'EĞİTİMDE MESAFE ALAMADIK'

Başlıktaki söz bana değil, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a aittir.

Aslında bu sözün tamamı şöyledir:

“Eğitimde ve kültürde mesafe alamadık.”

Sayın Cumhurbaşkanımız bu sözü yıl içinde değişik ortamlarda birkaç kez tekrarladı.

Bizim buradaki konumuz sadece eğitim olduğu için, ben Cumhurbaşkanımızın sözünün sadece ilk kısmını başlığa koydum.

Sayın Cumhurbaşkanımız bu sözüyle tam olarak neyi kastetti bilemesek de…

Bu sözün karşılığı olarak sorulacak ilk soru şu olmalıdır:

Eğitimde beklenen hedef neydi ki, o hedefe ulaşacak kadar mesafe alınamadı?

Aslında bu sorunun cevabını vermeden eğitim konusunda söylenecek hiçbir sözün ayağı yere basmayacaktır.

Evet, eğitimde alınan mesafenin yeterli olup olmadığını belirlemek için, öncelikle eğitimde hedefin belirlenmesi gerekir.

Eğitim esas olarak devletin tekelinde olduğu için, eğitimdeki hedefi belirleyecek olan elbet devlet olacaktır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında hedef esas olarak okuma yazma oranının artırılmasıydı.

Bunun için, mecburi askerlik görevini yapmak için silahaltına alınan Anadolu delikanlıları, askerde “Ali okulları” adıyla düzenlenen okuma yazma kurslarında eğitim görüyorlar ve böylece okuma yazma öğreniyorlardı.

Aynı okuma yazma kursları, sivil hayatta, kadın erkek değişik yaştaki insanlarımıza da veriliyordu.

Böylece insanımızın eğitim ve kültür seviyesi artırılmış oluyordu.

Elbet bu arada okullaşmayla eğitim seviyesi de ilkokuldan ortaokula, ortaokuldan liseye, liseden üniversiteye belli bir hızla yükseltiliyordu.

Daha açık bir ifadeyle her seviyede diplomalı insan sayımız giderek artıyordu.

Bu başlangıç için elbette güzeldi.

Fakat…

İlerleyen zaman içinde bunun yeterli olmadığı anlaşılmış olacak ki, cumhurun başı olarak görev üstlenen Sayın Cumhurbaşkanımız on üç yıllık tek başına iktidar icraatından sonra çok önemli bir itirafta bulundu:

“Eğitimde ve kültürde mesafe alamadık.”

Yine aynı soruya cevap arayalım:

“Eğitimde ve Kültürde alınmak istenen mesafe neydi” dersiniz?

_Eğitime genel bütçeden ayrılan pay mı?

Bu pay her yıl artıyor ve eskiden en fazla pay savunmaya ayrılırken, şimdi en fazla pay eğitime ayrılmaktadır.

_Okullarda ikili eğitime son verilmesi mi?

Ülke genelinde, özellikle büyük şehirlerimizde başarılamasa da, bu hedefe büyük ölçüde ulaşıldı sayılır.

_Her ilimizde üniversite mi?

Şu an itibariyle her ilimizde üniversitemiz var.

Ve ortalama olarak illerimizin ilçelerinin yaklaşık yarısında da üniversitelerimizin bir birimi (Fakülte veya MYO) bulunuyor.

_Ülke genelinde 200 üniversite mi?

Ülke genelinde üniversite sayımız istenene ulaştı sayılır.

_Üniversiteleşme oranı mı?

Ulaşılan oran batı ülkeleri kadar olmasa da, her yıl artıyor.

Bu ve benzeri soruları ve bu sorulara verilen cevapları ne kadar çoğaltırsak çoğaltalım, bunların bizleri tatmin etmeyeceğini biliyoruz.

Konuyu daha fazla dallandırmadan ve “neden mesafe alamadık” sorusuna cevap aramayı bir başka yazımıza bırakarak; eğitimde alınamayan mesafeyi resmedecek bir kıssa ile yazımı noktalamak istiyorum.

Hal ehli bir zatın devesi yolculuk sırasında ölür.

O zat elini devenin henüz soğumayan cesedi üzerine koyar ve şu azim soruyu sorar:

“Ya Rab!

Bu deve aynı deve!

Üzerindeki yük aynı yük!

Bu yükü taşıyan nereye gitti?”

Sanırım Sayın Cumhurbaşkanımız “eğitimde ve kültürde mesafe alamadık” derken, diplomanın içinde olmayan bu ruhu kastediyordu.

En azından ben öyle anladım.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/600/egitimde-mesafe-alamadik.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar