YENİKAPI YENİ TÜRKİYE’YE AÇILDI

Milli motif ve anlamları yoğun olarak maziye güçlü göndermelerin âtiye ilişkin güçlü vurguların dile getirildiği Yenikapı Mitinginde, devleti ve milleti ile kaynaşmış Türkiye’nin yeniden milli şahlanışı başlamıştır.

İstanbul’la birlikte tüm illerimizin alanları da hıncahınç doldu. Bütün şehirlerimiz aşkla, coşkuyla, heyecanla akan insan seline sahne oldu. Bütün Türkiye ayaktaydı. Alanlar dar geldi. O gün 79 milyon miting yaptı. Bu, sosyolojik karşılığı ile mitingden daha başka, daha yüksek, daha muhteşem bir buluşmaydı. Bir milletin el ele, omuz omuza, gönül gönüle hep birlikte ayağa kalkışıydı.

Yaşananın ayağa kalkıştan da öte kıyam ve cihat şuuruyla küfre karşı direniş olduğu teması, bütün bu toparlanışa sebep olan olaylarda gizlidir. İçerideki hain işbirlikçileri ile şeytani güçlerce diz çöktürülmek, parçalanmak istenen bir millet tüm canlılığı, diriliği ile ayağa kalktı. Son derece kararlı ve olgun heyecanla süren kıyam, darbecilere, onları kıtalar, okyanuslar ötesinden yönlendiren küresel mahfillere dersini verdi. Yaklaşık bir aydır destanlaşarak süren direniş 7 Ağustos Mitingleriyle tüm dünyayı imrendirecek ölçüde taçlandırılmıştır.

İhanetin en küçüğüne bile izin ve imkân vermemek için yüksek liderliğin yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısına uygun olarak, demokrasi nöbetine devam edeceğiz. Şahitlerimizin aziz hatıraları, gazilerimizin her türlü hürmeti hak eden yoldaşlıkları ile mevzi ve menfezleri tutmaya, doldurmaya devam edeceğiz. Evlerimize dönmeyeceğiz. Zaten evimizdeyiz. Çünkü yurdumuz, (‘Yurt’ aynı zamanda ‘ev’ anlamına gelir), ülkemiz bizim gerçek ve geniş evimizdir. Vatan ve yurt kelimesini var oluşumuzla o kadar bağlantılı düşünmüşüzdür ki, onları ana motifi ile mezcederek kullanmaktayız. Anayurt, anavatan deriz. O nedenle büyük ailemizle birlikte büyük evimizdeyiz. Bu anlamda millet büyük ailedir. Nöbet tutmak evimizin, ailemizin, namus ve mahremiyetimizin, kendimize saygı ve hürmetin idrakinde olmak demektir. Zaten kıyamet bu yüzden kopmuştur, kopmaktadır. Var oluşumuzu imha etmek isteyenler, varlık zeminimizi yani vatanımızı ve milletimizi doğrudan hedef alarak bir işgale girişmiş oldukları için bu kadar sert tepkiyle karşılaşmışlardır. 15 Temmuzda namusumuza, onurumuza, özgürlüğümüze, irademize, istiklâl ve istikbalimize, kısaca maddi manevi tüm değerlerimize, topyekûn varlığımıza saldırmışlardır.

Bu saldırı karşısında sen ben çekişmesi anlamsızdır. Bu saldırının hedefi olanlar, fikri veya siyasi farklılıklar içinde ayrışamazlar. Bu saldırılar tüm ayrı ve farklı yanlarımızdan daha üst bir değerde ve daha önemli olan müştereklerimizin bilincini yenilemiştir. Biz o müşterekler zemininde var oluruz. O müşterekler farklılıklara izin ve imkân vermektedir. Bizi millet kılan değerler, alt aidiyet olarak grup kimliğimizin oluşmasına engel değildir. Grup kimliğimiz, milli değerlerimizin üstünde olamaz, olmamalıdır. Hele onu zayıflatacak etkisiyle asla olmamalıdır. Çünkü vatan ve millet gibi ortak değerler yok olunca birey veya grup olarak farklılığımız da var olma şansı bulamayacaktır. Onun içindir ki söz konusu vatansa gerisi teferruattır.

Milletin kaybettiği hiçbir durumda kimse kazanamaz, kazanamadı, kazanamayacaktır. Bu şuur ile tüm millet ayağa kalktı. Ayağa kalkan bir halkın sembolik mekânı olarak İstanbul Yenikapı’da, 5 milyon, alana katılamayanlarla birlikte belki 6- 7 milyon insan bir araya geldi. Birlik ve beraberlik fevkaladenin fevkinde, muhteşemi aşan bir ihtişamdaydı. Onlarca ülkenin nüfusundan fazla olan bu kitle, o kadar olgun, o kadar bilinçliydi ki, hiçbir olumsuzluğa, taşkınlığa, izdihama meydan verilmedi. Herkes tam manasıyla disiplinli bir ordunun neferi gibiydi. Esasına bakarsanız evet orada, gerektiği zaman gerçek anlamıyla ordu olmaya hazır bir millet vardı. Tankları durduran bu ordu değil miydi? Uçakların, helikopterlerin açtığı ateşlerden korkmayan, ihanetin mevzilerini bir bir ele çökerten, hainlerin tüm cephe hatlarını paramparça eden bu millet değil miydi? Onun için biz bu karşı koyuşun asil savaşçıları için ‘Hür generaller hareketi’ dedik. İşte Türkiye bu.

Bizim millet ve ordu gücümüzü merak edenler bu canlı tabloya iyi baksınlar. İçeriden dışarıdan, asker sivil, stratejist, ekonomist, herkes analizini doğru yapsın ve bundan böyle sakın yanlış işlere tevessül etmesinler. Bakın bu milletin gücünü, basiret ve dirayetini hesap edemeyenler her defasında yanıldı. Yanılgıları işimizi kolaylaştırdı. Yanılgıları sahiplerini zora soktu. Şimdi daha çok zordalar. Şimdi bizim işimiz daha kolay. Her geçen gün hedefe doğru yol alıyoruz. Aştığımız, geçtiğimiz her engel sonrasında tarihi yürüyüşümüz daha kararlı devam ediyor. Her adımda bilgi, tecrübe donanıyoruz. Her adımda bir yeni kapı aralanıyor önümüzde. İşte şimdi bir dönemin Yenikapı’sından da geçtik. Yenikapı Yeni Türkiye’ye açıldı, açılıyor.

Bizi dağıtmak, zayıflatmak, çökertmek isteyenler, birlikte kenetlenmemizle, milyonların tek yürek, tek vücut, tek ses olup haykırışıyla şaşkına döndüler. Haykırışımız yeryüzünün tüm mazlum vicdanları adına yeri göğü inleten bir sesleniştir. Bu sesle sarsılıyor evrensel zulmün tapınakları. Şaşkınlıkları yüreklerini paramparça ediyor. Çılgına dönüyorlar. Bizim için kurguladıkları her oyun bozuluyor, bozguna uğruyorlar. Diz çöktüremediler, diz çökecekler. Bir yeni heyecanla, öz gücümüz, aşkımız, inancımız, özgüvenimiz ve öz bütünlüğümüzle bu kapıdan çıktık. Önümüzde yeni devirler, yeni aşamalar, yeniçağlar var.

Ayrılıklarımızı bitirmiş, karanlıkları boğmuş, düşmanın hile ve desiselerinin farkında olarak hızla, kararlıca ilerleyeceğiz. İşte ilk kez iktidar ve muhalefet aynı mikrofonda, aynı mesajlarla konuştu. İşte ilk kez başkomutanla birlikte Silahlı Kuvvetlerin Genel Kurmay Başkanı ve seksen milyonluk gerçek milli ordu ile bütünleştik, kucaklaştık. Sefere çıkılacak. Aslında sefer başladı bile. Ve en önemlisi İstiklâl Marşı sonrasında okunan Kur’an ve Diyanet İşleri Başkanımızın duası, yeni bir çağın yankısı olarak gökleri, gönülleri sardı. Topyekûn bir millet duaya durdu. Ayet ayet, dua dua birleştik, bütünleştik. İman, çağları, sınırları aşan bir yangını tutuşturdu. Bütün devlet, bütün millet o gün yeni bir kuruluş ve kurtuluşu Kuran ve dualarla ilan etti. İşte budur bizim asırlardır değişmeyen ölçütlerimiz, ilkelerimiz. İşte budur düşmanın içerideki uşak ve işbirlikçilerini kullanarak boğmak istedikleri ses. Yapamadılar. Yapamayacaklar. Vurdukları, vurduklarını sandıkları her darbeyle daha çok toparlandık, büyüdük, güç kazandık. 
Yeni ufuklara yolculuk başlamıştır. Herkes hazırlığını buna göre yapsın.
Gazanız mübarek olsun.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/341/yenikapi-yeni-turkiyeye-acildi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar