İsmet Paşa’ya haksızlık olmuyor mu!

Siyasetin ağzı torba değil ki dikesin.

Dikmeye kalkışsan tutmaz, hemen yırtılır.

...

Ne hikmettir...

Herkes aklına geldiği gibi sallıyor.

Konuşuyor, alkışlıyor, yas tutuyor...

...

Hele şuna bakın... Kitabın bir sayfasında Osman Yüksel Serdengeçti gibi vatan aşıklısı, diğer sayfasında onun ezeli rakibi olan Ecevit gibilerine övgüler rahmetler.

...

Günaydın Türkiye...

...

Kıbrıs adasının tamamen işgalini önleyen Ecevit fatihmiş, milliyetçiymiş, halkçıymış.

...

Şeytan sazın neresinde!

...

Çelişkiler elbette ki kafaları karıştırıyor. Hem de İslamı kesimin destek verdiği bir iktidar döneminde Kemalizm’in adeta hortlatılması geleceğimizin çetin ve zorlu mücadelelere gebe olduğunun işaretidir.

Bir asra yakındır, çileler, baskılar sonucu kazanılan tabyaların bir çırpıda popülist politikalara alet edilerek üstlerinin çizilmesi az kayıp sayılmaz. Kimseler de bu kayıpları köprülerle, hava limanlarıyla örtmeye kalkışmasın. Yeniden aynı yere gelmek çok zor.

...

İnkılapların halk üzerindeki baskıları tam da bitmişken, yeniden defter açılarak alevlendirilmesinin faturasını korkarım bu millete ağır bir şekilde ödettirecekler.

“Gelirsek görürsünüz” demeye başladılar bile.

...

İki şeyin bir arada kutsanması şaşırtıcı:

Birisi Kemalizm, diğeri sanatçı ayaklarında arsızlık, namussuzluk, yüzsüzlük, hayasızlık...

...

Gerçekten, bu tezgahın arkasında kimler var?

...

Geçmişimizi silip atan inkılaplardan az mı çektik?

Efendim, baskıları yapan, hürriyetleri kısıtlayan, ezanı Türkçeleştiren, Kur’an öğretme yasağı koyan, camileri depo yapan İsmet Paşaymış. Vay canına be...

Peki, “Kabe Arap’ın olsun Çankaya bize yeter” diyenlere ne oldu? Bu arenada İsmet Paşa tek başına mıydı?

...

Ezanın 18 yıl tutsak kalmasındaki kararı İsmet Paşa mı verdi? Yazıyı İsmet Paşa mı kaldırdı?

Hilafeti İsmet Paşa mı lağvetti?

...

Lozan masası kimin eseri?

...

Efendim mesele şu... Mustafa Kemal hakkında mevcut olan koruma kanunu eleştirinin dozuna ayar çekince, İsmet Paşayı bir nevi günah keçisi haline getirdiler. Ne yapıldıysa ona mal ediyorlar. Bazı cemaatler de dahil, Mustafa Kemal’i laiklik ve dini tarafıyla bölüşememek yarışması başlatıldı.

Yok dini varsa bizden, yoksa sizden!

Yazık ki ne yazık...

...

İnkılaplar yükünü tek kişiye mal etmek hem ayıptır, hem de iftiradır. Mustafa Kemal onay vermeden değil İsmet Paşa, bir Allah'ın kulu adım atamazdı. Mesela, Nazım Hikmet ile yoldaşları adım atmaya kalkışınca vatanlarından oldular.

...

Üstelik İsmet Paşa, Mustafa Kemal’in içki masalarında devlet işlerini yürütmesine karşı çıkan tek kişiydi. Bu yüzden hem başvekilliğinden oldu, hem de öldürülme korkusuyla aylarca kaçtı saklandı. Merak edenler, Erdal İnönü’nün “Anılar” adlı hatırasına baksınlar.

İzzettin Dinamo’nun, Kutsal Barışı'nı okusunlar.

...

Onu bunu yaptık şeklinde övünürken bari tarihin seyir defterine dokunmayalım. Güneş batıdan doğmaz, neyse odur.

Sevabıyla günahıyla herkes yerli yerinde dursun. Tartı işlerini de tarihin engin vicdanına bırakalım.

...

En doğrusu...

Yerli motor yapalım, milli uçağımızı yapalım, amma farklı çürük dalda iki yüzlülük yapmayalım.

Gider gayretüllaha dokunur... 

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2648/ismet-pasaya-haksizlik-olmuyor-mu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar