BİZİ ÖLDÜRME HESABI YAPANLAR! SÖYLEYİN SİZE NE YAPALIM?

15 Temmuz darbe girişimi, doğrudan ülkeyi işgal edip parçalama, devleti ortadan kaldırma amaçlı düşman saldırısıdır.
 
60’tan 28 Şubat’a kadar tüm darbe girişimleri şu ya da bu şekilde belli bir toplum kesimine dayanmıştır. Cuntacılar hemen hiçbir kalkışmada doğrudan halkı ve milli kurumları ateş altına almadılar. Yapılan ve yapılmayanlar hiçbir cunta girişimini mazur göstermez. Türkiye’de milli iradenin nasıl teşekkül edeceği, yönetimin nasıl el değiştireceği, demokratik usuller ve anayasa ile bellidir. Bunun dışındaki her girişim, millet egemenliğini gasp etmek, zorbalık yapmaktır. Belki kültür, bilinç ve inanç olarak yüksek düzeye ulaşamayan insanımız, şimdiye kadar yapılan darbelere pasif direnişte bulunmuştur. Ancak milli bilincin belli bir olgunluk seviyesine gelmesiyle, darbecilerin düşmanca saldırılarına gerçekten onurlu bir direnişle karşı konulmuştur.

Darbeciler darbe yemiştir. Ancak baştan sona bir işgal için tasarlanıp uygulamaya başlanan ve çok şükür ki, geri püskürtülen bu darbenin amacı, oluşumu, verdiği ders, yarattığı sonuçlar üzerine daha derin analizler yapılmalıdır. Derin analizleri devletin derin aklı, milletin şaşmaz feraseti kuşkusuz yapıyor olmalıdır. Devlet ve millet olarak önümüzdeki süreçte sürdüreceğimiz tarihi yürüyüşümüzde bu analizlerden yapacağımız çıkarımların büyük etkisi olacaktır. Bu yönüyle büyük, dehşet tecrübeler edindik. Tecrübeleri politik tutuma dönüştürmemiz halinde içeriye ve dışarıya dönük müthiş hamleler yapma imkânları elde edeceğiz.

15 Temmuzun Türkiye’nin her alanda önlenemez yükselişini durdurmak için yapıldığı kesindir. Yine şimdiye kadar olan darbelerde olduğu gibi bu darbe girişiminin de başta CIA ve ABD olmak üzere dış ve derin bağlantıları kesindir. Daha açık söyleyişle, gönlünü ülke ve insanımızdan çok dış güçlere kaptırmış hainler örgütü, efendilerinden aldığı talimatı uygulamışlardır. Hiçbir darbe bu memleketi çok sevdikleri için, ülkenin önünü açmak için yapılmadı, yapılmaz. O nedenle bu menfur kalkışma içinde olanların insani, kültürel veya ideolojik boyutları tartışılamaz. Biz her türlü ideolojik farklılığımızla kendimizi ifade edebiliriz. Tartışırız. Örgütlenir, yönetime de talip oluruz. Ama ne olursak olalım asla insanımıza silah doğrultmak, onların mal ve canlarına kastetmek üzerine bir yol deneyemeyiz. Bu yolun denendiği her darbe gâvur işidir. Darbeciler kâfir emperyalistlerle hainlik üzerine ittifak yapmıştır. Bunun tartışılacak bir yanı yoktur, olamaz.

İhanet üzerine kurulu hiçbir yapı içinde olamayız. Bunu kabul edemeyiz. İhanetin hoş görülecek, hoş gösterilecek ideolojisi de psikolojisi de olamaz. 15 Temmuz ve onu besleyen her türlü oluşumların, niyet ve düşüncelerin karşısındayız. Bu duruş millî bir duruştur. Darbeye karşı bu duyarlık ve duruşla gösterilen direnç aslında milli bir dirençtir, direniştir.

Evet, dış destekli darbe kalkışması, milli direnişle püskürtülmüştür. Darbenin amacı başta Ortadoğu olmak üzere dünyada gittikçe güç ve ağırlığı artan Yeni Türkiye’yi durdurmak, çökertmek, parçalamaktı. Bizim için düşündükleri kader normal tahayyülle düşünülemeyecek boyutta korkunçtu.

 Arap Baharı ile gelişen olaylar ve ortaya çıkan yeni durum bölgede haritaların değişeceği üzerine oyunlar oynandığını açıkça ortaya koyuyordu. Bu bağlamda Irak’ta, Suriye’de derin acılar yaşandı, yaşanıyor. Oyunu önceden gören Türkiye, Suriye’de erken, riskli ve ağır bir pozisyon aldı. 5 yıldır süren Suriye iç savaşının sosyal, siyasal, ekonomik etkilerinden ayrı kalamazdık.

Mısır’dan sonra özellikle Suriye ile sıkışan Türkiye’nin fazla dayanamayıp pes edeceği kurgulandı. Bu plan da tutmadığı taktirde muazzam silah ve militan yığınağı yaptırılan PKK, öldürücü bir silahlı çatışmayla üzerimize salınacaktı.

Öyle de oldu. BDP aracılığı ile Kürt halkı da kalkışmayı destekleyince kıpırdayacak durumumuz kalmayacak, çizilmiş haritaların uygulamaya geçme süreci bir önemli merhale daha kazanmış olacaktı. Tam bu sıra Fethullahçı Terör Örgütü de kendine verilen görevi, işgal ettiği her kurumda eksiksiz uygulayacak; iktidar değişikliği olacak, Ak Parti hükümetinin bütün kadrolar feci şekilde cezalandırılacaktı. Plan buydu. Ak Parti ve Tayyip Erdoğan düşmanlığında birleşmiş azgın güçler bu planlarını çekinmeden uygulayacaklardı. Daha doğrusu plan uygulanmaya başlamıştı.

Türk devlet aklının hızlı, serinkanlı, stratejik hamleleri bu oyunu bir bir bozdu, yapanlarının başına geçirdi. PKK’nın şehirlerde ciğeri söküldü. Felç edilen PKK’nın kıpırdayacak hali kalmadı. Kazdıkları çukurlar mezarları oldu. Ayrıca FETÖ’nün, süreci sabote edici bütün girişimlerine rağmen, güvenlik güçleri, halkla teröristleri duyarlı, hassas bir ustalıkla ayırmayı başardı.

Ardından bölge halklarının devletle kucaklaşıp bütünleşmesi, plan yapanları bozguna uğrattı. İşte bundan sonra sıra FETÖ’ye gelmişti. Gelmişti ama inanın bu mücadele PKK ile mücadeleden kolay değildi. Pirinç içindeki beyaz taşları ayıklamak kolay değildir. Ancak devlet şimdi daha rahat ve kesin hareket edebilme imkânı elde etti.

Bu örgütün bir darbe planlaması içinde oldukları zaten önceden bilinmekteydi. Hiçbir şey bilmeyenler, MHP’de gelişen sıra dışı oluşuma, özellikle Meral Akşener’in beyanat ve tutumlarına bir kez daha baksınlar. Ayrıca örgütün sosyal medyada küstahlıklar yaparak tatmin olan kimi vitrin güzelleri, neredeyse tarih veriyor, başta iktidar olmak üzere kendilerinden olmayan herkesi tehdit ediyorlardı. “Yatakta basacak, şafakta asacağız.” diye mesaj atıyorlardı. Parmaklarını sallayarak “Göreceksiniz” diyorlardı. Gördük.

Neyi gördük? Devletin milli derinliğinin yüzyıllık hesaplaşma içinde ve ilk kez Amerikan yapımı bir darbeyi geri püskürttüğünü gördük. Sadece geri püskürtülmedi. Şu an ele geçirilen belge ve bilgiler ABD için hiç mi hiç iyi şeyler değil. Amerika’nın kendi tıynetine uygun dostluğunun ne menem şey olduğu bir kez daha anlaşıldı. Bizi yıkmak, vurmak isteyen ABD dostsa, düşman kim? Böyle dostu olanın başka düşmana ihtiyacı yoktur. Gerçekten stratejik dostmuş ve ölümümüz üzerine esaslı, kanlı stratejiler geliştirmişler. Öldürmek istiyorsan, ölmeyi de göze alacaksın. Bütün efendileri ve piyonları ile çok fena, çok kötü sıkıştılar.

Ölümümüz üzerine hesap yapanlar, söyleyin size ne yapalım? 
Herhalde “Bizi öldürmek istemekle ve öldürmekle ne iyi ettiniz” mi diyelim?
Söyleyin ne yapalım?

http://enpolitik.com/kose-yazisi/323/bizi-oldurme-hesabi-yapanlar-soyleyin-size-ne-yapalim.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar