ÇOCUK İSTİSMARI

Özellikle, Cuma günleri camilerin kapılarını adeta esir alan dilenci sürüsünü yetkililer ne hikmetse bir türlü göremiyor. Özellikle bebek yaştaki çocuklar…

O yaştaki bebeklerin soğuk sıcak demeden kendinden geçercesine dalıp gitmesi muhtemel uyuşturucunun tesiriyledir. İnsan bu manzaralara bakınca utanıyor…

Topluma doğuştan “dilenci” yetiştirilen çocuklar.

Duygusallığın en acımasız sömürüsü.

Her şeye çare var da bu çocukları zalim anne ve babaları ile mafyalaşan dilenci çetelerinin elinden kurtarmaya bir çare yok!

Ne hikmetse, ne sebeptense…

Özellikle feministler, kadın hakları diye tuttururlar.

Cadde ve sokaklarda, cami avlularında, hatta sosyete muhitlerinde, turistik mekanlarda istismara uğrayan çocuklar onların gündeminde hiç olmadı.

Dibi delik bir açıdan bakarlar dünya hayatına, kendi yaşantılarına.

Çocuk istismarı deyince, evlenme yaşına takıldık.

Bunlar sanki çocuk sayılmıyor, insan yavrusu sayılmıyor.

Bu konuda en büyük görev, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na düşüyor.

Oldukça geniş imkanlara sahip olan bu bakanlığın çocuk istismarı konusunda ciddi bir hamle yaptığını göremiyoruz. Sokağa bakmıyor havaya bakıyor…

Gördüğümüz manzaralar dehşet verici.

Kışın ortasında birisi kucağında uyuyor, diğeri toprakla oynuyor, üçüncüsü dördüncüsü de yolu kesmiş para dileniyor. Dilenciliğin özellikle büyük kentlerde mafyalaştığını biliyor muydunuz? Geçenlerde SHOW tv de birkaç sefer izledik.

Vicdansız bir adam, dilendirdiği çocukların paralarını sayıp cebine atarken en küçüğü az para getirdi diye tokadı yiyor. Az kazancı olanları da eşek sudan gelinceye kadar döverler.

Bu konuya az çok eğildim.

Çingene kesiminde dilenciliği kadın ve çocuklar yapar. Sebebine gelince, gelenekleri gereği erkeklerin hem dilenmesi hem de çalışması ayıptır, erkekliğe sığmaz!

Kadınlar ve çocuklar dilenir erkeklere bakar, erkek de kenarda bir meyhanede zıkkımlanır. Dilencilik dünyasında feministlik sökmez.

Dilenci haritasında semtler bile numaralı…

Her yerin durumuna göre hava parası vardır.

Yabancı birisi örgütten izin almadan istediği yerde dilenemez.

Camiden çıkan “hayır” diye verdiği para ile bilsin ki iyilik yapmıyor, aksine o masum ve de korumasız çocukları sokağa mahkum ediyor.

Yardım bildik kişiye yapılır.

Her Cuma hutbesi sonunda ayet okunur da biz yine hayrımızı en yakınımıza, en bildiğimize değil de sokak mafyasının kullandığı dilencilere  yaparız.

Bu konuda ceza kanunun 229. maddesi bakın ne diyor.

“Çocukları, beden ve ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Dilendiren ana baba, eş ve üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ise ceza yarı oranında artırılır, dilendirme örgüt faaliyeti çerçevesinde yapılıyorsa verilecek ceza bir kat arttırılır, yanı 2-6 yıl…

..

Aynı şekilde, dilendirilen veya kötü muamele gören çocukları devlet korumaya alır.

İşte bütün melse almıyor, alsa sokakta bir tane dilenci çocuk kalmaz.

Başta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, peşinden mahalli belediyeler, onun peşinden emniyet teşkilatı dilencilik yolu ile çocuk istismarına seyirci…

Yasal görevlerini yapmıyorlar.

Ceza kanununda hüküm olduğuna göre, dilenini, dilendireni polis bile yakalar savcılığa teslim eder, bu kişiler yargılanır ceza alırlar.

Ne polis ne zabıta ne Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı…

Sosyal hukuk laik çağdaş devlet…

Saldım çayıra Mevla kayıra!

http://enpolitik.com/kose-yazisi/586/cocuk-istismari.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Mehmet Sezai Aydıngöz
11.12.2016 14:14
Nusret Çiçek yazarsa böyle yazar.İktidarın,bayındır hizmetlerinin dışına çıkmayışı,bazı ları tarafından görülmüyor.İşte hizmet dediğiniz de:Sosyal paylaşım,milli gelirin,adil dağılışı,çalışanını,emeklisini,ele güne muhtaç bırakmamak ve bunlardan daha da elzem olan:Eğitim,kültür ve ahlaki alanlarda göz doyuracak çalışmalar olmalı değil mi?Ayrıca devlet olarak alacağını,istisnasız tahsil edemiyor.Açığını vicdanlı ve dürüst vatanlardan kapatıyor.Bu yönü görülmüyor.Vesselam.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar