Japonya'ya saygı gecesi

Dünya Kupası ilginç sonuçlarla devam ediyor.

Önce Almanya’nın gruplardan çıkamaması; ardından Arjantin, Portekiz ve İspanya’nın “son 16” turunda kupaya veda ederek çeyrek final vizesi alamaması.

Açıkçası futbol kalitesi bağlamında -genel anlamda- hayâl kırıklığı yaşadığımı ifade etmeliyim. Ve bu konuda hiç de yalnız olmadığımı… Deyim yerindeyse, keyif veren futbol noktasında şu ana kadarki maçlar itibariyle “dağ fare doğurdu” denilse yeridir.

İspanya-Portekiz grup maçı ile Fransa ve Belçika’nın oynadığı oyunu çıkarın, elinizde neredeyse koca bir hiç kalır.

…..

Yaşanan ilginçliklerden birisi de, Japonya’nın “fair play” ölçütü sayesinde grubundan çıkarak “son 16” içine adını yazdırmış olması.

H Grubu’nda mücadele eden Japonya, grup maçlarını, kupanın renkli takımlarından biri olan Senegal ile aynı puanda tamamlamış olmasına rağmen, gördüğü sarı kartların daha az sayıda olmasına bağlı olarak ikinci sırayı almıştı. Doğrusu “fair play” ve temiz futbol noktasında önemli bir gelişme, kıymetli bir ölçüt.

İşte o Japonya, çeyrek finale yükselme maçında dün gece 2-0 öne geçmesine rağmen, önce ard arda gelen iki gole engel olamayarak beraberliğe geriledi, ardından da uzatma dakikalarındaki gole boyun eğerek kupaya veda etti.

Fakat her yönüyle, futbolseverlerin saygı ve alkışlarını hak ederek…

…..

O Japonya ki, sanki 1945 yılında zalim Amerika’nın atom bombalarıyla yerle bir olmamış gibi, önce ekonomik anlamda düze çıktı, ardından gelişerek dünya devleri arasına girdi ve nihayet bu başarısını sporun en popüler dallarından biri olan futbolda da sergilemeye başladı.

Kim ne derse desin ve futbol deyince klasik büyüklerin adını sıralarsa sıralasın başka birkaç takımla birlikte Japonya bu dünya kupasına renk getirdi, heyecan getirdi, hatta edep ve insanlık getirdi.

Oyuncuları sahada tertemiz bir oyun sergiledi. Düzgün, sistematik, akıllı bir oyun… Hepsinden öte efendi bir oyun.

Japon oyuncular şiddet denilebilecek bir tane bile faul yapmadan tamamladı maçlarını.

İşlerine öyle geldiğinde vakit geçirmek için olmadık çirkinliklere tevessül etmediler. En küçük bir faulde kendilerini yere atıp, kılıç yarası almış gibi rol kesmediler. Bir dokunuşta beş taklayla altı metre öteye uçmadılar.

O kadar ki, dün akşam 2-0 öne geçtiklerinde bile, zaman geçirmeyi değil futbol oynamayı düşündüler. Eminim, “futbol izlemeye geldiler” diye, hem kendi taraftarlarını hem de sahadaki diğer futbolseverleri düşünmüştür Uzak Doğu’nun bu nezaketli ve sempatik insanları. Aksi olsaydı 25. dakikada 1-0 öne geçtiğinde maçı o skorla bitirmek için ne yapacağını şaşırıp komikleşen kimi takımlar gibi davranmaları gerekirdi. Ama yapmadılar, çirkinleşmediler, çirkinleştirmediler.

…..

Sosyal medya mesajlarına bakılırsa, kendi çöpleri bir yana, maçların ardından maçı birlikte izledikleri diğer takım taraftarlarının çöplerini de toplayıp gidiyormuş Japonlar. Ne diyelim, aşk olsun!

Teşekkürler Japonya…

Güzel futbolun, efendi oyuncuların ve insanlıktan örnekler sergileyen taraftarların için.

Seni şimdiden özlemeye başladık bile.

2022 Dünya Kupası’nda, Katar’da mutlaka görüşmek dileğimizle…

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2334/japonyaya-saygi-gecesi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar