Andım Manifestosu

Sabahın köründe kargalar daha dallara konmadan bu ülkenin çocuklarına “Andım manifestosunu” okutmanın kime ne zararı var!

“Türk'üm doğruyum çalışkanım.”

Yalan mı! Çalışmadık mı, alırken satarken hile mi yapıyoruz, kıymaya domuz eti mi kattık?

Asla tövbe!!!

...

Artık Osmanlı değil; Anadolu topraklarına sıkışmış laik, demokratik, Atatürkçü ulusalcı Türk devletiyiz! Bağışlayana minnet borcumuz olmasın mı?

“Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk...”

...

“Yurdumu, budunu'mu özümden çok sevmektir.”

Üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir.

...

Eğri dur doğru konuş... Muhammed Mursi’nin laiklikten başı dertte olduğu o günlerde Mısır halkına, “laiklikten neden korkuyorsunuz?” dedik mi! Anıtkabir defterine “ruhun şad olsun!” diye yazdık mı! Başbakanını göndererek, ilke imza olsun diye Fatiha okutturduk mu!

En şaşaalı merasimleri yaptık mı?

E ne kaldı geriye?

...

Ondan sonra da andımıza karşı çık.

Demezler mi bu ne yaman çelişki!

...

Andımızın banisi malum, Mustafa Kemal’e yağ çekerek koltuk yarenliği yapanlardan Dr. Reşit Galip. Ama önce içki masasında Atası’na karşı ters konuşmuş, sonra da sabaha kadar kapısında bekleyerek af dilemiş.1932 yılında Milli Eğitim bakanı olur olmaz, 23 Nisan günü kafasında tasarladığı yağdancı manifestosunu her sabah aç karnına bu milletin ayakları çıplak, başları kabak, masum ve tutsak çocuklarına yutturunca; doğru olduk, çalışkan olduk, dünyanın en geri ülkesi haline geldik!

...

Sağ olsun büyüklerimiz, geçmişte nelerle uğraşmışlar, nelerle bu ülkeyi oyalamışlar.

Şimdi de o andım, partiler arası çekişme ve atışma konusu haline geldi.

Kim daha Kemalist?

...

Kahve içmek helal mi haram mı!!!

...

Aslında yadırganacak bir şey yok, her şey aleni. Atın yanında duran ya huyundan ya suyundan az da olsa kapıyor.

...

1980 öncesi bu ülkenin komünizm tehlikesine karşı beş bin gencin sokaklarda kaybedilmesi tabi ki bir proje idi. Şimdi de o projenin devamını değişik vesilelerle görmek bize sürpriz gelmiyor. Bir el Ülkücü camiadan başlayarak özellikle MHP saflarını tek tip ulusalcı kıldıkları gibi, aynı el Ak Parti cenahından Kemalizm’i yerleştirme gayretinde. Bakın bakalım, MHP de kelimetullaha teslim olan gerçek ülkücüler var mı? Veya kaç kişiler? Yanaştırmıyorlar bile…

...

Eskilerden ülkücü bildiğimiz birçoklarının Doğu Perinçek’in ulusalcı yelpazesinde yer almalarını ne ile izah edeceğiz? Demek ki bu da; ulusalcı, seküler, Kemalist proje.

...

Oyuna oynaşa kolay geliyoruz.

...

Aynı proje AK parti için de geçerli. Özellikle eski Refah partililerin kadrolarda ayıklanması dikkat çekiyor. Bakın ve görün, genelde amirler başka, yetkisizler bir başka.

Ne değişti, neler oluyor, ne oldu size?

...

Parlamenterler dergisi önüme gelince şaşırıyorum.

Nevzat Pakdil kardeşimiz de meğerse ne kadar Kemalizm’e hayranmış. Hele de akademisyen Mehmet Çelik’in Ülkü TV deki sözlerine bayıldım! Vahdettin, Mustafa Kemal’i kastederek “paşama söz söyletmem” diye çıkışmış. Hadi çıkıştığını kabul etsek bile güvende olamadığından mı, yoksa hilafetin kaldırıldığına memnun oluşundan mı be Mehmet hocam? Şimdiye kadar öyle bir söz de duymadık, okumadık, işitmedik.

Durduk yerde bu da nereden çıktı?

Herhalde şuradan çıktı... Millete zulmeden Atatürk değil İnönü imiş. İnkılapları yapan da oymuş, gündemde öyle bir çalışma ve atışma var. Vur abalıya...

...

İşte meydanlar, il ve ilçeler Kemalizm konusunda CHP’ye neredeyse pabucu ters giydirecek duruma geldiler. Böyle giderse, Kılıçdaroğlu ile erenlerin pabuçlarını damda göreceğiz.

İşin doğrusu, CHP bu kadar Kemalist olamazdı.

...

O bunalımlı günlerinde merhum Kazım Karabekir paşa meclis kürsüsünden adeta haykırıyordu; “kimseler şahsına mal etmesin, ne yaptıysa millet yaptı millet!”

...

Yol, santral, hava alanı, gemi iyi şeyler de, asıl ibreler sapmaya başlıyorsa fecaat. Cemaat oyuna geldi, devlet aleyhine kullanıldı, şimdi de iktidar bari gelmesin istiyoruz.

...

Günün adamları, bugün senden yarın ondan...

Bu gibilerin ön planda tutulmaları, yetkilendirilmeleri AK partiye gönül verenleri cidden üzüyor...

“O kardeşim, bu dava arkadaşım...”

Geç onları Sayın Cumhurbaşkanım geç; yurdunu, milletini özünden çok sevenlere bak. Bak ki, ülkemin kara bahtı ağarsın.

...

Sonuçta dere gider kumu kalır.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2625/andim-manifestosu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

İbrahim
04.11.2018 23:24
Tarihimizi Okumamız, doğruyu kendimiz tahkik edip öğrenmemiz vedahi milletimize öğretmemiz gerekiyor. Yoksa siyasilerden, rejimin kurumlarından, tarafgir medyadan, ordan-burdan medet beklersek senelerdir olduğu gibi duvara toslarız, yerimizde sayarız, başka ülkelerin şamaroğlanlığıına ve hamallığına alınırız hoca..!

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar