Ülkücü katili Büyükelçi atandı, ağlamak istiyorum!...

Eklenme Tarihi: 23.02.2020 08:47:44 - Güncellenme Tarihi: 08.04.2020 19:04:34

Türk Milletini derinden sarsan haber:
“Ülkücü Mustafa Erol'u öldüren Ozan Ceyhun büyükelçiliğe atandı
İstanbul'daki Adana Erkek Öğrenci Yurdu'nu bombalayarak Ülkücü Mustafa Erol'u şehit eden ve hakkında idam cezasıyla iddianame hazırlanınca Avusturya'ya firar eden Ozan Ceyhun, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Viyana Büyükelçiliği'ne atandı.”
AKP’nin giderayak ne yapmak istediğini anlayan var mı?
Bu sadece Ülkücüleri ilgilendiren bir haber değil, bu durum Devlet ve Millet meselesidir. Devlet bu kadar yıpratılamaz, Millet bu kadar demoralize edilemez.
Affet bizi şehit kardeşimiz Mustafa Erol…
Yeniçağ Gazetesinin haberine göre: “Ozan Ceyhun, 1986 yılında Alman Yeşiller Partisi'ne üye oldu. 1992 ve 1998 yılları arasında Hessen Sosyal İşler Bakanlığı'nda çalıştı. 1998 ile 2000 yılları arasında Avrupa Parlamentosu'nda görev aldı. Yeşiller Partisi milletvekiliyken, 1915 olaylarını soykırım kabul eden "Ermeni tasarısını” hazırladı. Ülkücü Mustafa Erol karlı bir Mart günü tabutla değil, parçalanmış naaşı, parasızlıktan battaniyeye sarılarak ebedi istirahatgahına götürülürken, olayın faili AKP'li Ozan Ceyhun Avrupa'da hayatına devam etti. Ceyhun'un ikinci evliliğinde nikâh şahitliğini Recep Tayyip Erdoğan yaptı.
2002 yılında Türkiye'ye dönerek, en rahat siyaset yapabileceği parti olarak gördüğü AKP'den İzmir milletvekilliği aday adayı oldu. Adaylığı gerçekleşmedi ancak Recep Tayyip Erdoğan'a danışman olarak atandı. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün gece Resmi Gazete'de yayımladığı kararla, Ozan Ceyhun'u Avusturya'nın başkenti Viyana'ya büyükelçisi olarak atadı.”
Ağlamak istiyorum!...
Türkiye Cumhuriyeti Devleti nasıl bu hale getirildi anlamak mümkün değildir.
Diğer atamaların da benzer şekilde olduğunu düşünmememiz için sebep yoktur.
Atamalarda esas; ehliyet, liyakat, Adalet ve vatanseverlik olduğunu söylüyoruz. AKP ise neredeyse bu esasların tam tersini yapar hale geldi.
Gayrı sözün bittiği noktaya geldik. Gerçek Ülkücülerin yoğun tepkisi devam ederken, Bahçeli ve sözde Ülkücülerin partisi MHP’den tıs yok!...
70’li yılların Ülkü Ocakları Genel Başkanlarından Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu'da Atama kararı İPTAL edilsin dedi. Ülkücü Hareketin Önde gelen Düşünce Adamlarından Dr. Lutfi Şahsuvaroğlu Avusturya Büyükelçiliğine atanan Ozan Ceyhun'a tepki gösterdi.
Orta TV'ye yaptığı açıklamada, "Yurtdışına kaçmış tüm terör artıkları elçi mi yapılacak?" dedi. Şahsuvaroğlu açıklamasında; " Bütün ülküdaşlarımı bu vesileyle ortak ve bütüncül bir tavır göstermeye davet ediyorum. Ülkücü hareket unutmaz, "dedi.
       Şahsuvaroğlu açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yaptıkları bir görüşmeyi de hatırlattı. Geçmişte Üsküdar’daki evinde gerçekleştirdikleri görüşmeyi hatırlatan Şahsuvaroğlu, " Sayın Erdoğan, daha partinizi kurmadan Üsküdar’daki evinizde bizi ağırlamıştınız. Birlikte siyaset teklifinize bende, "Muhsin Yazıcıoğlu ile birlik olun cevabı vermiştim. İBB başkanlığınızı sevmiştik. Tamam, darbelere karşı biriz beraberiz. Lakin özür beyan etmeyen bir katili elçi yaptınız. Lütfen bu atamayı iptal edin” dedi.
       Dr. Şahsuvaroğlu, açıklamasına, "Yurt dışına çıkmış tüm terör artıkları elçi sayılacak mı? Fetö ile mücadelede Avrupa desteğini sunacağını sanan devlet aklına korona virüsü bulaşmış olmasın?" diye bitirdi.
Türk Ocaklarının 1996-2012 yılları arasında Genel Başkanlığını yapan, halen Onursal Genel Başkan olan ağabeyim Nuri Gürgür’ün bu konudaki her şeyi anlatan yazısına da yer vermek istiyorum. 
BU ATAMA HABERİ UMARIM KÖTÜ BİR  ŞAKADIR
Günümüzde Avrupa’da doğrudan Türklük ve Türkiye aleyhtarlığının en yaygın olduğu ülkelerin başında Avusturya gelir Bu ülke insanlarının zihinlerinde hala 16 ve 16.ncı asırlardaki iki Viyana kuşatmasından kalan korku ve öfkenin etkileri vardır Avusturya’da yaşayan Türklere karşı her alanda ayrımcılık yapıyorlar; milli ve manevi kimliklerini ifade edecekleri örgütlenmelerine yasal engeller çıkarıyorlar. Viyana AB bünyesinde Türkiye ilgili her konuda sürekli aleyhimizde tavır alıyor.  Şimdi ilişkilerimizin bu derece sıkıntılı ve bizim açımızdan nahoş olan bir ülkeye büyükelçi olarak Ozan Ceyhun isimli kişi atanıyor. 
Ozan Ceyhun ilginç bir isim; Türkiye’de komünist bir yönetim oluşturmaya çalışan legal ve illegal örgütlerin yoğun şekilde çalıştıkları, üniversitelerde, mahallelerde kendilerine direnen, teslim olmayan ülkücü-milliyetçi gençleri en büyük engel görüp her fırsatta katletmek için yarıştıkları 12 Eylül öncesi kaotik dönemin eylemcilerinden biri. O dönemin en kanlı sol örgütlerinin başında gelen, onlarca ülkücünün şehit edildiği saldırıların faili olan Dev- Yol üyesi. 12 Eylül’den sonra Ankara’ da kapsamlı şekilde yürütülen operasyonlarda, Gölbaşı’nda toprağa gömülüp saklanmaya çalışılan arşivi de ele geçirilen bu cinayet şebekesinin çok sayıda mensubu yakalanıp tutuklandı. 
Ozan Ceyhun Mustafa Eroğlu isimli ülkücü öğrencinin katili sıfatıyla aranırken kaçıp önce Avusturya’ ya ardından Almanya ‘ya geçip sığınma talebinde bulunuyor. Almanya vatandaşlığına kabul ediliyor. Bu sıfatla Yeşiller Partisi’nde siyasete giriyor Bir süre sonra Almanya Sosyal Demokrat Partisi’ ne geçip Avrupa Parlamentosu milletvekili oluyor. Doğal olarak Partisinin görüş ve felsefesine uygun ama Türkiye’nin bölücü terör ve Ermeni meselesi gibi milli meselelerine aykırı şekilde politika yapıyor. Bu arada Türkiye’deki yoldaşlarıyla da irtibatını sürdürüyor. 
Dev-Yol militanları 90’lı yolların ortalarına doğru cezaevlerinden çıkıp serbest kaldılar. , Bazıları kurulan ufak marjinal sol partilerde yer alırken, bazıları gazeteci oldu Dev-Yol’cuların ağırlıklı olduğu bir günlük gazetede epeyce süre yazarlık yaptı. 
Ozan Ceyhun, on yıl kadar önce ani bir manevra yaparak Ak P’ye yanaşıverdi, ihtida (!) etti. Türkiye ‘ye gelip önce müşavir, ardından 2015 seçimlerinde İzmir listesinde beşinci sıradan milletvekili adayı yapıldı. Bu derece renkli bir geçmişi, ideolojik bir yapısı olan 50 yaşına kadar çizgisini değiştirmeyen bir insanın, tüm geçmişine, zihniyetine ve doğru yahut yanlış inandığı değerlere sırt çevirip aniden “değiştim” diyerek iktidara yani güç ve imkân merkezine intisap etmesi sıradan bir olay değil. Kendisine inanıp siyasi kadrosuna dâhil eden irade particilik açısından bunu uygun görmüş olabilir; sonuçta bu karar bir parti meselesidir ve ancak partililer tarafından eleştirilebilir. Fakat Büyükelçilik çok farklı bir durum; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Türk milletinin yurt dışında temsil edildiği özel bir makam. Bu makama devleti her yönüyle temsil edecek nitelikte, liyakatte insanlar getirilmezse ciddi sorunlar yaşanır. Bu kişiye siyaseten güven duyabilirsiniz, kadronuza katabilirsiniz, ama devlet adına aynı rahatlıkla davranamazsınız. Çünkü nihayetinde devletin o ülkeyle ilgili en önemli meseleleri, sırları, kozmik konuları bu kişiye emanet ediliyor Eski bir Dev- Yol militanına, yakın zamana kadar HDP’yi savunabilen birine nasıl oluyor da bu derece güven duyulabiliyor; anlamak mümkün değil. 
Uluslararası ilişkilerin son derece karmaşık olduğu bu kritik dönemde, tarihi diplomasi geleneği ve çok zengin deneyimi olan koskoca Dışişleri teşkilatını bir kenara bırakarak doğru bir dış politika yürütmek mümkün değildir.
                                                                                Nuri Gürgür

Sosyal medyadan alıntı, kıssadan hisse bir yazı ile yazımı noktalıyorum. Beynim durdu, elim durdu bu bir rüya mı kabus mu Allah’ım..
Çiçero'ya sormuşlar;
“-Roma İmparatorluğu nasıl yıkıldı?”
“-Bilgisizdik ve çok konuşuyorduk…"dedi.
Gorbaçov’a
- “En büyük hatanız neydi?” 
diye sorduklarında;
- “Hatayı hep kendi dışımızda aramaktı”
diye yanıtlıyor.
İskender, hiçbir kusuru konusunda onu uyarmayan bir vezirine “Sana ihtiyacım yok,” dedi.
Vezir: “Neden Hükümdarım? ”
İskender: “Çünkü ben bir beşerim.
Sen bu kadar süre zarfında benim tek bir hatama bile rastlamadıysan cahilsin demektir. 
Örtbas ettiysen o zaman da hainsin demektir.”
'Etrafını her dediklerine 'evet' diyen dalkavuklarla dolduranlar, fikrini dürüstçe söyleyen adamı hain zanneder.
 

http://enpolitik.com/kose-yazisi/3758/ulkucu-katili-buyukelci-atandi-aglamak-istiyorum

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

03.04.2020 “Biz bize yeteriz” mi, “Biz size yeteriz” mi olmalıydı?
25.03.2020 Şehadetinin 11'inci yılında, arkadaş seçtiklerini görsen ağlardın!...
19.03.2020 Yârdan geçilir, serden geçilir ancak Çanakkale’den geçilmez!
16.03.2020 “Ülkü Denen Nazlı Gelin”e Sevdâlı Bir Güzel İnsan: Hüseyin Aras
14.03.2020 Rütbesiz Bir Mareşal: Gâlip Erdem
13.03.2020 Bir efsaneyi anarken… O, başka korona virüslerle mücadele etti
23.02.2020 Ülkücü katili Büyükelçi atandı, ağlamak istiyorum!...
21.02.2020 Havada savaş kokusu var…
10.02.2020 Sen Kimsin ya… Derhal istifa et; Rumların, Amerika’nın yetiştirmesi…
31.01.2020 Gelecek Partisinin geleceği!...
31.12.2019 Muhsin Yazıcıoğlu’nun doğum günü birkaç güzel anı, birkaç satır yılbaşı…
30.11.2019 Bir Ülkü Çınarını daha yolcu ederken?
21.11.2019 Muhteşem iki Röportaj?
10.11.2019 81?nci Yılında Atatürk?ü Anarken Saldırılar?
13.10.2019 Aykırı seslerin değil, Dua ve Birliğin zamanı
19.09.2019 Diyarbakır?da Tiyatro?
12.09.2019 Kanla olgunlaştırılan Darbe: 12 Eylül
06.08.2019 Köprüler, otoyollar millete zulüm!...
17.07.2019 Ankara?nın gündemi: Yeni partiler ve erken seçim
14.07.2019 15 Temmuz, Öncesi ve Sonrası
09.07.2019 'İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezmişiz' Gaflet?
01.07.2019 AKP ve ?Tek Adam Rejiminin? Sonu mu?
19.06.2019 Savaş Kapımızda, Orduyu Terhis mi Ediyorsunuz?
03.06.2019 Bayramlar Anlamını Yitirdi?
28.05.2019 Tayyip Erdoğan?ın Ülkesinde?
15.05.2019 Benim Tarafım Belli, Ya Siz Kimden Yanasınız?
07.05.2019 YSK ve Akıl Tutulması?
23.04.2019 Yeni Parti-Partiler yolda, AKP yolun sonu mu?
21.04.2019 Mansur Yavaş?a Açık Mektup?
07.04.2019 Zenginleşen belediye başkanı istemiyoruz!...
02.04.2019 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerini kim kazandı?
26.03.2019 Muhsin Başkan?la ilgili çok ilginç bir anı
18.03.2019 Türkiye?de yeni bir partiye ihtiyaç var mıdır?
10.03.2019 'Varlık-yokluk kuyruğu? tartışmaları ve asıl sorun?'
04.03.2019 Ankara?nın kurtuluşu Mansur Yavaş
25.02.2019 Bu konuda Erdoğan haklı, ancak?
21.02.2019 Yurdun ozanı susturulursa, ezanı da susturulur?
15.02.2019 Kendini unutan adam Ozan Arif?
05.02.2019 "Evet, Türkiye?nin bir ?Beka Sorunu? var!...