerin büyük kısmı hazmedemedi. Geçmişte ülkücülere yönelik yapılan hakaretler de arşivlerde duruyor. Devlette HDP'li kadrolara bile tahammül edilirken, ülkücü kadrolar acımasızca tasfiye edildi. Hala Kürtçülük iyi bir şey , Türklük ise ırkçılık olarak mütalaa ediliyor.Çiller için düne kadar söylenmeyen laf kalmamıştı.Bunlar üst üste konulunca ortaya telifi ve tevili mümkün olmayan bir çelişkiler yumağı çıkıyor. Buna bir de liyakat yerine biatın esas alındığı aday seçimi eklenince ortaya  bu zorlu tablo çıktı. Emin olun tek taraflı medya taarruzu da olmasaydı bugün çok daha farklı bir tablo ortaya çıkardı. Çare Çiller'le, Ağar'la,Bahçeli ile başarı aramak değil,çare demokrasi,adalet, kuvvetler ayrılığı ve OHAL'siz bir Türkiye'dir.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2297/ciller-agar-care-degildir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar