'EN POLİTİK' MANİSA TOPLANTISI

Merkezleri Ankara ve İstanbul olup da Türkiye’nin değişik illerinde toplantı düzenleyen başka internet portali var mı bilmiyorum ama geçen hafta sonu En Politik için Manisa’da bir tanıtım toplantısı düzenlendi; bir yandan da sitenin Manisa şubesi açıldı. Sanırım taşrada resmen şubesi açılan ilk internet sitesi de En Politik oldu.

İş yoğunluğumdan dolayı ben ikinci gün, yani Pazar günü dahil oldum organizasyona. Bir grup yazar arkadaş Cumartesi günü gelmişler şehzadeler şehrine ve şehrin kültürel profiline ünsiyet kesbetmişler. Öyle ya!... Bağrında bu kadar şehzade ve bu kadar hükümdar yetişen kaç şehir var başka? Böyle bir şehir merak edilmez ve şehre ünsiyet kesbedilmez de ne yapılır?

İddialı bir haber portali için iddialı bir şehirde bir araya gelmek başka bir iddia ve özgüvenin eseridir. Ankara ve İstanbul’da herkes bir araya gelebilir ama Manisa gibi bir şehzadeler şehrinde, Osmanlı mimarisinin şehrin dokusuna sindiği bir şehirde bir grup yerli aydının bir araya gelmesi, iyi düşünülmüş bir stratejinin sonucudur.

Yayın hayatına başladığı andan itibaren yazılarımı yayımladığım En Politik sitesi, şu anda en çok akademisyen yazarı bünyesinde barındıran tek sitedir. Öbür yandan “yerlici” aydın profili açısından da göz dolduran bir sitedir.

Ne olması gerekir?

Türk aydınının genel bir meşruiyet sorunu vardır. Özellikle muhafazakâr çizginin bütün tonlarında yer alan aydınlar, genellikle partizan cumhuriyetçiler tarafından dışlandıkları için, bunlar kendi hinterlandlarını oluşturup burada bir meşruiyet arayışı içine girmişlerdir. Daha düne kadar bütün resmi kurumları ele geçirmiş bulunan partizan cumhuriyetçiler, belirledikleri meşruiyet alanına, kendileri gibi olmayanları asla sokmuyorlardı. Bu yüzden de kenarda kalan aydınlar, bunların sofrasına uzaktan bakıyorlardı. 14 senelik Ak Parti iktidarı bu demir parmaklıklarla kaplı sözde meşruiyet alanının dağıtabildi mi?

Hayır!... Sözde meşruiyet alanında bulunan mutlu azınlık (Nişantaşı gevezeleri), ne yazık ki, “Aldığınız oy bir şey ifade etmez; Türkiye’de ne yapılacağına biz karar veririz.” havasındalar. Bu gücü onlara, günlük hayatın her alanında sağladıkları üstünlük veriyor. Her alanda söz söylüyorlar ve dolayısıyla her alandan sempatizanları ve mensupları var.

Muhafazakârlar, sinemada yoksa, tiyatroda yoksa, müzikte yoksa, edebiyatta yok denecek kadarsa, resimde, plastik sanatlarda, mimaride, estetikte esamileri hiç okunmuyorsa ve hayatı sadece fikir ve iman ile sınırlayıp bunların gündelik hayata yansımasında, yukarıda saydığım aracı kurumları hiç kullanmıyorlarsa, partizan cumhuriyetçilerin etkisi uzun süre devam eder.

Son zamanlarda iktidar taraftarı bazı gazetecilerin “çekirdek kadroya dönüş” adı altında “millî görüş” çekirdekli bir meşruiyet alanı oluşturma sevdası da, eleştirdiklerine benzemekten ibarettir. Bir ülkede birkaç tane aydın meşruiyet alanı olmaz.  Farklı düşünen aydınlar olabilir ama bu seninle aynı düşünmeyenleri meşruiyet alanı dışına atmayı gerektirmez.

Bir ülkede iktidarlar aydınlar için “taraftar meşruiyet alanı” oluşturmaz; bütün aydınlar için bir meşruiyet alanı oluşturur ve şayet sınırlamacı bir zihniyetin eseri olan sözde meşruiyet alanı varsa, bunu ülke ve demokrasi lehine dağıtır.

En Politik’in bence amacı, yerli düşünce merkezli ama sınırlayıcılıktan uzak bir meşruiyet alanı oluşturmak olmalı. Bütün ülke aydınlarının rahatça söz söyleyebileceği bir platform ve meşru alan. Ülkenin özlemi bu.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/618/en-politik-manisa-toplantisi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar