Asıl ABD filmleri acilen durdurulmalı

250 yıllık ukala ve şımarık, Avrupa kaçkınlarının kurduğu Amerika beş bin yıllık tarihi olan, 17 devlet kurmuş Türklere karşı açtığı bu safsata ekonomik (siyasi) savaşı kazanacağını sanıyor. Türkiye, “Vatanım ha ekmeğini yemişim, ha uğruna kurşun” diyen şehitlerin diyarıdır. Açtıkları savaşla, bizim moralimizin bozulacağını ve yıkılacağımızı sanan gafiller bu milletin savaş denince keyfi yerine gelir bilmiyorlar.

Merak etmeyin bu millet tarihi boyunca kimseye diz çökmemiş, dersini vermiştir. Ama fırsat bu fırsattır diyorum.

2016 yılında 360 film vizyona girdi. 139’u Türk filmi, 221 ise ABD filmleri oldu. Yani sinemalarımızda Türk filmleri değil ABD filmleri ev sahibi oldu. 2016 yılının toplam hasılatı 419.296.048 TL olduğunu düşünecek olursak ABD filmlerinin bizim cebimizden her yıl milyonları götürdüğünü görebiliriz. ABD filmleri cebimizden daha çok kültürümüzden alıp götürdüklerini düşünecek olursak tehlikenin büyüğünü görmemek elde değil. ABD ülkelerde ve bizim ülkemizde ABD filmlerinin dışındaki Oscar ödülü almış filmlerinin bile vizyona girmesine engel oluyor. İran filmleri neredeyse hiç yok. Türkiye’de vizyona sadece Taksi Tahran filmi vizyona girdi. Bu nasıl oluyor derseniz, filmlerin teliflerini satın alarak diğer ülkelerin filmlerinin vizyona girmesini engelliyor. Tabi Amerikan versiyonunu çekerek bize satacak.

Bugünlerde yaşanan ekonomik (siyasi) saldırılar olmasa bile kültür emperyalizmine karşı zaten bu tavrı göstermemiz gerekli değil miydi? Fırsat bu fırsattır diyerek milli refleksimizi göstermeli hatta tüm İslam ülkelerine bu protestoyu yaymalıyız. ABD filmlerindeki sahte Rambolarla dünyaya korku salan, bilgisayarlarda yaptıkları sahte görselliklerle Amerikan hayranlığını dünyaya yaymaya çalışan bu ukala ve şımarık Amerikan Hollywood filmleri durdurulmalı. Amerikan rüyası denilen dünyaya hükmeden bu işgalci kara ruhun bizim dünyamızdan kovalanması gerek.

İşgal ettiği İslam ülkelerinde milyonlarca Müslümanı öldüren Amerika, çektiği filmlerle rambolarını birer kahraman olarak gösterdiği filmlerini bile bizim sinemalarımızda vizyona sokarak suçlu olarak Müslümanı göstermeye devam ediyor. Yalan mı?

Bizim dediğimiz basılı ve internet habercilerimiz ve TV’lerimiz Amerikan filmlerine övgüler diziyor, bedava ABD filmlerinin ne zaman vizyona gireceğinin haberlerini bile yapıyorlar. Öyle değil mi? Hem de bedava. Bizim az da olsa milli ve manevi film yapımcılarımız ise reklam fiyatlarını ödeyemedikleri için haber değeri bile bulunmuyor. Bu mu millilik.

Film yapmak istediğimizde “dini ağırlıklı yaparsanız izlenmez. Mesajlarınızı saklı gizli vermelisiniz” tavsiyelerinden usandım. Ama bize bu tavsiyeleri yapanlar apaçık Hristiyanlık propagandası yapan ABD filmlerine ise övgüler düzmekteler. “Şehrin Azizleri” bunun en açık örneklerindendir. Fantastik filmlerinde bile Hristiyanlık propagandasını açıktan yapmıyorlar mı? Matrix filmindeki isimlerin nereden geldiğini hiç araştırma ihtiyacını hissetiniz mi? Avatardaki mesajların nasıl dini mesajlar olduğunu bilmeyen var mı? Tabii ki Hristiyanlığın temellerine dayanıyor. Bu ülkede yıllarca “Küçük Ev” dizisiyle Kilise propagandası yapılmadı mı? 16 Ocak’ta Fox Crime kanalında yayınlanmaya başlayan “Homeland” dizisi aslında bir İsrail yapımından uyarlama. İsrail televizyonlarında “Hatufim” adıyla 2 sezon oynayan dizi, “24” dizisinin senaristleri Howard Gordon ve Alex Gansa tarafından ABD’ye uyarlandı. Her iki dizinin de yapımcısı olan Gideon Raff ise İsrail ordusunda 3 yıl görev yapmış eski bir asker.

Hollywood filmleri aynı zamanda kültürümüzü kökünden sarsıyor ve yaşam tarzımızı değiştiriyor. Gençler şapkalarını ters giymeyi nereden öğrendiler. Kızlarımızın kıyafetlerindeki tarzları nereden geliyor dersiniz. Açık kapalı meselesi değil bu mesele, kendi kültürümüz olup olmaması. Fastfood yiyeceklerin bizim o muhteşem mutfak kültürümüzü yok etmeye başladığının farkındayız sanırım. Hroşimada milyonlarca Japonu öldüren Amerikalıları Japonlar neden çok seviyor şimdilerde hiç düşündünüz mü? Tabii ki Hollywood filmleriyle. Dünyaya sadece öldürmeyi öğreten aksiyon filmleriyle insanlığın karakterini bozmaya devam eden bu filmler değil mi? Gerisini siz tamamlayın. Biliyorsunuz zaten.

Diğer tüm sektörlerde boykot yürütebilirsiniz. Doğrudur boykot edilmeli ama asıl tehlike evlerimizin içine kadar girerek ruhlarımızı etkileyen bu zararlı filmleri, dizileri hayatımızdan söküp atmak.

Matbaanın gelişi çok gecikti ama geldi ve iyi de oldu. Şimdi de sinema çağın en etkili iletişim sanatı. Biz kendimiz yapmalıyız. Yapanlara ve yapacak olanlara destek olmalıyız. Tez vakit Yücel Çakmaklı’nın başlattığı milli sinema devlet desteği ile hayata geçirilmeli.

Çok söze gerek var mı? Bunu bilmeyen var mı?

Öyleyse ABD filmleri bir an önce durdurulmalı.

ABD diğer tüm sektörlerdeki boykotumuzu umursamayacaktır ama sinemaya getireceğimiz sınırlama ve durdurma onlara geri adım attıracaktır. Geri adım atarlarsa devam edelim için söylemiyorum. Bu fırsatta bu meseleyi bitirelim.

Vesselam.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2425/asil-abd-filmleri-acilen-durdurulmali.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar