15 Temmuz epiği olarak “Börü” filmi

Börü, 15 Temmuz 2016 FETÖ’cü darbe teşebbüsünü anlatan bir film. Senaryoyu Alper Çağlar yazmış; Dağ 1, 2’yi yapan Alper Çağlar…. Her ne kadar yönetmen Can Emre ve Cem Özüduru ise de filmin formatı Dağ filmlerine yaslanmış. Filmin yapımcıları Doruk Acar ve Alper Çağlar.

Film Gölbaşı Polis Özel Harekât Merkezinin bombalanması ile başlıyor; Türk-Sat ve Jandarma Genel Komutanlığı baskını ile devam ediyor. 

Filmin konusu 15 Temmuz darbe teşebbüsü fakat ana ekseni Kemal ile Tolga’nın çekişmesi. Dizide, Kemal’in karısını ayartan Tolga’nın, bu hain tavrıyla filmdeki FETÖ’cü ihanet şebekesinin başı olmasına hazırlık yapılmış. (Filmde bir yerde “Fethullahçılar” deniyor, başka sahnelerde hep “sızıntılar” denerek FETÖ’cü dergiye gönderme yapılıyor.) Dizi boyunca bir kahraman olarak sunulan Tolga’nın filmde FETÖ’cü biri olarak karşımıza çıkması, gerçek hayattakilerle karşılaştıktan sonra seyirciyi yadırgatmıyor.

O GECE

Börü adlı taarruz timinin 15 Temmuz gecesi yaşadıklarının neredeyse tamamı, gerçek olaylardan alınmış. Sahnelerin çoğunu hatırlayacaksınız. Gölcük saldırısı… Jandarma Genel Komutanlığı baskını ve Ömer Halisdemir’in kahramanlığı… Türk-Sat baskını ve kurtarılması… Sokaklarda çatışmalar ve halkın darbe teşebbüsüne karşı direnişi. Filmi seyrederken, o gece dışardan gördüklerimizi ve duyduklarımızı bu defa içerden ve kahramanlarla beraber yaşıyor gibi hissediyorsunuz kendinizi.

EPİK TERCİH

Özellikle Dağ 1,2 filmiyle tanınan ve bu filmlerin geliriyle Börü dizisi ve filmini yapan Alper Çağlar, şimdilik epik sinemada karar kılmışa benziyor.  Dağ filmlerinde ve Börü dizisinde, Türkiye’nin başına belâ edilen terör ile mücadeleyi ele alan Alper Çağlar, diğer senarist ve yapımcıların tersine, sinema filmini tam anlatabilmek için, önce 6 bölümlük bir dizi çekmiş. Televizyonda 6 bölün hâlinde yayımlanan Börü dizisinde oluşturulan kurgu ve mantık, sinema filmine hazırlık gibi tasarlanmış. Başka dizilerde, diziden bağımsız film yapılırken Alper Çağlar sinema filmini dizinin son bölümüne ekleyerek ve oradaki olayın devamı şeklinde çekmiş. Sinema filmi mantığı gereği, dizideki bazı kişileri filmde göremiyoruz. Mesela Asena, filmin ilk sahnesindeki bombalamada ölüyor.

FİLMİN İÇİ VE AKSİYON SAHNELERİ

Filmin ilk yarısının nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz. En ummadığınız anda birden ara veriliyor. Ara verildiğinde salondaki şaşkınlığı gözleyebiliyorsunuz. Bu bir başarıdır film için.

Alper Çağlar’ın epik tercihi filme sinmiş. (Birkaç sahnede insanî hassasiyet ile verilmek istenen duygusallık, epik akış içinde seyirciyi rahatsız etmiyor.) Özellikle Kaya’nın helikopter ile burun buruna geldiği sahnedeki görsellik çok çarpıcı. Takip eden sahnelerdeki FETÖ’cü helikopter ile girilen çatışma sahneleri müthiş. Gerek Barbaros’un ve gerekse Kaya’nın zırhlı araç üzerinde FETÖ’cü helikopterle girdiği mücadelede, görsellik efekt olmaktan çıkıp gözünüzün önünde cereyan eden bir olguya dönüşüyor. Helikopterin açtığı ateşle asfaltın dağılması ayrıntısı bile düşünülmüş.

Uçakların havadaki hareketliliği sahnesi de efekt sınırlarını aşmış. 15 Temmuz gecesi uçakların hareketlerini televizyonlardan izleyen bizler için son derece gerçekçi ve etkileyici sahneler olmuş uçak sahneleri. (Meclisin bombalanması niye verilmemiş anlayamadım yalnız. İlerde hafıza-i beşer, meclis sahnesini unutursa bu filmde olsaydı iyiydi.)

Tuna’nın tankı oyaladığı sahnenin fotoğrafı, epik zirve idi. O sahne harika bir fotoğraf sanatıdır.

O GECE DİRENEN HALK

Taksicinin arabasını Börü mensuplarına vermesi ve bayrağı isteyip sokağa çıkacağını ima etmesi, Barbaros’un babasının tekerlekli sandalye ile sokaklara çıkması, zaman zaman halkın sahnede görünmesi, darbe teşebbüsüne karşı sivil direncin olduğunu da vurgulamış ama ben olsam halk desteği sahnelerini daha çok ve daha kalabalık yapardım.

OYUNCULAR

Tuna, Barbaros ve Kaya rolündeki oyuncular alkışı hak ettiler. Özellikle Kaya ve Barbaros helikopterle çatışma sahnelerinde gerilimi iyice tırmandırarak seyircileri avuçlarının içine aldılar. Kemal rolü biraz silik kaldı. Zafer Algöz, benzincideki sahnesiyle göz doldurdu. Sesi, jesti ve mimikleri seyirciyi bile etkiledi. Neredeyse salondakiler “Biz de geliyoruz!...” diyeceklerdi. Olgun komutan rolündeki Mesut Akusta da rolünün hakkını verdi.

MÜZİK

Filmin genel olarak müziği de iyiydi. Tabii Barbaros’un babasıyla konuşurken fonda Neşet Ertaş’ın sesinden baba türküsünün olması farklı bir duyarlılık kattı filme. Bence film müziğinin en etkileyici anı, sonda Arif Nihat Asya’nın Bayrak şiirinin çok sesli beste ile verilmesiydi. Beste çok harika olmuş ve o güzel şiirin şiirselliğini daha da derinleştirmiş, kuru hamaset metni olmaktan kurtarmıştır.

NİYE ELAZIĞ?

Sizce filmin sonunda Elazığ şehri komutanın diliyle niye gündeme geliyor ve niye iri sarı örümceklerden söz ediliyor?

Cevabını vereyim…  Alper Çağlar’ın örümceklerden korkacak çağlardaki çocukluğu Elazığ’da geçiyor.  Hem çocukluğunun geçtiği o lirik döneme, hem de o korkularına göndermede bulunuyor olsa gerek.

SON SÖZ

15 Temmuz terörist darbe teşebbüsünün pek çok ayağı olması lazım. Ankara ayağı, İstanbul ayağı, Marmaris Ayağı, Akıncılar üssü-Kazan ayağı, askeri ayak, sivil halk ayağı… Ya bunlar bir dizi halinde çekilmeli ve ya seri film halinde… Bunu yapsa yapsa gene Alper çağlar yapar… Aman vaiz ve propaganda üslûbuyla film çekenlerin eline bırakmayın teklifimi!...

http://enpolitik.com/kose-yazisi/2746/15-temmuz-epigi-olarak-boru-filmi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar