Tebrikler Belçika

Dünya Kupası’nda üçüncü takım belli oldu.

Belçika, yıllardır üstüne koyarak ilerlediği futbol yolculuğunun “ilk” ödülünü aldı. Biraz buruk da olsa…

Evet, biraz buruktular… Zira Belçika, sergilediği oyunla -bütün takımlar ve maçlar itibariyle- şampiyonluğu en çok hak eden iki takımdan biriydi.

Diğerinin Fransa olduğunu daha önce yazmıştım bu köşede. Nitekim onlar da finalde. Hem de yarı finalde Belçika’yı elemek suretiyle…

Bu cümlelerden de anlaşılabileceği gibi, oyun kaliteleri bağlamında en çok öne çıkan iki takım olmaları hasebiyle, 2018 Dünya Kupası’nda gönlümden geçen, bir Belçika-Fransa finaliydi. Ancak ikisi de aynı koridordan geldiği için final bağlamında bu mümkün değildi.

Başından beri, dünyadaki pek çok futbolsever gibi,  Arjantin ve Brezilya ilgiyle izlendi ve finale kadar gitmeleri istendi, beklendi.

Nijerya, Senegal, Kolombiya ve Meksika gibi Afrika ve Kuzey Amerika ülkeleri, şampiyonaya renk getirseler de, çeşitli eksiklikleri ve yetersizlikleri sebebiyle bir yerde takılacakları görülüyordu. Öyle de oldu.

Özel olarak yazı yazdığım Japonya’yı ise, bilvesile tekrar alkışlamak isterim. Bir sonraki dünya kupasında daha ileri turlara geçmeleri şaşırtıcı olmaz.

…..

Bu bir Belçika yazısı olduğu için oraya dönelim…

Belçika yirmi yıldır oyununun üzerine koyarak geliyor. Hiç geri düşmeden, tökezlemeden, patinaj yapmadan…

Mütevazı bir şekilde…

Rakiplerine saygı duyarak…

Artistlik yapmak yerine, futbolun hakkını vererek.

Oyununun ne denli geliştiğini bu dünya kupasında çıktığı bütün maçlarda tartışmasız derecede kaliteli bir oyunla gösterdi.

Eğmedi, bükmedi, kıvırmadı…

Takım oyununun güzelliklerini ilk düdükten son düdüğe kadar sergiledi. Bazı takımların açık açık yaptığı gibi, yıldız oyunculara güvenmek, onların sırtından geçinmek gibi bir kolaycılığı ise, hiç tercih etmedi.

Zaten kadrosunda “yıldız” kavramının hakkını verecek Eden Hazard ve Kevin De Bruyne dışında oyuncusu da yoktu doğrusu. Hadi biraz da Romelu Lukaku diyelim.

Belki de dezavantaj gibi görünen bu durum, onları yıllardır takım oyunu üzerinde yoğunlaştırıyor ve bu nedenle takım oyununu geliştiriyorlar. İyi de yapıyorlar…

İşte onların geldiği nokta, işte Almanya, İspanya, Arjantin ve Portekiz’in kaldığı noktalar…

Şunu da ilâve edelim ki, eğer De Bruyne son maçtaki oyununu Fransa maçında da sergileyebilseydi, onların yerinde olabilirdi Belçika.

…..

Özetle, İngilizlere pek güzel bir ders vererek üçüncü oldu Belçika. İyi, seyir zevki yüksek bir futbol ile…

Ve mutlaka söylenmeli ki, ahlâklı bir oyunla...

İleri turlarda Brezilya ile karşılaşmama düşüncesiyle, gruptaki karşılaşmalarında seyirciyi gıcık edecek bir futbol oynayan İngiltere’yi yenerek grup birincisi olan Belçika, aynı temiz futbolunu -kalite çizgisini de düşürmeksizin- son maçta da yineleyerek, İngilizleri bir kez daha yendi ve ellerini boş gönderdi. Pardon, kibirleriyle birlikte

Gönülden tebrikler Belçika!

Sergilediğin futbol ve temiz oyununla dünya üçüncülüğünü sonuna kadar hak ettin.

 

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2349/tebrikler-belcika.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar