FETÖCÜ TAKTİKLERİ

Daha önce de yazmıştım. Fetöcülerle doku uyuşmazlığım vardır. Hayatım boyunca yolumuz birkaç defa kesişse de birbirimize hiç ısınamamışızdır.

60 yaşıma geldim… Hadi ilk 20 seneyi çık; 40 senedir fetöcülerle doku uyuşmazlığı yaşayan ben, milletin nasıl olup da onlara gönül verdiğini anlayamamışımdır. Ne dinî-imanî zihniyetimiz, ne estetik anlayışımız ve ne de sosyal düşüncelerimizde bir ortaklık vardır. “Ben böyleyim de millet neden böyle değil?” diye düşünürken, bir gün değerli bir arkadaşımın söylediği “3 Z” formülünün olduğunu duyunca işi çözdüm. Fetöcülerin “ziyaret, ziyafet ve zerafet” formülü varmış meğer.

Fetöcüler, göz koydukları bir şahıs için bu “3 Z” formülünü uygularlarmış.

Hedefteki kişiye önce “ziyaret” ederlermiş. Birkaç defa ziyaret ederlermiş. Her ziyarette, şahsın gönlüne biraz daha girecek konular mevzu edilir, sohbette, onun ne kadar isabetli kararlar verdiği komplimanı yapılırmış. Ziyaret edilen şahıs hakkında ön çalışma yapılır, alanı ve merakları çerçevesinde, muhatabın beyni allak bullak edilirmiş.

Sonraki aşama “ziyafet” aşamasıymış. Herhalde “maklûbe” bu aşamada ortaya çıkıyor. (Laf aramızda ben de maklûbe yedim ama fetöcülerin evinde değil, İstanbul’da Vatan Caddesindeki Hatay Sofrası’nda. Harikaydı… Tavsiye ederim.) Kadınların, “Erkeğin gönlüne giden yol midesinden geçer” demelerine benzer bir şekilde, fetöcüler de insanları kafalarken damak zevkini de kullanırlarmış. Tabii bu sadece bir yemek değil, hedef kişinin gözlerini kamaştıracak bir prestij yemeği şeklinde gerçekleşirmiş. Ve bu yemeklerde mutlaka fotoğraf da çekilirmiş ve hedef kişiye bu beraberlik ve güzelliğin nümunesi olarak fotoğraflar da verilirmiş. Tabii asıl maksad, hedefteki kişiyle ilgili bir arşiv oluşturmakmış. Bu kişi yamuk yaptığında, o şahsın kendileriyle olduğunu belgeleyen fotoğraf ortaya çıkarılırmış.

Hem “ziyaret”i hem de “ziyafet”i içine alan “zerafet”, fetöcülerin en hassas oldukları hususmuş.  Herkesle mutlaka yumuşak bir dille muhatap olurlar, asla öfkeli ve hırçın bir dil kullanmazlarmış. En sert tartışmalarda bile güler yüzlü ve sevecen bir dil kullanırlarmış.  Devamlı mütebessim bir yüz ve yumuşak bir ses ile muhatabının sinirlerine dokunmadan yapılan konuşmalarla en saçma tezleri bile kabul ettirmeye çalışırlarmış.

Tabii bunların hepsi de işin “reklamlar” kısmı…

Fetöcüler, “ziyaret, ziyafet, zerafet” ile bir yere çökünce, başkalarına hayat hakkı tanımayan bir hırçınlıkla, zerafete rahmet okutuyorlar. Egemen oldukları veya olmak istedikleri kurumlarda, hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadan adam harcadıkları son zamanlarda daha çok ortaya çıkar oldu.  Askeriye’de, kendilerine yer açmak için neler yaptıklarını yaşadık. Gene askerî okullarda uyguladıkları mobbingle öğrencileri okullardan uzaklaştırıp kendilerine nasıl yer açtıklarını görüyoruz. Diğer kurumlarda da benzeri zulümleri yapmışlardı. (Bir eski öğrencimin dersanesini kapattırmak için vergi dairesini nasıl kullandıklarını çok iyi biliyorum.)

O göstermelik nezaketin arkasında çakal bakışları varmış meğer… O çakal bakışları 15 Temmuz gecesi gördük ve o gözleri bu millet oydu.

Bundan sonra bu millete, değil  “3 Z”,  bütün z’leri dayasanız, uyumaaaz!....

http://enpolitik.com/kose-yazisi/384/fetocu-taktikleri.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar