YENİDEN YAPILANMA ZAMANI

Şimdi yeniden üretim zamanı
Zamanın ayarlarını yeniden kurmalı
Elde anahtarlar, alet edevat, kalem kâğıt
Yıkılanları, yorulanları, derhal onarmalı
Silkinip, dikilip yürünen yoldaki
Çalıları, gülleri ve dikenleri
Eksiksiz bir ölçümle hatırlamalı

Geleceği yeniden inşa zamanı şimdi
Kavganın kodlarını çöze çöze
Aşarak iletişimsizlik girdabını
Kılıçlara şan vererek
Kalemleri bileyerek
Dua zırhını yeniden giyerek
Sımsıkı bağlayarak potinleri
Dimdik ayağa kalkmalı

…..
Yukarıdaki mısralar, Yılkı dergisinde kısa süre önce yayımlanan “Yeniden Yapılanma” adlı şiirimizden (2016, 6: 16).
Derinlerimizde kopan fırtınaların, ete kemiğe bürünmüş hali ya da söz olup sökün etmesi diyebiliriz beyaz yapraklar üzerine.
Dün gibi hatırlıyorum… 
Çok yorgundu gönlüm… Kulaklarım duymaktan, gözlerim görmekten, ruhum muhatabı, cismim mağduru olmaktan yorulmuştu; daha iyi yapılabilecekken bir türlü yapıl(a)mayan işlerden, icraatlardan, faaliyetlerden…
 
Biliyor ve inanıyordum ki, sürüp gitmekte olan işler ve yeni hamleler daha etkin ve daha profesyonel bir ele alışla yapılabilir. Halen de aynı düşüncedeyim. İnanıyorum ki, çok başarılı işler yapılıyor ve devrim niteliğinde projeler hayata geçiriliyor. Ancak kalıcılığı, yenilenebilirliği ve sürdürebilirliği sağlayabilmek için uygulamadan teoriye, sahadan laboratuvara geçmenin zamanı geldi. Hem de çoktan geldi ve geçiyor…
…..
15 Temmuz Cuma akşamı, üzerlerinde şanlı Türk ordusunun elbiseleri bulunsa da, bu kahraman ordunun ruhuyla zerrece ilgisi bulunmayan “adamlar” tarafından korkunç bir darbe girişiminde bulunuldu; demokrasimize ve önemle, aziz Türk milletine yönelik olarak. 

Ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı hain planların ucundaki saldırılar neticesinde öldürülmek istendi.
Milli İstihbarat Teşkilatı’nın merkezine ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne helikopterlerle ve ağır silahlarla dakikalarca saldırı düzenlendi. Polis Özel Harekât Daire Başkanlığı’na havadan atılan bombalar eşliğinde çok ağır bir şekilde saldırıldı. Bununla da yetinilmeyerek, demokrasimizin merkezi ve bağımsızlığımızın en önemli sembollerinden biri olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne uçaklarla bombalar atıldı, helikopterlerle yaylım ateşi yapıldı. 

Sadece ve sadece, sivil iradelerini askeri yönetimlere vermek istemedikleri için, en doğal hakları olarak ve ellerinde çakı bıçağı veya bir söğüt dalı bile olmaksızın tanklara doğru yürüyen insanların üzerine ateş açıldı. O tanklar ki, acımasızca, gözü dönmüşçesine ve hunharca çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek demeksizin, kırmadan dökmeden hakkını savunmak isteyen insanların üzerine sürüldü.

Neticede çok ağır bir şehit ve yaralı tablosu konuldu aziz milletimizin önüne. Elbette sadece milletin değil, devleti yöneten tüm kadronun önüne de…
…..
Darbe girişimi önlenmiş olsa da, kalıcılık anlamında, henüz tam olarak sonuç alınamadığı ortada… Çok yönlü hasar tespit çalışmaları sürüyor. Tutuklamalar, gözaltına almalar, soruşturmalar, yaralıların tedavisi, halkın meydanlarda dik duruşu, uluslararası görüşmeler vs.

Bununla birlikte, birtakım ön değerlendirmeler ve geleceğe yönelik analizlerin yapılması gerekli ve son derece yararlıdır. Mutlaka yapılması gereken kişisel değerlendirmeleri, yani öz eleştirileri başka bir yazıya bırakarak, devlet bağlamında devam edelim...  

Bu kapsamda, bugün devleti yöneten tüm yapılar yaşanan korkunç girişimden ders değil dersler almalı, bu dersler çok iyi çalışılmalı ve elde edilen bulgular objektif bir biçimde değerlendirilmelidir. Zaman, yeniden yapılanma zamanıdır. 

Olaylara karşı reaktif cevaplar vermek şeklinde değil; proaktif, ön alıcı, öngörücü hamleler yaparak. Yeni yapılar, yeni sistemler, yeni iş süreçleri tasarımlayarak. Bilimin ve yüzlerce yıllık devlet tecrübemizin aydınlığında…

Yanlış, eksik, hatalı vs. olumsuz kodlarla nitelendirilecek her ne varsa, iyi niyetle ve nesnel bir şekilde analiz edilmeli ve elde edilen hazine kıymetindeki veriler yeniden yapılanma sürecinde dikkatle kullanılmalıdır. 

Önemle belirtilmelidir ki, bu işlem, asla ve asla “askeri faaliyetler ve kurumlar” kapsamıyla sınırlandırılmamalı; eğitimden sağlığa, spordan tarıma kadar her alanda ama her alanda yapılmalıdır. Bu çok büyük olumsuzluktan yarar sağlayarak çıkmanın yegâne yolu budur. 
…..
Şimdilik, aynı şiirin aşağıdaki son iki mısraını, son ya da ilk söz kimliğinde buraya alarak bitirelim, yeniden yapılanmanın kaçınılmazlığına yönelik önerimizi.

Yeniden yola düşme vaktidir şimdi
Bismillah diyerek yeniden sefere çıkma zamanı 


Gazâmız mübarek olsun…

http://enpolitik.com/kose-yazisi/310/yeniden-yapilanma-zamani.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar