VATANA AİDİYET BİLİNCİ

Bir kez daha görüldü ki, Türkiye, gelişmeye ve kalkınmaya devam ettikçe ve dolayısıyla egemen sistemden “bağımsızlığını ilan ettikçe”, dünyanın bütün şer güçleri her yolu deneyerek, bu çok yönlü ilerlemeyi durdurabilmek için çirkinleştikçe çirkinleşecek.

“Çevre” sosuyla hazırlanmış Gezi olayları, hemen ardından sahneye çıkarılan 17-25 Aralık ekonomik darbe girişimi, elbette MİT tırları ve nihayet 15 Temmuz gecesi devreye alınan darbe girişimi…

Bütün bunlar, dünyayı istediği gibi dizayn eden küresel sistemin, “bizim emirlerimizden dışarı çıkar, izin verdiğimizden daha fazla büyür, savunma alanı başta olmak üzere sanayileşmeye hız verirsen; kısacası bizden borç almayı keser, bir de borç verecek duruma gelirsen bunun en acı faturasına da katlanırsın” mesajıdır.

Okuyabilmek için, öyle çok özellikli, çok donanımlı olmak da gerekmiyor. Tam anlamıyla yerli ve milli olmak, biraz da çift yönlü zekâya (ruh ve beyin) sahip olmak yetiyor.

…..

Hainler darbe girişiminde başarısız olduğunda, hemen hiç kimse ikinci bir darbe girişimi beklemiyor; aksine öyle tek ve büyük bir girişim yerine, daha büyük bir kalleşlikle, suikastlar ve en son İstanbul’da yaşanan türden intihar eylemlerinden söz ediyordu, “Allah korusun” duaları arasında.

Tam da alçaklara, hainlere, işbirlikçilere, münafıklara ve soysuz satılmışlara yakışır eylemler.

Elbette bu hain örgütlerin, iç ve dış sahiplerince sağlanan kaynaklar dışında en büyük sermayeleri, yani güçleri ise, bir şekilde aramıza ekmeyi başardıkları nifak tohumları, ayrılık tohumları…

Kendimize bakarak ve üzülerek söyleyecek olursak, yumuşak karnımız... Her an ağrımaya, ağrıtılmaya müsait yanımız.

…..

Darbe girişimi sonrasında, Yenikapı’dan tüm ülkeye dalga dalga yayılan birlik ve beraberlik ruhu önemli oranda etkisini yitirmiş durumda ne yazık ki… En azından belli kesimlerde, toplumun belli katmanlarında…

15 Temmuz darbe girişiminin hemen ertesi gününde başlayan ve halen sürmekte olan bir ölü sessizliği var belli çevrelerde. Özelde pek çok farklılığa sahip olsalar da, FETÖ’cü hainlerin yaptığı iğrenç darbe girişimi konusunda, sanki gerçekten üzerlerine toprak atılmış ölüler gibi ses vermeyenler… Vatanı ve savunucularını yüceltip, hain FETÖ’cüleri yer ile yeksan edecek mesajlar göndermeyen, gönderemeyenler. Hatta bu yönde mesaj vermek bir yana, darbe girişimi için “tiyatro” vs. ifadeler kullanarak sulandırma çalışması yapmaktan da geri durmayanlar.

Nitekim, Yenikapı Ruhu’nun sıcaklığında geleceğe dair ümitleri yeşertmek noktasında yüreğimiz kıpır kıpırdı, ancak yanıldığımızı anlamamız çok sürmedi. Öyle bir fabrika ayarlarına dönüş, öylesine bir çark ediş…

İyi niyetimizi muhafaza etmeye çalıştıkça, üzülerek görüyoruz ki, bir günleri bir günlerini tutmuyor bazı kesimlerin.

Tam “tamam, artık Türkiye ile yani öz vatanları ile yol yürüyecekler” derken, bir bakıyorsunuz ki, çoktan yabancı limanlara yol almaya başlamışlar bile. Hal böyle olunca da, doğrusu derin mi derin bir güven bunalımı oluşuyor toplumun bu kesimlerine yönelik olarak.

Uzun süre Fenerbahçe’de oynamış efsane Futbolcu Alex De Souza, Beşiktaş’ta top koşturmuş Demba Ba ve nihayet Beşiktaş’ın, her kesimin kalbinde taht kurmuş teknik direktörü Slaven Bilić kadar dahi kendisini bu ülkeye ait hissedemeyen, onların attığı lanetleme tweetlerini bile atamayan, konuşmalar yapıp üzüntü yüklü cümleler kuramayan, teröriste terörist diyemeyen bir gürûh…

Bir şekilde yolu Türkiye’ye düşmüş, bir süre burada görev yapmış ve insanımızı tanımış yabancılar kadar olsun, bu ülkenin acısını paylaşamamak…

Aziz Türkiye’ye aidiyetten bu denli uzak düşmek…

Şu okkalı soruyu sorarak bitirelim yazımızı; yabancı kollara koşma ve yabancıların görüşleriyle aynı kulvara düşme konusunda can, mal ve cânan korkusu mu etkili, yoksa bu bir ‘yoldan gönüllü çıkma’ olayı mı?

Kimseden cevap beklemiyorum.

Herkesin cevabı kendi vicdanına…

http://enpolitik.com/kose-yazisi/640/vatana-aidiyet-bilinci.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Ali YILDIZ
16.12.2016 12:17
Kendi içimizde var olan vatanına Aidiyet bilinci ile bağlı değiller. Sorunda buradan başlıyor zaten herkes her konuşmasında veya demecinde her acı olayımızda yazılar yazıyorlar konuşma yapıyorlar. Ben böyle yazan büyüklerime tek bir şey soruyorum? ne yaptınız? Sizler bu toplumun vatanına sahiplenmesi için ne yaptınız. (bunları başkalarına söylüyorum tabi) Hocam size katılıyorum ve bir şey söylemek istiyorum . Vatana aidiyet bilinci ile bağlanmak, şehadete iman etmek gibidir.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar