24 Haziran ve sonrası

İyisiyle kötüsüyle, sevinciyle hüznüyle 24 Haziran 2018 seçimleri bitti. Tayyip Erdoğan % 52.6 ile Cumhurbaşkanı/Başkan oldu ve Cumhur ittifakı (Ak Parti, MHP, BBP) % 53’lük bir oy kitlesi ile 344 milletvekili ile yasamada etkili bir konum elde etti ama istedikleri sonucu elde edemediler. Cumhur İttifakı, 360 milletvekilliğini amaçlıyordu; olmadı.

24 Haziran milletvekili seçiminde dikkat çeken hususlar var. 

  • CHP doğu-güneydoğuda HDP ile batıda İYİP ile iktidarı “salladı”.
  • HDP’liler Cumhur başkalığı seçiminde Muharrem İnce’yi desteklediler; CHP de barajı aşması için milletvekilliği seçiminde HDP’yi destekledi. HDP tek başına barajı aşamaz ve 67 vekili çıkaramazdı.
  • İYİ Parti, batıda çıkardığı milletvekilleri ile MHP ve Ak Parti’nin fazla vekil çıkarmasını engelledi.
  •  HDP ve İYİ Parti’nin çıkardığı vekiller Cumhur İttifakında olsaydı, vekil sayısı 400’ü geçerdi; bu da Yeni Türkiye’nin inşası için büyük bir fırsattı.
  • İYİ Parti, MHP ve CHP’den oy almakla beraber, yeni kuşaktan da oy aldı.
  • MHP’nin darmadağın olması bekleniyordu; MHP öz gücünü koruduğunu gösterdi.
  • Ak Parti’nin oyu % 42’ye geriledi; Yani Kasım 2015’e göre % 7’lik bir gerileme oldu. Muhtemelen, aynı ittifakta bulundukları için bazı Ak Parti oyları MHP’ye dönmüş gibi görünüyor. Böylece İYİ Parti’ye giden oylar, akışkan oylarla telafi edildi.

BU SONUÇLAR NASIL OKUNMALI?

  • Millet, Tayyip beyi yalnız bırakmamıştır ama fazla destek de vermemiştir. Son yılların olaylarına bakıldığında Tayyip Bey, en az % 60 oy ile seçilmesi lazımdı. Millet, “Reis”i destekledi ama kırgın olduğunu; bu kırgınlığın giderilmesi için Reis’e bir fırsat ve imkân tanıdığını gösterdi. Bunun toplumsal okumalarını gelecek günlerde konuşuruz.

Reis’in yakın plan “danışmanlar”ının yetersiz olduğu düşüncesi yaygındı. Bu danışmanların ileri görüşlü olmadığı 24 Haziran’da görüldü.

  • Millet, yekten “Ey Ak Parti sana kızgınız!...” dedi  ve kızgınlığını % 42 oy oranı ile yani Kasım 2015’e göre % 7 gerileterek gösterdi.

Millet Ak Partiye kırgın. Bu kırgınlığın bir kısmı Fetö ile mücadelede Reis’in yalnız bırakılması ve teşkilattaki Fetöcülerin üzerine yeteri kadar gidilmemesi, kızgınlığın bir başka sebebi oldu. Ayrıca il ve belediye başkanlarının alınması; bazı il başkanlarının görevlerinden istifa ettirilip vekil adayı yapılmaması, teşkilatın bir kısmını umursamazlığa yöneltti. Tayyip Bey’e belediye ve il başkanlarını alınmasını tavsiye eden kimlerse, yanlış hesap yaptıkları ortaya çıktı.

YA BUNDAN SONRA?

24 Haziran geçti…

Şimdi yeni sistemin inşası için gayret sarf etmemiz lazım.

Açıklanan “ofis sistemi”ni inceledim. Kültür ve Sanat Komisyonu, alanımız itibariyle bizi yakından ilgilendiriyor. Böyle bir komisyon yerelden evrensele gidecek bir zihniyet etrafında teşekkül ettirilmelidir.  Bu komisyonda “bizden, arkadaş, iyidir; eskiden beri hizmeti vardır” gibi kıstaslar yerine kültür ve sanat konusunda kreatif düşünce ve uygulamalara sahip olan insanlardan oluşmalı. Her fikrî kesimden (Ülkücü, İslamcı, Marksist, Liberal vs)  liyakati olan insanlarda oluşacak bu komisyon, ülkenin kültür ve sanat politikasını oluşturup uygulamaya geçilmesini sağlayacak bir güce sahip olmalı. Yoksa kültür-sanat adına “yeşil pop” çizgisinde bir lümpen zihniyet iş başına geçerse, umudumuz başka bahara bile kalmaz. Çünkü bu konuda yaşayacağımız son bahar bu bahar!...

Gençlik politikası da tepeden tırnağa gözden geçirilmelidir. Gençlik konusunda, basit pedagojik geviş getirmeler yerine, gençliğin ruhunu okuyabilecek bir zihniyetin iş başına geçmesi şarttır.

Kültür, sanat ve gençlik konusunda ciddi projeler hayata geçmeden, gençleri erkek-kız ayrımına tabi tutarak faaliyetler yapmaya çalışmak,  gençleri beşerîleştirilmemiş dinî bilgilerle şekillendirme gayretine düşmek yanlıştır. “Şehir Hastaneleri” gibi “Şehir Kültür ve Sanat Merkezleri” kurarak, 7/24 çalışan bir merkezle, gençliğe kendi hikâyesini oluşturabilecek imkânları saplamak şarttır.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2316/24-haziran-ve-sonrasi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar