FESADIN ASIL ODAĞI SİYONİZMDİR

Coğrafyamızda yaşatılmak istenen cehennemin ateşi devletleri de emri altına almış Haçlı Siyonist odak tarafından tutuşturulduğu aşikârdır. Şeytanî, zalim bir akıl tarafından kurgulanıp adım adım uygulanan plan, bütün İslâm coğrafyasını paramparça, perme perişan etmeyi amaçlamaktadır. Plan en az yüz yıllık bir geçmişe dayanmaktadır. Güncellenerek Müslümanlara son öldürücü darbe vurulmak istenmektedir. Gelişmeler bu çap ve boyutta değerlendirilmeden gerçek niyetlerin, amaçların fark edilme imkânı olmaz. Savaşlar, işgaller, kışkırtmalar, sürgünler, göçler, tahliyeler, yıkımlar, kıyımlar, katliamlar, ölümler, gözyaşları, çığlıklar hiçbir zaman lokal, mevzi olaylar değildir. 15 Temmuz darbe ve işgal girişiminden, Halep’in bir tek sağlam ev kalmamacasına yıkımına kadar bütün olaylar, asıl büyük amacın gerçekleştirilmesi için planlanmış aşamalardır.

Çok zorlu bir sınavla karşı karşıyayız. Doğrudan doğruya İslâm varlığı yok edilmek istenmektedir. Bu süreci sağ salim atlatmak, bu süreçten zaferle çıkmak son derece akıllı ve elbette son derece cesur olmamızı gerekli kılıyor. O nedenle feraset ve basiretle bir strateji izlememiz gerektiğini söyledik, söylüyoruz. Buna çok ihtiyacımız var. Çünkü tüm ölçü ve ayarların bozulduğu, öfkenin kontrol edilemez olduğu infial ortamlarında her ölçekte verilecek şuursuz tepkiler, işimizi daha da zorlaştırır. Doğal olarak düşmanın işini kolaylaştırır.

Yapılmak istenen nedir? Yapılmak istenen birçok şey vardır. Başta bölge bin parçaya bölünmek, sonra bölünmüş parçalar sonu gelmez boğazlaşmaya itilmek istenmektedir. Terör örgütlerinin devlet veya kanton hülyalarıyla emperyalistler tarafından beslenip kışkırtılmasının amacı budur. İran’ın Şiilik taassubuyla ABD, Rusya ve İsrail ile iş tutarak Müslüman kanı akıtmasının sebebi de budur. Asıl amaç, İsrail’in güvenliğini sağlamak, önünü açmak, Siyonist egemenliğin işini kolaylaştırmaktır. Ne tuhaf değil mi; İran sözüm ona İsrail ve Siyonizmle savaşıyordu, savaşıyor gözüküyordu. Şimdi İsrail’in silahlı militanlarına dönüşmüş olanlar, kendilerine açılan alanda var olacaklarını sanıyorlar. Var olma alan ve imkânlarını düşmanın emir ve iradesine bırakmış yapıların ömrü, kendilerine verilen görevin bitmesiyle sonlanır, ortadan kalkar. Hiç olmazsa böyle düşünmeli değil midir?

Bu toz duman içinde sessiz kalan odaklara dikkat edilsin demiştim. İşte İsrail; olanlardan ne kadar da memnun gözükmektedir. İsrail hemen yanı başındaki iki ülkenin yerle bir edilmesinden çok memnundur. Bunu ifade de etmişlerdir. Bütün kurgular, tutuşturulan cehennem, İsrail’in rahat etmesi, önünün açılması içindir. Haçlı Siyonist odak bütün süper güçleri bu yönde seferber etmiştir. Değilse izlenen politikanın akılla, izanla, vicdanla, ekonomik çıkar veya enerji hesaplarıyla izahı, ancak bir yere kadar doğru olabilir. Geride bin yıllık öfkeler, kinler, düşmanlıklar vardır. Bu karmaşa içinde İsrail, Golan tepelerini ilhak etmiştir. Bana sorarsanız asıl çıbanbaşı budur, buradadır. Asıl fesat odağı, asıl düşman Siyonizm’dir. O nedenle başta İran bu fesat odağının amacını gerçekleştirmesini kolaylaştırıcı tutumdan vazgeçmelidir. Diğer yandan bu gerçeğin ayrımına yüksek bir bilinçle varmış olarak dikkatleri buraya çekmelidir. Haklı olarak İran ve Şiiliğe yönelen öfke, asıl İsrail’e, İngilizlere ve ABD’ye yönelmelidir. İstanbul’da, Kayseri’de 50’nin üzerinde insanımızın şehadetine sebep olan patlamanın arkasındaki güçler de, 15 Temmuz’u planlayanlar da, bölgeye topyekûn saldırı başlatanlar da asıl bu odaklardır.

Bizi öldürerek hizaya sokmak isteyenler, ölümün kendilerinden uzak olduğunu, kendilerinin ölümsüz olduğunu sanmasınlar. Ölümler bizi durduramadı, durduramaz. Adam gibi ölünür ancak alçakça yaşanamaz. Bütün yaşanan acı ve sıkıntılara rağmen, yaratılmak istenen asıl tehlikenin sonu gelmez mezhep savaşı ihtimali olduğu görülmelidir. Hedefi şaşırmamak ve bu oyuna gelmemek gerekir. Evvelâ bu tehlikeyi Sunnisi, Şiisi ile Müslümanlar görmelidir. Müslümanlar arasında böyle bir savaş kışkırtılmak istenmektedir. Bu savaşın kazananının ne Şiiler, ne Sunniler olmayacağını ancak Haçlı Siyonistlerin kazançlı çıkacağını hepimiz bilmeliyiz. Evvela her kesimin aydın ve siyasetçileri bilmelidir.

Başta istihbarat birimleri olmak üzere devletin ilgili organları mutlaka bu konuyu hassasiyetle izliyor, gerekeni yapıyorlardır. Ancak bu arada mutlaka, ama mutlaka maşa olarak kullanılan terör örgütlerinin Türkiye içindeki saldırıları, Şengal’de, Afrin ve Menbiç’te çok şiddetli cezalandırılmalıdır. Düşman bizim keskin, katı yanımızı mutlaka görmelidir. Akıllı, sakin politika izlememiz güzel ama, kararlı gücümüz de düşmanı korkutmalı, mazlumları sevindirmelidir. Anlaşılmadı ise tekrar ediyorum. PKK, PYD, DAEŞ gibi fesat odakları Haçlı Siyonist odaklara hizmet etmenin karşılığını yuvalarında şiddetli, çok şiddetli şekilde görmelidir. Ne zaman? Hemen, şimdi. Başka nasıl söylenir?

http://enpolitik.com/kose-yazisi/657/fesadin-asil-odagi-siyonizmdir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar