24 Haziran için ne demiştik, ne oldu, ne olacak?

24 HAZİRAN İÇİN

NE DEMİŞTİK, NE OLDU, NE OLACAK?

1.

“Seçimlerden bir gün önce, 23 Haziranda, bu sayfada yayınlanan yazımı şöyle bitirmişim:

Kısaca anlattığımdan anlaşılacağı gibi, bu aziz milletin diplomasız irfan sahipleri, önlerine konan nice engelleri aşarak buralara geldi.

Ve hiç olmayacak şeyleri, Rabbimizin lütfuyla oldurdu.

Bu bakımdan 24 Haziran Seçimlerinin bu milletin Cihan Devleti Yürüyüşüne engel olmayacak bir şekilde sonuçlanacağını…

Seçim sonuçlarını endişeli ve hesabi diplomalı cahillerin değil; hasbi ve mütevekkil diplomasız irfan sahiplerinin belirleyeceğine inanıyorum…

Çünkü bu milletin Cihan Devleti Yürüyüşü tarihin ve talihin gereğidir.”

Ve beklediğim gibi oldu ve diplomasız irfan sahipleri, olanca menfi propagandaya rağmen seçimin sonucunu milletin hayrına olacak şekilde belirledi.

*

2.

Yine bu sayfada, 19 Haziranda yayınlanan yazımda şöyle demişim:

“CHP ve eksenindeki hiçbir siyasi parti yeni yönetim sisteminde değil iktidarın ucundan kıyısından ortağı olmak; iktidarın yanından yöresinden bile geçemeyecektir.

Bunun nedeni ise açıktır:

Ülkemizin genel seçmen dağılımı, çok sayıda yeni seçmen devreye girmiş olsa da, esas olarak %70 sağ seçmen, %30 sol seçmen durumundadır.”

Nitekim seçim sonuçları buna yakın bir şekilde sonuçlanmış, muhafazakâr cephede yer alması gereken İYİ Parti ve Saadet Partisinin oyları, bu seçimde sol cephe içinde sayıldığı için sağ oylar, bundan önce yapılan 18 seçimin en düşüğü olarak ortaya çıkmıştır.

Fakat taşlar yerine oturunca sağ ve sol seçmen oyları arasındaki oranlar yine %70 ile %30 arasında gerçekleşecektir.

Bu seçimde bir kez daha ortaya çıkan bir başka gerçek ise, 19 Hazirandaki yazımda belirttiğim gibi, bu yeni hükumet sisteminde, seçmen tercihiyle, sol cepheye hiçbir şekilde iktidar olma imkânı verilmeyecektir.

Nitekim onca hormonlamaya rağmen sol cephenin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin aldığı oy, sağ cephenin Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın aldığı oydan %20 oranında daha azdır.

İki cephenin adayı arasındaki bu oranın kapanması mümkün değildir.

*

3.

Seçimlerden yaklaşık iki hafta önce yine bu sayfada yayınlanan yazımda şöyle demişim:

“Bütün bu sonuçlardan sonra 2018 Haziran Seçimlerinde beklenenler ne olabilir?

Bu soruya cevap vermek oldukça zordur.

Çünkü hatlar biraz karışmış, siyasetin doğası gereği sağda yani Cumhur İttifakında olması gereken iki parti (İYİ Parti ve Saadet Partisi) CHP’nin başını çektiği Millet İttifakında olmayı tercih etmişlerdir.

Bu da her seçimde görülen ve neredeyse sıraya binen oy değişiminin bu kez sağdan sola olacağını göstermektedir.

Bunun iki nedeni vardır:

İlki, Saadet Partisinin oyu bu kez Sol Siyaset Çizgisinde toplanacak…

İkincisi, MHP kadrolarından bazı isimleri bünyesinde bulunduran İYİ Parti Sağ Siyaset Çizgisinden bir miktar oy alacaktır.

Bunun ne kadar olacağını kestirmek zordur.

Fakat bu oranın çok fazla olacağını sanmıyorum.

İlki, Cumhur İttifakı bana göre yüz yılın ittifakıdır ve her seçime çok sayıda partiyle giren sağ cephenin bu dağınıklığından genelde sol cephe istifade etmektedir.

Nitekim 1950 Seçimlerinden bu tarafa, sağ cephe ilk kez tek çatı altında seçime girmekte, bu da sağ seçmeni oldukça heyecanlandırmaktadır.

Dolayısıyla böyle bir çatı varken, sağ seçmen yönünü CHP’nin başat olduğu bir millet ittifakına çevirmeyecektir, kanısındayım.

İkincisi, sol cephede milleti heyecanlandıracak yeni bir söylem ve yeni bir yüz yoktur.

Üçüncüsü, muhafazakâr olarak da tanımladığımız sağ seçmen istikrara oy verme özelliğinden vazgeçmeyecektir.

Bu nedenlerle sağdan sola gidecek oy oranı çok fazla olmayacak ve Cumhur İttifakı hem Cumhurbaşkanı adayını ilk turda Cumhurbaşkanı olarak seçebilecek, hem de TBMM’de açık ara çoğunluğu sağlayacaktır.”

Gerçekten de Cumhurbaşkanı ilk turda rahatça seçilmiş, işaret ettiğim gibi Cumhur İttifakı TBMM’de açık ara (256’ya karşı 344) çoğunluğu sağlamıştır.

Çünkü beklenildiği gibi muhafazakâr seçmen, maceraya girmemiş ve istikrara oy vermiştir.

*

4.

Bu sayfada 30 Mayısta yazdığım yazıyı şöyle bitirmişim:

“Bu iki partinin kurduğu ve BBP’nin desteklediği ittifak %54-56 oranında oy alabilecek ve bir sonraki seçimde bu oy oranı %60’ı geçebilecektir.

Bu seçimde AK Partinin oyu seçmenin önüne alışılmış kişilerin listesi konduğu için önemli oranda düşecek, MHP’nin oyu ise önemli oranda artacaktır.”

Cumhur İttifakının gerçekleşen oyu, benim seçimlerden 25 gün önce ortaya koyduğum oydan sadece %0,34 daha düşüktür.

Yine 30 Mayıstaki yazımda belirtiğim gibi, AK Partinin oyu önemli oranda düşmüş, çok düşük oy alacağı söylenen MHP’nin oyu önemli oranda artmıştır.

Bu arada şunu söylemeliyim ki:

Bu yazdıklarım bir tahmin değil, geçmiş seçimlere bakarak yaptığım hesaplamadır.

*

5.

Bundan sonra ne mi olacak?

Cumhur İttifakı yani bu milletin tarihine, töresine, inancına bağlı sağ seçmenin temsilcileri, ortak akılla ülkeyi yönetecekler ve bu milletin Cihan Devleti Yürüyüşünü devam ettireceklerdir.

Cumhur İttifakının liderleri bilmektedir ki:

Batının domuz sever Haçlıları istemeseler ve korkulu düş görseler de, insanlık bu milletin eski heybetiyle ayağa kalkmasını; mazlum, mahzun, mahkûm, mağdur milletlere kol kanat germesini beklemektedir.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2318/24-haziran-icin-ne-demistik-ne-oldu-ne-olacak.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar