MECİDİ LİRİK ŞİİRE DEVAM EDİYOR

Mecid Mecidi sinemasının karakterini Cennetin Çocukları, Serçelerin Şarkısı ve Baran filmi verir. İlk filmi Boykot, sinemada ne yapacağına karar verememiş bir yönetmeni yansıtır. O, Cennetin Çocukları, Serçelerin Şarkısı ve Baran filmindeki tavrı ile “Arkadaş ben lirik sinema yapacağım” der ve Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi (2015) filmi de, kelimenin tam anlamıyla bir lirik sinema örneğidir. (Filmde sadece kadınların deniz kenarında kurban edilme sahnesi, görsel boyutuyla, hareket kompozisyonuyla ve müziği ile epik sinema örneğidir.)

Bu filmle ilgili bizde de yazılar yazıldı; bazı Müslüman ülkelerde de. Bütün bu yazılanlardan sonra anladım ki, bu Müslüman camia, henüz sinema kültürünün farkında değil. Bir epik sinema örneği olan Çağrı’da takılı kalmış zihniyetten, nitelikli bir sinema eleştirisi bekleyemezsiniz.

Mecidi, filmin ilk sahnesi olan “güneşin doğuşu” ile, seyirciye “Lirik bir film izlemeye hazır olun.” diyor ve bunu bütün film boyunca bunu devam ettiriyor.

Kum kenti yakınlarında kurulan bir platoda çekilen bu filmin mekanı, çok iyi tasarlanmış bir mekandır. Evlerin komposizyonu, kervan konağı mekanları, çarşı benzeri yerler, sokaklar bir şiir gibi tanzim edilmiş. Zaman zaman araya giren çöl sahnelerinde mekanın arya sesi gibi çığlığa dönüştüğünü hissedersiniz.

Filmin baş taraflarında Ebrehe’nin fillerden oluşan ordusunu mahv eden ebabil kuşları da epik bir zihniyetten ziyade lirik bir karakterle girer kadraja.

O dönemin en önemli sosyal ve ekonomik hadisesi olan kervanlar, hem kente gelişleri ve hem de çölde yol alışları açısından son derece lirik bir şekilde verilmiştir.

Hz. Muhammed’in eteğinin bir yabani dikene takıldıktan sonra dikenin tüylerinin uçuştuğu sahne, lirizmle pastoralliğin içi içe geçtiği enfes sahnelerden biridir.

Filmin en özgün tarafı, neredeyse her 10 dakikada bir perdede suyun yer almasıdır. Çöl ve su gerilimini fark eden Mecidi, bilinçli bir şekilde ve değişik amaçlarla su sahneleri terleştirmiştir filmine. Çocuk Muhammed’in Halime’nin köyüne varmasıyla boşalan yağmur sahnesi, Hz. Halime’nin kayalardan sızan suyu kırbasına doldurduğu sahne, Kabe’nin yıkandığı sahne, Samuel’in ağzına su damlatılması, Hz. Amine’nin cesedinin suya bırakılması, denizin kurbanları sahnesindeki deli dalgalı deniz ve filmin sonunda ellerin suya sokulması, filmin lirik yönünü zenginleştiren ve çöl-su gerilimini en iyi işlene sahnelerdir.

Film, merak uyandıracak bir kurgu amacıyla yapılmadığı gibi epik bir heyecan fırtınasına da hizmet etmez. Hatta bir sonu olsun diye bile çekilmediği anlaşılıyor. Mecidi, olayın değil, an’ların peşindedir; anların ve görsel şiirin. O, an’larda çıkaracağı şiir peşindedir ama bu şiiri, en şiir insan, yani Hz. Muhammed’i anlatarak gerçekleştirme peşindedir. Hz. Muhammed’in bebekliğinden kesitler, yetimlik ve açlık üzerine kurguludur; çocukluğu girift olayların habercisidir, gençliği Muhammedü’l-Emin olmasıyla anlatılır ve film biretken peygamberliği müjdelenir. Dikkat edilirse film, Hz. Muhammd’in peygamberliği öncesi filmidir. Zaten bir üçleme şeklinde kurgulanan dizinin ilk filmi olan bu film lirik bir sinema dili kullanılarak çekilmiştir. Filmde entrik unsur, beşeri derinlik ve dini mesaj arayanlar hata ederler.

Ömründe doğru dürüst hiçbir film seyretmemiş bazılarının, filmden Şia mesajını nasıl çıkardığını gerçekten anlamadım.

Son bir söz: Hâlâ Mustafa Akkad epik sinemasına takılıp kalanlar, bu filme gitmesin. Hele dini mesaj peşinde koşanlar, sakın ha sinemanın yanına uğramasınlar. Bu filme sinema dilinden haberdarsanız gidin.

Bu yazım da gerçek sinema tutkunları için yazıldı; bir filmde siyer, fıkıh ve akaid arayanlar için değil.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/535/mecidi-lirik-siire-devam-ediyor.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Sıddık Demir
06.11.2016 19:29
Sayın hocam filmi seyretmedim ve lakin sizden önce Kerime hanım kardeşimiz çok sert gardını alınca doğrusu biraz işkillendim. Sizin bu yazınız üzere ikileme girdim ve pozitif bir tablo çizmenizden dolayıda memnun oldum.Tşk.ediyorum. Şimdi filmi de seyretmek istiyorum.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar