Örgüt liderlerinin başına ödül

Eskiden olsa ABD'nin bu kararı alkışlarla karşılanırdı ama Türk toplumu o kadar aldatıldı ki bu tip kararlar şüphe ile karşılanıyor.

ABD'nin Karayılan, Bayık ve Kalkan ile ilgili kararından bahsediyorum.

Yıllardır PKK'nın hamiliğini yapan bir devletin durup dururken örgüt liderlerinin başına ödül koyması elbette amaçsız bir teşebbüs olarak görülemez.

Üzerinde durmamız gereken nokta, ABD'nin bu hamle ile neyi amaçladığıdır. Bunu anlamadan yapılacak her analiz bizi yanlış sonuçlara götürür.

O halde bu soruyu sorarak başlamak lazım, ABD  ne yapmak istiyor?

PKK ve YPG'ye verilen destekler dikkate alındığında bunun PKK'yı bitirmeye yönelik bir hamle olduğunu söylemek kolay değil. ABD, YPG'ye verdiği desteği hiç bir zaman gizlemedi. Hala da TIR'lar dolusu silah ve mühimmat sevkiyatı yapılıyor. Bugün Fırat'ın doğusundaki yapıyı ayakta tutan, bölgede bir PKK devletinin varlığını kabul ettirmeye çalışan da ABD. Dolayısıyla ABD'nin PKK'yı bitirmek istediğini söylemek çok zor.

Ali Nihat Özcan, Milliyet’teki köşesinde ABD'nin bu hamle ile PKK ile YPG'yi ayırdığını göstermek istediğini yazdı. Gerçekten ayırmak mı istiyor, yoksa böyle bir algı mı oluşturmak istiyor bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.

ABD, aslında sahip olduğu teknolojik imkanlarla başlarına ödül koyduğu kişileri kolaylıkla etkisiz hale getirebilir. Örgüt liderlerinin zaman zaman Suriye tarafına geçtiğine, Irak'ta Barzani bölgesinde dolaştıklarına dair istihbari bilgiler paylaşılıyor. Her iki bölgede de ABD'nin hem askeri varlığı, hem de ciddi bir istihbarat ağı var. ABD örgüt liderlerini gerçekten yok etmeye karar vermiş ise bunu Bin Ladin'e yaptığına benzer bir operasyonla pekala  gerçekleştirilebilirdi. Topu ödül avcılarına atması, aslında çok da kararlı olmadığını gösteriyor.

Eğer ABD bu kişileri gerçekten yok etmeye kararlıysa bunun iki nedeni olabilir; birincisi, Türk kamuoyunu ABD'ye karşı yumuşatmak, ikincisi ise ABD'nin bölgeye yönelik gelecek projeksiyonlarında bu kişileri engel olarak görmesidir. Uzun süre savaşarak, buna alışanları -savaş dışı- bir mücadele yöntemine ikna etmek veya alıştırmak zordur. Nitekim, çözüm süreci de bazılarının iddia ettiği gibi iktidar tarafından değil, PKK tarafından bozuldu. Süreç, istismar edilerek önce şehirler silah ve cephanelik ile dolduruldu, hazırlıklar bitirildikten sonra da saldırıya geçildi. Eğer ABD'nin kafasında Fırat'ın doğusuna karşılık örgüt liderlerinin kellesi veya yeni bir çözüm sürecine yüreklendirme amacı varsa  bu kişiler gerçekten tasfiye edilebilirler.

Ancak şunu unutmamak lazım, esas mesele bu kişilerin kellesi değil, bölgede bir terör devletinin kurulmasıdır. Bu kişilerin kellesini alıp, fikirlerini hayata geçirmek çok samimi bir teşebbüs gibi görünmüyor. Bu sözde örgüt liderleri, Suriye'de bir terör devleti istemiyorlar mıydı? İstiyorlardı. O halde onları yok edip isteklerini gerçekleştirmeye çalışmanın inandırıcı bir yanı olabilir mi?

ABD her zaman olduğu gibi kendi planını uyguluyor. Bunu yaparken de tepki göstermesi muhtemel kesimlere öpücükler göndererek onları yumuşatmayı da ihmal etmiyor. ABD bu şapkadan ne çıkacağını bekleyip görmek lazım.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2639/orgut-liderlerinin-basina-odul.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar