TÜRK SİYASETİNİN 50 GÜN ÖNÜNDEYİM

15 Temmuz terörist darbesi, klasik bir gece darbesi değildi. Daha ilk günden, bunun bir iç savaş zemini hazırlama operasyonu olduğunu söylemiştik. Ve işin daha dramatik tarafı, iç savaş hedefinin ilk aşamasının, kaotik ortamda yaratılacak olan mağdurlar kitlesi yaratmak olduğunu sezmiş ve terörist darbe teşebbüsünden 2 gün sonra, 18 Temmuz’da face’te bu hususa dikkat çekmiştik. O paylaşımında, imdadıma Arif Nihad Asya ve Hz. Mevlana yetişmiş ve kaotik ortamda,” kılıcın ağzının da sırtının da kesmesi”nin toplumsal zararlarına dikkat çekerek masumların mazlum ve mağdurlaştırılmasına örnek olarak da Mesnevi’den meşhur derisine saman basılan eşek hikâyesini iktibas etmiştik.


Sonra bu hususta En Poltik’te 3 ve Hamle’de de 2 yazı yazarak, darbenin art sarsıntıları olarak fetöcüleri temizliyoruz derken masumların mağdurlaştırıldığını acı acı feryatlarla dile getirmiştik.
Ve maalesef hâlâ fetöcü temizlerken masumlarında ekmekleriyle oynanıyor.


Biz konuya 18 Temmuz günü dikkat çekmiştik; Sayın Cumhurbaşkanımız, bundan 50 gün sonra “at izi ile it izinin karıştırılarak” mağdur edilen masumların mevcudiyetine dikkat çekti. Sayın Cumhurbaşkanımz ve hükûmet, keşke taaa baştan beri bu hassasiyeti gösterseydi.


Bu kaotik ortamda, toplumsal huzursuzluğun sosyal zeminini genişletmek için iftiralarla pek çok insanı mağdur ettiler. Sadece fetöcüler değil, kifayetsiz muhterisler de bu kaotik ortamdan istifade etmek üzere ispiyonculuk yaparak pek çok masumu mağdur etti. Fakat bu iki gruptan ilki, yani fetöcüler, toplumsal dejenerasyon yaşatmak  ve Ak Parti muhalefetini genişletmek için, bilinçli bir şekilde hareket etti. Maalesef, terörist darbe teşebbüsünün üzerinden geçen süre içinde pek çok insan mağdur edildi ve bu kitle ne yazık ki Ak parti’ye gönül koydu. Fetöcüler bu kaotik ortamı evrilterek sürdürmeye çalışacaklardır.


Geç de kalınmış olsa, tedirginler ve mağdurlar kitlesini genişletmemek için tedbirler bir an önce hayata geçirilmeli, il ve ilçelerde bir büro kurulup bayramdan hemen sonra, mağdurlardan dilekçeler alınmalıdır. (Mağdurlar, kendi kurumlarına dilekçe vermeye kalktıklarında “Sen bizim elemanımız değilsin; dilekçeni kabul edemeyiz.” deniyormuş.) Aile parçalanmaları ve Allah göstermesin, intiharların önüne geçmek için, devlet şefkatli yüzünü bir an önce ve hızla göstermelidir.


Açıklayıcı bir hikâye
Terörist darbe teşebbüsünden sonra doğan kaotik ortamı ve masumların mağdurlaştırılacağını nereden bildiğimi soruyorlar. Bir yerden falan bildiğim yok. Bunu bilmek veya tahmin etmek için kâhin olmaya ve güçlü bir istihbarat ağına ihtiyaç yoktur. Fotoğrafın bütününe bakacak ve sebep-sonuç ilişkisini (diyalektik, illiyet, cousality, nedensellik) iyi kuracaksın.


Size bir olay anlatayım…
ABD’de, bir adam karısını öldürmekten yargılanıyormuş. Son mahkeme için avukatıyla beraber salona getirilmiş. Avukat, “Sayın hakimler ve sayın jüri üyeleri, siz de çok iyi biliyorsunuz ki, müvekkilim eşini öldürmedi. Çünkü müvekkilimin karısı 3 dakika sonra, şu kapıdan girecek. “ demiş. Ve herkes kapıya bakmaya başlamış. 3 dakika sonra kapıdan giren falan olmayınca, avukat, “Gördünüz mü? Hiç biriniz müvekkilimin karısını öldürdüğüne inanmadı. Hepiniz, kadının kapıdan gireceği ümidiyle kapıya baktınız. Kararı buna göre verin!...” demiş.
Mahkeme başkanı, “Müvekkiliniz karısını öldürdü!... Herkes kapıya bakarken ben ona baktım!... O kapıya hiç bakmadı.” demiş ve suçlu olduğuna karar vermiş.
Terörist darbe teşebbüsü gecesi ve takip eden günlerde, sadece o anları değil de bu anların sebep olacağı ortamları önceden kestirirseniz, kehanete gerek kalmaz. Herkes darbeye bakarken, ben olacaklara bakmıştım.


Olaya böyle bakarsanız, siz de olayların değil 50 gün, birkaç sene bile önünde olabilirsiniz.
***
Sevgili okurlarımın ve gönül ve iman coğrafyamızda yaşayan herkesin Kurban Bayramını tebrik ederim.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/396/turk-siyasetinin-50-gun-onundeyim.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar