BUNLAR HEP GÜZEL ŞEYLER

Geçen Cumartesi, Pazar günlerimizi enpolitik’in 40’ın üzerinde yazar ve yöneticileri ile birlikte Manisa’da geçirdik. Manisa Milletvekili, kıymetli dostumuz Selçuk Özdağ Beyefendinin davet ve ev sahipliğindeki buluşmamız son derece sıcak, naif bir iklimde gerçekleşti. Haber sitemizin oluşmasında ve faaliyetinde her zaman müşfik tutumu ve naibliği ile Selçuk Bey’e hasseten teşekkür ediyorum. Kendilerini ismen en az 15 yıldır zati olarak da 10 yıldır tanıyorum. Her zaman canlı, heyecanlı, cesur, samimi tavrı, espriyi kavrayan incelikli düşünceleri ile daha mutlu ve umutlu olmamızı sağlamıştır.

Manisa’da sitemizin bürosu ile birlikte, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Manisa Şubemizin de açılışını yaptık. Selçuk Bey bunca koşturma arasında derneğimizin Manisa Şube başkanlığını da ifa etmektedir. TDED’nin Ankara Şubesi başkan yardımcısı olmam hasebiyle bu açılışın benim için özel bir anlamı da vardı.

Yine bu şehzadeler ve evliyalar şehrinde 24. Dönem milletvekili dostumuz Dr. Muzaffer Yurttaş ve Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik kardeşimle görüşüp hasret gidermek benim için eşsiz güzellikteydi. İki gün boyunca bizlere gösterdikleri ilgi ve misafirperverlikten dolayı kendilerine teşekkür ediyorum.

Bizleri tanıştıran, buluşturan, konuşturan Rabbimize hamd ediyorum. Dostlar hakiki manada zenginliktir. Dostluk imkândır. Dostlarla kalbimiz büyüyor, duygumuz genişliyor. Sesimiz, soluğumuz serinliyor, güç kazanıyor. Birbirimize destek ve dayanak oluyoruz. Modern dünyanın  ayakta durmayı, giderek var olmayı zorlaştıran kaygan zemininde, gittikçe karmaşık hal alan insan ilişkileri, insanın omuz vereceği, el ele tutuşacağı, konuşup halleşeceği dostları daha bir vazgeçilmez kılmaktadır. Onlarla yüreğimiz yeşeriyor. İç ırmaklarımız onlarla akıyor. Her bir sözleri, her bir anıları, edaları, o ırmağın suyunu derinleştiriyor.

Dostlarımız, kuşkusuz birbirinden değerli çalışma ve programlarından fedakârlık yaparak Ankara’dan, İstanbul’dan Muğla’dan, Van’dan, Amasya’dan, Malatya’dan, Adıyaman’dan, Balıkesir’den, uzak -yakın birçok ilimizden gelerek bizleri ziyadesiyle memnun ettiler. Muğla Üniversitesi’nden Adnan Çevik hocamı ne çok özlemişim. Münif, naif kişiliğiyle sizlere bilgelik ve sükûn armağan ediyor. Adıyaman Üniversitesi’nden kıymetli sosyolog hocamız Hacı Duran, ayağının tozuyla geldiği Tunus’tan bize sıcak haberler getirdi. Onun dost canlı hesapsız samimiyeti her zaman en dokunulmamış duygularımızı gönendirmiştir. Lobi salonunda arkadaşlarımızın bir kısmı derbi maçını izlerken, daha geride Ankara eski Başsavcılarından Nusret Çiçek, Selçuklu Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Sıddık Demir, tiyatro sanatçımız Haşim Akten ve diğer arkadaşlarla 15 Temmuz ekseninde kaynattığımız sohbet ışıklar sönene kadar sürdü. Bunlar hep güzel şeyler.

İki gün boyunca hep güzellikler yaşadık. Herkes bir tutam sevda gibi kendi güzelliklerini koyuyordu ortaya. Güzelliklerimiz gözlerimizde, sözlerimizde çiçek çiçek açıyordu. Zihnimiz, kalbimiz, dimağımız, ruhumuz açılıyordu. Ufkumuz, bakış açımız, önümüzdeki sis açılıyordu. Hayallerimiz, umutlarımız açılıyordu. Birlikte var olmanın, varlığı birlikte idrak etmenin memnuniyetiydi güzel olan.  Her bir dostum bir yeni açı olduğunu, her bir dostun bir yeni açı olması gerektiğini bir kez daha anladık, anlıyorduk. Dosta açmak, dostu açmak, dostla açılmak. Bizim güzelliğimizin sırrı işte budur. Bu açılar, adımlar, ufuklar, yaklaşımlar ile bağnaz sınırlar, sınırlamalar içinde kalamayız, körelemeyiz. Doğrusu ne zaman bu açılım ile hayatı ve varlığı idrak ettiysek, o zaman irfan ve medeniyetimiz canlandı. Ne zaman da bu açıyı, bu genişliği, bu kucaklamayı yitirdiysek o zaman kültür ve irfan damarlarımız tıkandı. Duygumuz köreldi. Bilgi yerini cehalete, aşk yerini bağnazlığa bıraktı. Kapanan aslında kendi varlığımız, kendi benliğimizdi. Zihni, aklı, ruhu kapalı benliklerin açacağı, açılacağı hiçbir anlam yoktur, olamaz. O nedenle açılım içten, kalpten başlamalıdır. Ruhta inkılâp gerçekleşecekse dostlar kalbinde kök salarak içselleştirilen hakikatlerin çınara dönüşmesi ile mümkün olur, olacaktır. Değil mi ki, inkılâp tam da kalbin değişimi, dönüşümü demektir. Daha da önemlisi kalp zaten dönüşüm merkezi demektir. Varlığın kalbini dinle. Gecelerin gündüzlere dönüşmesinden ders çıkar. Kış yaza, sıkıntılar esenliğe, darlık bolluğa nasıl dönüşür? Dönüşürüz ve dönüştürürüz. Kalbimiz darlıktan genişliğe çıkınca bütün dostlarımızın, bütün şehrimizin, şehirlerimizin ülkemizin de darlıktan genişliğe, karanlıktan aydınlığa çıkma imkânı hakkımıza düştüğü oranda fazlalaşıyor demektir.

Bu buluşma tanışma amaçlıydı. Kuşkusuz yer yer ‘enpolitik’in yayın içeriği ve politikasına ilişkin sohbetlerimiz de oldu. Ne ki iştirakçi sayısının çokluğu ve sürenin darlığı, sırayla yaptığımız selâmlamayı bile sınırlı tutmamızı kaçınılmaz kılmaktaydı. Ancak zaten kuruluş aşamamızda arkadaşlarla yaptığımız birebir istişarelerde genel çerçeveyi hemen herkes zaten biliyordu, biliyor. Yayın yönetmenimiz Kerime Yıldız Hanımefendi’nin ana hatlarıyla yaptığı bilgilendirme şimdilik yeterliydi.

Manisa’da her şey güzeldi.

Burada güzel şeyler oluyor, olacak. Bu güzelliklere bizi davet eden, bizi güzelliklerle buluşturan, bizi güzelliklerle kaynaştıran tüm dostlara, tüm yazarlarımıza, okurlarımıza hürmetlerimi arz ediyorum.

______________

Not: TDED’den bahsettik. Ankara Şubemizde hemen her gün birbirinden yararlı programlarımız oluyor. Her ayın ilk pazartesi bendeniz sohbet ediyorum. İlgili kardeşlerimizin, 5 Aralık Pazartesi itibariyle akşam saat 18.30’da ‘Kafası Karışıkların Düzeni’ konulu sohbetimize iştirak etmeleri bizleri onurlandırır.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/609/bunlar-hep-guzel-seyler.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar